KÜME DÜŞEN TAKIMIN OYUNCULARINA KİMSE BAKMAZ

Bu haber 24 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 599 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra gönül verenleri karamsarlığa sürükleyen önemli olayın Muğlaspor’la ilgili olduğunu yadsımak mümkün değil.
Baksanıza, ligin en alt sırasında bulunmasına karşın, deplasmanda puan kaybettiği yetmezmiş gibi kendi evinde de bonkör.
Şayet, bir toparlanma olmaz, geri kalan 8 maçın tamamına yakınından galip gelmez ise bir kez daha 2 sene önceki akıbete uğrayacağı kaçınılmazdır.
Zira, şu aşamada takım tam bir çıkmaz sokağa girdi.
Bundan sonraki müsabakalardan değil beraberlik, 3 puan çıkaramazsa, yeniden amatör kümeye doğru yol alacaktır.
Bunun ne demek olduğunu en iyi bilen kentlerden olduğumuza göre tek arzumuz, takımın hep galip gelmesi.
Değilse yok.
***
Aslında sezon başında herkeste bir ümit vardı.
Amatör kümeye düşmenin ne demek olduğu bilindiği için bu defa maçların başlamasıyla birlikte iş sıkı tutulurdu.
Şahsen bu şekilde düşünüyordum.
Her ne kadar yeni statü gereği 30 yaş ve üstü futbolcuların 3.ligde mücadele etmelerine kısıtlama getirilse de, mevcut kadroya yeni takviyelerle işi kotarırdık.
Dahası ne yapıp edip, bir kez daha korkulu rüya görmezdik.
Bizim kadar futbolcularda aynı üzüntüyü yaşadığına göre bu defa rahat bir sezon geçirirdik.
Dedim ya çoğu kesim bu düşüncede idi.
Ama olmadı.
Mevcut kadroya yapılan takviyelerin yeterli olmadığı maçların başlamasıyla kendini gösterdi.
Muğlaspor bırakın deplasmanları, kendi evinde dahi puan almakta zorlanıyordu.
Buna karşın ümitler kesilmedi.
Devre arasında yeni takviyeler yapar, takım düzlüğe çıkardı.
Zaten bu düşünceden dolayı Hamza Akercan başkanlığındaki yeni yönetim, gerçekten küçümsenmeyecek derece transferler yaptı.
Yönetim içerisinde oluşturulan transfer komitesi, bizatihi yerinde izleyerek, ona göre futbolcu alımları gerçekleştirildi.
Bu denli zor ekonomik koşullar içerisinde 10 yeni futbolcu takviye ederek, Muğlaspor’un sıkıntıya girmemesi çabasında oldular.
İlaveten yeni teknik direktör değişikliğine gidildi.
Devre arası epey uzun olduğu için yeni futbolcularla eskiler kaynaşır, ligin 2.yarısına fırtına gibi gireriz beklentisi vardı.
Ama olmadı.
Bütün bu çabalara karşın gözlüyoruz ki pek fazla değişen bir şey yok.
Mevcut kadro yetersiz olmasa da futbolcular adaptasyon dönemini atlatamadılar.
Bu durumun altını bir kez daha çiziyorum.
Aynı kadro sene başında oluşturulmuş olsaydı, yeşil-beyazlı takımın yeri asla bugünkü seviyede olmazdı.
Mümkün olmadığı için yeşil-beyazlı takım ne yazık ki takım bugünkü tablo ile karşı karşıya.
***
Şimdi denecek, ki deniyor, ne yapılmalı?
Ne yapmalı ki, Muğlaspor yeniden amatör kümeye doğru yol almasın?
Her halde bunu anlamak için futbol uleması olmaya gerek yok.
Geride daha 8 maç var.
Takım sıkı bir çalışma içerisine girmeli, futbolcular öylesine bir inancın sahibi olmalılar ki, biz bu işi kotarırız.
Ne yapıp edip Muğlasporu küme düşürmeyeceğiz.
Tek çıkar yol bu demeliler.
Böyle bir inançla sahaya çıkarlarsa, her maçtan 3 puan çıkaracaklarından şüphem yok.
Yok eğer, ligin dibine demir attık.
Bundan sonra kurtuluşumuz zor olur! düşüncesiyle boş verirlerse, ne yazık ki takım 2 sene öncesinin akıbetiyle yüz yüze gelir.
Böyle bir durum tüm kenti karamsarlığa düşüreceği gibi futbolcuların geleceklerini de sekteye vurur.
Küme düşen bir takımın futbolcusuna kimse dönüp bakmaz.
“Görünen köy kılavuz istemez” misali tablo ortada
Ne olması gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.
Karar futbolcuların.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.