Küresel Güç Olacağız

Bu haber 20 Mayıs 2015 - 1:44 'de eklendi ve 936 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Muğla mitinginde rakiplerini eleştirmenin ötesinde hükümet oldukları süreçte yaptıkları ve bundan sonrasında neler yapacaklarını açıklarken iddialıydı.

Elbette her siyasi lider gibi onun da bir adım öne geçmek için bu tür bir politika izlemesi yadırganamaz.

Kaldı ki siyasetin doğası bunu gerektirir.

Ancak başbakan Davutoğlu aynı birliktelikte, sadece Muğla’ya yapılan yatırımlardan dem vurmadı.

Hükümet oldukları süreçte ülkemize kazandırdıklarının altını çizerken bir önemli ayrıntıdan dem vurdu ki, mutlu olmakla birlikte tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum.

Özellikle “2023 yılında küresel güç olacağız” yaklaşımı üzerine.

Elbette ülkemizin aynı süreçte böyle bir konuma erişmesi gururumuz olur.

Ne var ki kolay olmayacaktır.

Her şeyden önce iç bünyede topyekûn barışın sağlanması gerekir.

Dolayısıyla ne zaman bu tür bir ortam sağlanır.

Değil 2023 ondan sonraki yıllarda da mutlu bir ülkenin bireyleri olarak geleceğe emin adımlarla yol alırız.

Yeter ki her kim olursa olsun, önce ülkemizin konumu ve halkın çıkarları yaklaşımı içerisinde olsun.

***

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “bölgesinde küresel güç olacağız” derken nasıl bir politika izleyeceklerini vurgularken önemli bazı ayrıntıların altını çiziyor.

Biz hükümet olduğumuz süre içerisinde TC pasaportunu değerli kıldık.

2023 de küresel güç olacağız.

Özgürlükler ve demokrasiyi koruyacağız.

Ekonomiyi güçlendirecek, milli iradeyi ayağa kaldıracağız.

İlişkin olarak her alanda izlenen politikanın sonucu olarak bir takım rakamlar veriyor.

Değişik çalışma alanları adına verilen destek, ülke genelinde gerçekleştirilen bölünmüş yollar, ihracat bağlamında sağlanan girdiler ve daha birçok ayrıntı.

Elbette belirtilen hususlar önemli.

Ne var ki bunlar, yönetim kademesinin yerine getirmekle yükümlü olduğu olmazsa olmaz koşullar. Ekstrem işler değil.

Bu arada, Muğla ve Türkiye adına gerçekleştirilen yatırımları küçümsediğim sanılmasın.

Vurgulamak istediğim, ülke yönetiminde görev üstlenen her hükümetin sorunların giderilmesinde yükümlü olduğudur.

***

Başbakan Ahmet Davutoğlu bu kez Muğla’ya yapılan yatırımlardan dem vuruyor.

Organize sanayi için adımlar atıldı.

Doğal gaz getirildi.

Sıtkı Koçman Üniversitesine gerekli desteği verdik.

Sağlık alanında devrim yaptık.

Kısa süre sonra devlet hastanesini açacağız.

Muğla’ya kongre salonu borcum vardı. Şimdi 3500 kişilik salon yakın süreçte hizmete girecek.

Ören ve Datça’ya yat limanı,

Gölet ve sulama barajları,

Göcek 2.tüneli. ( Bu tünel Muğla’lılara ücretsiz olacak)

Milas-Yatağan yolu yapılıyor.

Dalaman-Acıpayam, Seydikemer-Burdur bölünmüş yol çalışmaları devam ediyor.

Aslındaiz bunlar ne zamandır devam eden yatırımlar. Yeni programa alınanlar değil.

Yine de vatandaşa hizmet bağlamında devletin asli görevi olarak düşünülse de küçümsenecek yatırımlar olmadığı ortada.

Başbakan Muğla’ya yapılan ve yapılacak yatırımların altını çizerken il genelini baz alıyor.

Milas ilçesinde Veterinerlik Fakültesi düşünüyoruz.

TOKİ çalışmaları devam ediyor.

Ardından bir önemli ayrıntının altını çiziyor.

Hazineyi tam takır almıştık, doldurduk.

Aslında Davutoğlu’nın, yapılanlar ve yapılacaklar noktasında vurgu yaparken, Muğla’nın devlete katkısı gerçeğini vurgulaması istenirdi.

***

Başbakan, geçmişten günümüze Muğla’ya yapılan yatırımlardan dem vurduktan sonra konuşmasını sonlandırırken, yine CHP’ye göndermede bulunuyor.

Kılıçdaroğlu hükümet olmak adına 4 yıl istiyor.

Belli ki yine hazineyi tam takır yapacaklar.

Oysa biz Türk lirasını değerli kıldık. Pasaportumuz anlam kazandı.

Dünyanın her kesimindeki mazlumlara el uzattık.

Anlaşılan oydu ki Davutoğlu, birçok kent gibi Muğla’nın da partisine destek vereceğinde şüphesi yok.

Küresel güç olacağız derken kastetmek istediği dayanak buydu.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.