Kültürümüz ve Siyaset

Bu haber 30 Kasım 2017 - 1:39 'de eklendi ve 1.135 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

 

Yazılarımı ülkemizde yaşanan hatta tarih olan olayları hatırlatarak başlıyorum. 1999 seçiminde sandıktan CHP 130 – MHP 125 ANAP 100 milletvekili çıkardı. 28 Şubat 1997’de askerler tamamen emir veren olmuştu. Yukarıdaki tablo onların işine geliyordu. Ecevit iktidar olacak ortakları sözde sağcı bildiğimiz ANAP ve lideri Mesut Yılmaz ile MHP ve lideri Devlet Bahçeli askerlerin tercihi ve emriydi.

Demokratik Sol Parti’nin iktidarına destek olan ANAP ile MHP bilerek, milli olan bakanlıkları bu partiye teslim etmişlerdi. Hükümet kurulurken, Kültür Bakanlığı’nın katiyetle sol bir partiye teslim edilmemesi için yazdık ve söyledik. Bir İtalyan Sol’u veya komünisti, bir Fransız Sol’u veya komünisti ile Türk Sol’u aynı şeyler değildir. Fransa’da veya İtalya’da Sol bile değil de, daha da uçta olanlar iktidar olmaktadırlar. Onlar millet ile dargın değildirler. Onlar Hristiyan çoğunluğun dahi oyunu alabiliyorlar. Oralarda, devleti yeniden kuran liderlerini göstermelik olarak sevmezler. Bizde ise tam tersidir. Devletimizin kurucusu olarak büyük Atatürk hakkındaki tutumlarını bu millet gayet iyi bilmektedir.

Evvela Atatürk’ü milletin gözü ile tanıyalım.

Türk Milletinin iki değişmez ideali vardır. ‘Dini ve Dili” K. Atatürk.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Kemal Atatürk

Şu üç yere siyaset girmeyecektir. 1- Cami, 2- Okul 3- Kışla

1924 anayasasını hazırlayan meclis, İstiklâl Marşı’nı meclis çoğunluğu ile marşın yazarı “Mehmet Akif Ersoy’u milli şair” ilan etmiştir. Para ve pullara konacak amblem-resim vs. içinde karar verenlerin birçoğu Cumhuriyet’ten evvel veya sonra mecliste olmuşlardır.

Olmazsa olmaz kadar değerli vecizeleri ile bize yol gösteren Atatürk, komünizmin de düşmanı idi. Her Müslüman gibi O’da, “Kominiz bir afettir,

Her görüldüğü yerde ezilmelidir.” K. Atatürk.

Demek ki; milli şair tektir o da Mehmet Akif’tir. Öyle ise Nazım Hikmet neyin nesidir. 1938 yılında ordudan atılmış komünist, bölücü ve kışkırtıcılık suçundan 28 yıl hapis cezası verilmiştir. O tarihlerde bile Nazım ve benzerlerine arpalık haline getirilen okullar vardı. Örneğin köy enstitülerinde okutulan dergileri cezaevinde iken ona imkân sağlayan bakanlık olabilmiştir. Bunların belgelerini ben Hamle’de yayınladım. Bu kafa yapısı Ata’nın ölümünden hemen sonra başlamış ve 2000’li yıllara kadar gelmiştir. Bugün Nazım hayranı olanlar bu ülkede bakan bile olabildi. 230 sağ oy varken, 130 kişilik Ecevit’i iktidar edenler utanmalıdır. Neden bu kadar katı ve acımasız oluyoruz? Sebebini tekrar yazıyorum. Ecevit iktidarının Kültür Bakanı 7 metre yükseklikte bir heykel yaptırıyor. Bunu solcu olan bir vilayetin pek özel yerine dikecekti. Yer tespit edilir ve ilgili ilin belediye başkanı bunu memnuniyetle kabul eder. Bu il İzmir’dir. Yeri ise Kültür Park’tır. Bu yapılanı, Milliyetçi Bahçeli 130 adamı ile acaba ne gibi tepki gösterdi? 100 mevcudu ile Mesut Yılmaz ne yaptı?

Çok merak konusudur. Acaba ana muhalefet lideri Çiller ne yaptı. Hatta ordu, hatta YÖK, hatta Sayın Cumhurbaşkanı’mız ne gibi tepki gösterdiler?

Aynı Kültür Bakanı, Muğla’da da asaletini gösteren haller yapmıştır. Sedir Adası doğal SİT mıntıkasıdır. Buralara bir çivi çakan izin alması gerekir. Anıtlar Kurulu Muğla’dadır. Ünlü bakan, Sedir Adası’na binalar yaptırır. Bunu Vali duyar, mani olur ve binaları yıktırır. Vali’nin kızağa alınmasını sağlayan Kültür Bakanı artık biliniyor da, o günün İçişleri Bakanı ANAP’lı olduğu halde Vali’yi niye koruyamaz?

Tekrar ediyorum, Muğla’da Kültür Müdürlüğü vardır, bakana tabidir. Anıtlar Kurulu vardır, Sedir Adası neden bu kurulu ilgilendirmez? İşte bu sebepten Valiler her olayda amir olmalıdır diyorum.

Kültür Bakanı’nın muhatabı validir. Valiler Anıtlar Kurulu’nun da amiri durumundadır. Yazının tarihi 2004’ dür.

Şimdi şimdi 2017’de hala anıtlar kuruluna vatandaş belediye kanalı ile gidebiliyor. Gelecek yazımda kurulun yetkilerinin hukuk devletine hiç uymadığını kuruldan ayrılan bir profesörün açıklamasını okuyacaksınız.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.