Kültür değerleri ile Mehmet Ali Eren « Hamle Gazetesi

Kültür değerleri ile Mehmet Ali Eren

Bu haber 19 Nisan 2013 - 0:03 'de eklendi ve 2.082 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Çok şeyler öğrendim ve her daim öğrenmeye devam ediyorum.
Muğla’da yaşıyorsan bu ilin dilini öğreneceksin.
Değerlerini…
Kültürünü…
Gelmiş geçmiş çok değerli insanlarını…
Muğla’da her daim öğrenim içinde kalacaksın.
Kültürel yapının nasıl olup da canlı kaldığını, aklın tutulmuş şekilde hayretler içinde yaşayarak tadacaksın.
Her gittiğin düğünde ezgilerini dinleyeceksin.
Keşkeği tadacaksın ve Muğla Zeybeğini oynayacaksın…
Muğla’nın yayla kavunu damağından beynine yol açarak, lezzet sarhoşu yapacak…
Kocaman çınarlarının altında döşünü, tandırını yiyeceksin…
Kahveni yudumlayacaksın…
Konuk olduğun Karabağlar yaylasındaki yurtlarda her bir kuzulu kapıdan geçince Muğla’nın geçmişten gelen yaylacılık kültürü ve taçlandırılmış mimarisinin seni büyülediğini hissedeceksin.
Burası başka bir diyar..
Burası buram buram kültür kokulu bir il…
Sonuçta; Muğla sevdalısı olup çıkacaksın… Benim gibi…
Bu ile değer katan ve kültürel değerlerini yaşatan her bir bireye sonsuz saygı duymaktayım…
Merhum Mehmet Ali Eren’de, Muğla’nın değerlerinin yaşaması için ne çabalar göstermiş bir Muğlalımızdı…
Kendisini kaybettik…
O’ nu ilimize sunduğu katkıyla şimdilerde dillendirmek ve O’nu yad etmek zorundayız…
Ben kitap aşığı biri olarak kütüphanemde  “MUĞLA’NIN BAZI SÖZLÜ KÜLTÜR DEĞERLERİ VE HALK OYUNLARI’’ yer almakta. Muğla Valiliği yayını ve Mehmet Ali EREN emeği ile hazırlanmış değerli bir Muğla halk kültürü derlemesi…
Merhum Mehmet Ali Eren’i çok değerli çalışmasından Muğla’nın meşhur FERAYİ türküsünün derlemesini paylaşmak istedim..
İnsan doğar büyür, yaşar ve sonsuzluğa gider.. İnsan ölür insanlık kalır.. Lütfen hepimiz bu toplumda uzlaşı ve sevgi kültürünü yeşertelim..
İnsan ölür peşinde koştuğu değerleri kalır…
FERAYİ’NİN derlemesi aşağıda;
Menteşe Beyi Yakup Bey’in oğlu İlyas dağlar sevdalısı imiş. Bir gün Marçal Dağlarında gezinip avlanırken karşısına çıkıverir bir Türkmen güzeli.
İlyas Bey şaşkına döner ve sorar Türkmen güzeline;
– Sen kimsin kız, senin adın ne?
– Türkmen obasından FERAYE, ya siz?
– Menteşe Bey’i Yakup Bey’in oğlu İlyas, Feraye ha!
– Niye şaşırdınız beyim. Benim Türkmen adımı beğenmediniz mi?
– Hem de çok beğendim. Benimle evlenir misin kız?
– Bilmem anamla babam ne der?
Bu konuşmalardan sonra cesaretlenen İlyas bey atına atlar ve soluğu anasının yanında alır. Anasına durumu anlatır. Oğlunu dinleyen ana:
– “Hangi beyin kızıdır oğul?” diye sorar. Oğlunun sevdalandığı kızın bir Türkmen güzeli olduğunu öğrenen ana;  ‘‘Oğlum bir töre vardır. Töredir her şey ona göredir. Bey oğluna bey kızı yakışır.” der ise de, İlyas ikna olmaz.
Sonuçta durumu beyine açmak zorunda kalır. Baba Yakup bey oğlunun evlenmek istediğini öğrenince düşünür olur, hangi beyin kızını alsak diye. Düşünmesine düşünür ama oğlu İlyas’ın gönlü Feraye’dedir.
Çaresiz kalan koca Menteşe beyi tutar Marçal Dağlarının yolunu, varır Türkmen demircisinin obasına. Önce hal hatır sorarlar. Sonra taşı gediğine koyarlar.
‘‘ Bahçenizdeki gülü dermeye geldik
Oğlumuzu size verip,kızınızı almaya geldik ’’
Feraye kızın babası;
Beyoğlu bey’e kız vermek obamızı onurlandırır ’’ der ve kızını vermeye razı olur.
Olayı duyan Feraye ‘nin ağabeyi Mıstık “Benim kardeşim Beyoğlu beyi nerede görmüşte söz vermiş.” diye kızar. Rastlantı, talihin cilvesi, kader dendi ise de “Hayır mademki bize sormadan  onunla gözleşti, dahası sözleşti bende verilecek kız yok” deyip itiraz eder.
Sonuçta; Feraye ile İlyas bey dipsiz Kapuz’un (Ula’da) dibinde buluşmayı kararlaştırırlar. Feraye katarlamış sarı maya’yı (dişi deve eşyalarını yüklemiş) eli yüreğinde çarpa çarpa gitmiş buluşma yerine, durmuş beklemeye. Onu izleyen Mıstık “Birde kaçarsın ha” deyip çekmiş hançerini, bırakmış al kan içinde kardeşi Feraye’yi ve kendini koyu vermiş kapuzdan aşağıya. O günden bu yana dipsiz Kapuz’ un adı olmuş “Kanlı Kapuz”
İlyas Bey, bir yanda Feraye kızın bir yandan da kendi canına kıyan Mıstığın ölüsünü görünce O mu, yoksa adına halk mı demeli, sesini kapıp koyu vermiş, bu olaydan bir türkü yakıvermiş.
Feraye’dir gızın adı,
Feraye de yar yandım aman,
Esmer yarimde aman da Feraye
Türkmen de gızı
Katarlamış Mayayı da
Yar yandım aman esmer yarime
Aman da Mayayı
Ninna ninna ninna nay ninna nayda,
Amanda Ferayi
Demirciler demir döver
Tunç olur Amanda tunç olup
Sevip sevip ayrılması güç olur,
Yar yandım aman esmer yarime
Amanda güç olur
Ninna ninna ninna nay, ninna nayda,
Amanda Feraye
xxx
Feraye Türküsünün söz ve müziği Muzaffer SARISÖZEN tarafından Muğlalı Galip BİRGİLİ ve Raziye GÜLTEN ‘den derlenmiştir.
Araştırmacı yazar, merhum Mehmet Ali Eren’in ilimize yaptığı değerler için  hepimiz müteşekkiriz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.