Kültürümüz ve Siyaset

Hüseyin Nizamoğlu

30 Kasım 2017 günlü yazımda vaat ettiğim gibi anıtlar kurulu üyesi olan Prof. Dr. Çınar Atay’ın belge niteliğindeki açıklamasını okuyacaksınız (Tarihi 5 Mart 1998’dir)

2004’de aynı kültür bakanı Muğla’da da asaletini gösteren haller yapmıştır. Sedir Adası SİT mıntıkasıdır. Aynı bakan anıtlar kurulu dışında hareket ederek binalar yaptırır. Muğla Valisi de yetkisine dayanarak binaları yıkar, vali hemen kızağa alınırken kültür bakanı terfi eder. Yıl 1993 Başbakan Demirel’dir. Ünlü adalet bakanı, mahkemelere yüzlerce hizmetliyi teröristlerden seçmiştir.

PROFESÖRÜN SİT İSYANI

Aldığı taraflı kararlar nedeniyle 4 yıldır sürdürdüğü İzmir 1 Nolu Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’ndan istifa eden ve Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki görevine geri dönen Prof. Dr. Çınar Atay, SİT kurullarının hissilik ve politize olmaktan dolayı sağlıklı karar alamaz hale geldiğini söyledi.

Konu ile ilgili CHA muhabirine ilginç değerlendirmelerde bulunan Prof. Atay, kurulda 1993 yılından bu yana birçok ekiple çalıştığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Özellikle son gruplarla yaptığımız toplantılarda meslek ahlakına uygun kararların alınmadığını gördüm, Alınan kararlar mesleğimizi ve meslekleri rencide eder hale gelmişti. Bilimsellikten uzak kararlar alındı. Kararlar, belli odaktan eksterm görüşleri doğrultusunda ve belirli bir düşünce sisteminin yansıması şeklinde olmaya başlamıştır. Onların taraflı ve hissi kararlarının faturası bana da çıkarılmaya başladığı ve düşüncelerimden ödün verdiğimi hissettiğim için istifa ettim. Hodri meydan. Görelim bundan sonra nasıl kararlar alacaklar.”

KURULUN SAYGINLIĞI KALMADI

Koruma kurulunda alınan taraflı hissi ve ideolojik kararlardan dolayı halkın tarihi eserlerle doğal değerlere sevgisinin azaldığını ve bu kurula güveninin kalmadığını ifade eden Prof. Dr. Çınar Atay acilen önlem alınmasını istedi. SİT kurullarının saygınlığının kaybolduğunu ifade eden Atay, bunların en kısa zamanda bağımsız bir kuruluşa bağlanarak politize olmaktan kurtarılması gerektiğini bildirdi. Atay, milli sarayların bağlandığı gibi bu kurallarında başbakanlığa veya TBMM’ye bağlanabileceğini söyledi.

ATAY’IN MUHALEFET ETTİĞİ KARARLAR

Prof. Dr. Çınar Atay’m muhalefet ettiği bazı kararlar şöyle:

“Liman, arkası dediğimiz Alsancak’taki bölgede ilan edilen tescilli binalara zaman ve teknik açısından itiraz ettim. Çünkü, Büyükşehir ve Konak belediyelerinin imar planlarından sonra buradaki 53 bina alelacele sit alanı ilan edildi. Adama sormazlar mı daha önce aklınız neredeydi diye. Çünkü, o binalar ve kurul, yıllardır var. İmar planı yapılınca mı akılları başlarına geliyor.

“Agora bölgesini arkeolojik sit alanı ilan ederek, oradaki mal sahiplerini perişan ettiler. Ne vatandaşın arsasını kamulaştırıp kazı yapıyorlar, ne de vatandaşlara imar için müsaade ediyorlar. Olayı tamamen kilitlediler.

“Yine Karşıyaka’da SİT tescilinden düşen binaları, akıl almaz kararlarla tekrar tescile alıyorlar. Örneğin, 5 yıl önceki toplantıda tescilden düşürülen bir binayı, 5 yıl sonra vatandaşın inşaat müracaatında tekrar tescile alacaktınız da niye çıkardınız. Madem çıkardınız niye alıyorsunuz? Anlaşılacak gibi değil.

KORUMA YASALARI ÇOK MUĞLAK

Müstefi Kurul üyesi Atay, Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunlarının çok muğlak olmasından dolayı acilen değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. İşte Çınar Atay’dan muğlaklığa iki örnek: “Mesela doğal SİT diye bir kavram var yasada. Bu iki kelime sadece 2 satırla tarif edilmiş. Yani bu tarife göre, bizim okulun bahçesini ya da herhangi bir buğday tarlasını rahatlıkla SİT alanı ilan edebilirsiniz.” Yine kanunda bütün camiler, hanlar, hamamlar, tren istasyonları tarihi SİT kapsamına alınıp tescillenmiş. Yani herhangi bir mahalledeki uyduruk mimarideki bir cami ile benim mesela bir hafta sonra yaptıracağım bir hamam bile tescilli olacak. Bunu mantıkla izah etmek mümkün değil’’

Bugün AYM’ye vatandaş ferdi olarak gidebildiği halde Anıtlar kurulunun önünde belediye vardır. Bir örnek; 1997’de eski CHP milletvekili olan bir beyin evini satın aldım. 3 yıl sonra inşaat yapmak için belediyeye gittiğimde bizim bina SİT yapılmış. 3 yıl uğraştım, nihayetinde sorumlu kurulun İzmir değil, Muğla’daki kurul olduğunu öğrendim veya benimle alay ederek doğrusunu söylediler. Sonra neler oldu ki;

1- 3 kat olan yapılacak bina 2 kata indi.

2- Yeni binanın su basamağı ve bahçesi yol seviyesinden 60 cm daha alçak durumunda olduğu için bahçeden yağmur suları dinamo ile alınıyor.

 

 

Okunma Sayısı:486

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.