Kültür Anlayışı Tek Olmalı

Bu haber 16 Mayıs 2019 - 0:33 'de eklendi ve 1.262 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

 Muğla’nın Gökova Körfezi Sedir Adası’ndaki kum başka hiçbir yerde yok. Kum adeta canlıdır, suyu hiç bulandırmıyor. İnsan vücuduna deniz dışında ıslak iken adeta iç çamaşırı gibi yapışıyor, kuruyunca ufak bir ovalama ile dökülüveriyor. Burası sözde Ula Özel İdaresi tarafından bakılmış sayılır ve gelenlerden ücret alınır. Normal vatandaş iseniz burada bir çalı ormanına dokunamazsınız. Tuvalet çalı çırpı arkasındadır.

Bu kadar korunan bu yere binalar yapılmış, kim yapmış? Nasıl yapmış? Bilinse de bilinmese de devlet adına Muğla Valisi binaları yıktırır. Kanun öyledir. Böyle yerleri koruma kurallarının görmesi mümkün değil. Onlar kendilerine gelen şikâyet üzerine veya SİT olan binasını itiraz eden insanların adeta celladıdırlar.

Yıkılan binalar, meğerse Ecevit hükümetinin kültür bakanının emriyle yapılmışmış. Vali görevini yapmak zorundadır. Solcu bakan için kültür mültür neymiş? Valinin derhâl açığa alınmasını ister. Valinin tayinini içişleri bakanı yapacaktır. Cumhurbaşkanı da onaylayacaktır. Bunlar meselemi, Mesut Yılmaz, Ecevit hayranı veya koalisyonda ve siyasette tükenen insanlardır. Kültür bakanı ünlü Nazım Hikmet hayranı bir kişidir. Demek ki Atatürk’e karşı tutum içindedir. Böyle değerli bir kültür bakanı için Anıtlar Kurulu veya Vali neymiş ki, derhal Muğla Valisi bir daha vali olmamak üzere kızağa alındı. Muğla halkı sahil ilçeler ile üniversite çevresi vali için pek üzüldüler. Aynı bakan aynı tarihlerde devletin parası ile Nazım Hikmet’in yedi metre yüksekliğindeki heykelini yapmakla meşgul idi. Henüz heykel bitirilmeden ünlü bakan, İsmail Cem grubu ile Ecevit’ten kopmuşlardır. Yerine gelen bakanda kaldığı yerden devam ederek heykeli bitirdi. Eski bakan İstanbul Gülhane parkına dikecekti. İkinci bakan İzmir Fuarını uygun gördü. İzmir Belediye Başkanı da memnuniyetle heykeli kültür parka diktiler. Varsın Atatürk “Komünizm her görüldüğü yerde ezilecektir.” desin.

Anıtlar Kurulu’na bu kadar yetki vermişsiniz. Kurul verdiği kararın ilgili bina veya araziye gidip gördüğü yoktur. Zaten gitmek için yeterli vakti bile yok. Vatandaşlar ancak, kurulun müdürünü veya raportör hanımı görebilir. Kurul, İzmir’de iken, hep solcu belediyelerin tekliflerini haklı görmüştür. Kurul üyeleri ilgili ilde oturmayabiliyor, ayda iki oturum varsa gelip gidiyorlar. Nerede SİT olayı var ise o yerle viranelik oluyor. Tarihe mal olabilecek bir yer veya bina var ise, onun civarını da beraber cezalandırmak ne demektir.

Mesela Muğla’da Osmanlıdan gelme cami ve resmi binalar harici binalar elliyi geçmez. Oysa 500’den fazla gecekondu tipi İtalyanlardan kalma “Gavur evleri” Osmanlı tarihini koruma adı ile koruyoruz. Zaten insanlar oralardan çıkıp gitmişler.

Tarihimizi ve kültürümüzü koruyorsak, yapmacık tatbikatlar yerine kurulları valiliklerin emrine verelim diyoruz. Kuruldan mağdur olan kişinin valiye gitme hakkı olmalıdır. Ortada haksızlık var ise valilik konuyu çözmelidir. Bu günkü hali ile kimin ne yaptığını bilen bile yok. Hedef madencilik, Hacı Memişağa sokaktan bir bahçeli ev satın aldı. Bina SİT değildir. Yüzde 40 inşaat yapılabilir olduğu belediyeden öğrenildi. Buna göre proje hazırlığı başlayacaktı. Birde baktık ki, inşaat izin şekli değişmiştir. Öğrendik, İzmir 9 Eylül Üniversitesinden bir heyet gelmiş, Muğla’da mevcut SİT binalara yakın arsalara ne gibi plan proje uygulanacak ise karar vermişler gitmişler. Kararları ilan edildi diyorlar ama kim görmüş duymuş bilen yok. Öyle açmazlar var ki, aynı yerde yapılan binalara uyalım caddeler geniş olsun diyoruz. Ama onlar yol dar olsun, arsanın ortasında avlu olsun demişler. Allah Allah, burası çarşıdır, iş yeridir, avlu neye yarayacaktır? Fazlalık yola verilsin, çarşıda ferahlık olsun istemiyorlar. Galiba bunlar arkeolog mudur nedir. Dünya ile ilgileri yok. Kültürümüz bu kafa ile nasıl korunur. Bir bakan bir komünistin heykelini yapıyor, aynı kafa yapısındaki ikinci bakan heykeli İzmir fuarına dikiyor.

Ülkede bu arada erken seçime gidiliyor. Seçim sandıklarından Milletin adil kararı şu şekilde çıkıyor, Ecevit’e ortak olanlar beraber yanıyorlar. Muhalefette iken eriyen DYP ve CHP’nin ikinci parti olarak çıkmasını millet ne düşündü de böyle oldu ilerde göreceğiz. Şunu iyice her kesim bilmelidir, yamuk yapana milletten af yok. Getirin başkanlık sistemini çoğunun çenesi tıkansın diyorum.

Şimdi başkanlık sistemini yaşıyoruz.

Komünizm yerini masonlara devretti. Masonlar çok daha tehlikelidir. Masonlara dünya sahip çıkıyor. Paramızı bağımsız yaptırmıyorlar. Dinimize yerli inançsızlar sarmış, ayıklama sıkıntısı var. Sokaktan iktidar arıyorlar. Ama buda geçecek, aslımıza cümlemiz dönecek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.