KURBAN BAYRAMIMIZ MUTLU OLSUN

Bu haber 26 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 693 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Kurban bayramı Müslümanlara İbrahim ve oğlu İsmail peygamber ile cenabı Allah arasında geçen bir iman imtihanı neticesinde emrolunmuştur.
Geçen yazımda kısaca bahsi geçen İbrahim peygamber; Ateşe atılma ve ateşin yakmayışı sonucunda  İbrahim peygamber Allahın emri ile göç etmeye  karar vermiştir. Kendisine en çok inanan amcasının kızı olan Sara ve kardeşi Lut ile başka mekan bulmak üzere Mısır’a doğru gittiler. Yolda Allahın emri ile Sara ile evlendiler. Mısır’a yaklaştıkça öğrendiler ki Sara ile saraya girmek tehlikedir. Sara’yı sanduka içine saklaması da çare olmadı. Sarayın bekçileri Sara’yı hükümdarın huzuruna çıkardılar. Hükümdar, Sara’yı dokunmak isteyince eli kurudu. Netice de hükümdar, Sara’yı uğurlarken birde genç kız hediye etti Hacer. Hazreti İbrahim, eşi Sara ile yardımcısı olan Hacer ile üç kişile Filistin civarında Kadisiye denilen yerde çiftçilik ve çobanlık yaparak zengin oldu ama çocuğu olmuyordu. Sara kendisinin çocuğu olmayınca, Hacer’i kocasına verdi. Hacerden bir oğlu oldu adını İsmail arardan çok geçmeden Sara huzursuz oldu. İbrahim çocuğu çok seviyordu. İbrahim daha oğlu ortada yokken Cenabı Allaha vaadi var. O’nu baliğ olunca  Allah için kurban edecek.
İbrahim peygaber’e rüyasında deniliyor ki, Sara ne istiyorsa hiç itiraz etmeden yap. Bu durumda Sara’nın isteği üzerine, Hacer’i ve oğlunu  alarak yola çıkıyorlar. Kendilerine yönlendiren ve gidilecek yeri yakınlaştıracak gudret elbette var. Okumakta olduğum Peygamberler tarihinde, Burak isminde binek ve onun önünde giden Cebrail AS.var deniliyor.
Bu günkü Kabe’nin olduğu yere bırakılıyorlar. Kendisine tenbih ediliyor. Sara ne demişse aynen uy. İbrahim Peygamber Hacer’e diyor ki, buraya gelmenizi Allah istedi ben gidiyorum, Sizi ona emenet ediyorum dedi. İman yükü olan Hacer diyorki; Madem ki  Allahım istedi bize mukayet olur. Bu şekilde ayrıldıktan sonra, ana oğul susuz ve taşlık yerde iman gücü ile hiç sızlanmadan bir köşeye sığınıyorlar. Ancak, su ve erzakları bitmiştir. Özellikle su aramak maksadiyle Hacer, Sefa tepesine çıkıyor etrafa bakınarak ve koşarak Merve tepesine gidiyor ve oradan tekrar Sefa tepesine derken dört defa gidip gelirken bir yandanda İsmaile gözlüyor. Bir ses duyuyor Hacer su sesidir bu, İşte zem zem suyu şırıldayarak akıyor. Tamda İsmail’in ayakları ile tepindiği yerde. Hacer Allah’ına şükürler ediyor, bir yandan su içiyorlar, aynı zamanda açlıkları da kalmıyor. Her hafta muhakkak gelen baba İbrahim gelip görüyor ve şöyle dua ediyor.’Yarabbi hikmetin sual olamaz. Bu yerden su çıkmışsa bunda yaradanımın emri vardır’ Nihayet İsmail 15 yaşlarına geldiğinde rüyalar görmeye başlıyor baba İbrahim. Vaadini tut, oğlunu kurban et. Özetle oğlunu kurban etmek için bıçak bir türlü kesmiyor. Bıçağı taşa çarpınca taş yarılıyor. Bir yandan da üçayağı bağlı bir koç meleyerek  karşı tepeden gelmektedir. Kendisine nida geliyor ve “İmtihanı kazandın. Ya İbrahim. Bundan böyle kurbanlar şu şu şu hayvanlardan olacak” deniliyor. Cenabı Allahtan nida geliyor, Allahu Ekber Allahu Ekber-Leilaha ilah!!
Kabe binasının yapılması görevi baba oğul ikisine veriliyor. Hace-tül  Esvet taşı tarif ediliyor. İnsanlar gelsinler burada Hac yapsınlar. Ya  İbrahim çağır bütün İnsanlar denildiğinde, İbrahim diyorki; ‘Yarabbi beni nasıl duyarlar? sesim onlara ulaşır mı?’ Cenabı Allah gelen nida (Lebbeyk innel hamde vel niğmete.
Peygamberimiz İslamiyeti ilan ettiği sıralarda kıble henüz bilinmiyordu. Medine de cemaetle namazın yönünü mescidi Aksa tarafına dönüleceği sırada bir Nida geliyor. Kıbleniz Mescid-i Haram’dır. Mescid-i Haram ise Mekke’de Hazreti İbrahim ve oğlu İsmail’in yaptığı Kabe’dir.
Allah nice bayramlara hepimizi göstersin diyerek Mubarek Kurban Bayramınızı kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.