KURAKLIK DEVAM ETSEYDİ!..

Bu haber 06 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 598 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Muğla Valiliği ve Tarım İl Müdürlüğünün organizesinde gerçekleştirilen bir toplantı, dünya geneli bir yana Türkiye Tarımının hangi düzeyde olduğu bağlamında, somut bazı gerçekleri gözler önüne seriverdi.
“Türkiye Tarım Havzaları, Üretim ve Destekleme Modeli” konulu toplantıda konuşmacıların dile getirdiği ayrıntılar, bariz kanıtı.
En önemlisi, 2007-2008 yıllarında küresel ısınmanın etkisiyle ortaya çıkan kuraklık devam etseydi, halimiz nice olurdu?
Halimiz derken sanılmasın ki sadece kendi ülkemiz insanından dem vuruyorum.
Bu tür bir afetin etkisi, nüfusu 6 milyarı geçen tüm dünyayı etkilerdi.
Özellikle gelişmişlik düzeyi istenen ölçüde olmayan ve de tarım alanları elverişsiz ülkeler, daha bir açlık sınırıyla yüz yüze gelirdi.
Bunun anlamı, dünyada açlık çeken onca insanın daha bir sıkıntıya düşeceğidir.
***
Bir başka önemli nokta Muğla, turizmin sağladığı ivme yanında, önemli tarım alanlarına sahip bir kent olduğu için, modern tarımın öngördüğü şartların yerine getirilmesi halinde, önemli ölçüde ihracat yapılabilir.
Evet, bu tür önemli bir hususun altını çiziyor ilgili ve yetkililer.
Şayet, bugün yapılmakta olan tarım yerine, ürün kalitesi ve rekolteyi artıracak sistem devreye sokulursa, ülke ekonomisinin bu denli zorluklar içerdiği süreçte, küçümsenmeyen girdi elde edilebilir.
Bunun için hem Kıyı Ege’de, hem de yayla niteliği taşıyan havzalar yeterince var olduğuna göre, ne yapılması gerektiği bilinmeyen değildir.
Yeter ki mevcut alanlarda istenen düzeyde tarım yapılsın.
İş başındaki AKP Hükümetinin tarım politikası, belirgin hale getirilsin.
Yok eğer, başta Avrupa Birliği ve IMF olmak üzere çok ortaklı kuruluşların dayatmaları neticesinde tarım 2.plana itilirse, Türk halkının varlık içerisinde yokluk çekeceği kaçınılmazdır.
Kaldı ki bugünkü şartlarda dahi halkın önemli bir kesimi sıkıntı içerisindedir.
Sözün kısası, ilgili ve yetkililerin belirttiği şekilde söz konusu alanlarda modern tarımın öngördüğü şartlar yerine getirilirse, ülke ihtiyacının karşılanması bir yana küçümsenmeyecek miktarda ihracat yapılabilir.
***
Şimdi sadede gelelim.
Türkiye, şahsen defalarca altını çizdiğim gibi tarım bağlamında dünyanın en elverişli ülkelerinden biri.
Yapılan araştırmalar, sayıları 200’e yaklaşan dünya ülkeleri içerisinde kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olduğunu gösterdiğine göre bize düşen görev, mevcut potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmektir.
Son yıllarda hükümetin tarım kesimine verdiği destek önemli rakamlar içerdiğine göre.
Öyleyse, Türkiye Tarım Havzaları, Üretim ve Destekleme Modeli konulu konferansta dile getirilen hususlar, bir bir hayata geçirilmeli.
Bu bağlamda Muğla, önemli tarım havzalarına sahip olduğu için, modern tarımın gerektirdiği tüm şartlar eksiksiz uygulanmalı.
O takdirde bakıp göreceğiz ki, ekonomik bazda çekilmekte olan sıkıntılardan bir nebze olsun arınmışız.
Aksi takdirde, bırakın avantaj sağlamayı daha bir sıkıntıya düşeceğimiz kesindir.
Bunun en bariz göstergesini 3 sene öncesinde gözlemledik.
Küresel ısınmanın neden olduğu süreçte kuraklık baş gösterince, tarım ürünleri fiyatı birden bire fırladı.
Bir ton buğdayın fiyatı 100 dolar iken, kuraklığın neden olduğu sıkıntılar nedeniyle ton fiyatı 450 dolara çıktı.
Neyse ki kuraklık fazla sürmedi.
Son 2 yılda metre kareye düşen yağışlar istenen miktarda oldu.
Aksi olsaydı, yani kuraklık bugünlere dek sürüp gitseydi dünya, başta buğday olmak üzere çeşitli tarım ürünlerini bulamayacak.
Dolayısıyla zaten önemli bir kesimin açlık sınırında olduğu süreçte insanlık, çok daha büyük tehlikelerle yüz yüze gelecekti.
***
Şimdi, söz konusu konferansta dile getirilen hususlar her şeyi gözler önüne seriyor.
Dolayısıyla bize düşen görev, tarıma elverişli alanlarımızın en iyi şekilde değerlendirmekdir.
Daha bir önemlisi, yeni bir kuraklık tehlikesinin baş gösterebileceğinden hareketle, özellikle sulama adına gerekli tedbirleri almaktır.
Ancak bunları yapabildiğimiz ölçüde bir tehlike söz konusu olmaz.
Değilse gelecekteki bir kuraklık, insanlığı kasıp kavurur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.