Külkedisi Muharrem İnce!

Bu haber 28 Haziran 2018 - 1:55 'de eklendi ve 1.838 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Önce bir haber paylaşalım.

Muğla’daki seçimlerde Pazar günü 14 bin 468 oy geçersiz sayıldı. Sadece Muğla il merkezinde bin 500 kadar oy geçersiz sayıldı. Önceki yıllara göre biraz fazla.

Oyların büyük bölümünün yanlış yere mühür basmaktan kaynaklandığı görülüyor.

Bu arada CHP ile AK Parti arasında “bir milletvekilliği” için 600 kadar oy farkı olduğu söyleniyor. AK Parti yönetimlerinde de geçersiz sayılan oylarda geçerli sayılabilecekler olduğu görüşü hakim olmuş. Önceki gün bu anlamda sadece geçersiz sayılan 14 bin 468 oyun yeniden sayılması için İlçe Seçim Kurulları’na başvuruldu. Milas, Datça, Marmaris, Bodrum, Köyceğiz, Yatağan ve Kavaklıdere İlçe Seçim Kurulları tarafından yeniden oy sayımı kararı alındı. Menteşe ve Ula’da ise yeniden oy sayım talebi reddedildi. Fethiye, Seydikemer ve Dalaman İlçe Seçim Kurulları ise kararın İl Seçim Kurulu tarafından verilmesi gerektiğini öne sürdü.

AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, “Bodrum’da oylar komple sayılıyor. Komple sayım sonucunda ise oy sayıları ile geçersiz oy sayıları birbirini tutmuyor ve sandık şaibeli duruma düşüyor. Bodrum’da bu şekilde 5-6 problemli sandık var. İl genelinde komple sayım gerçekleştirilmesinin ardından gerekli başvurularımızı yapacağız” dedi.

AK Parti amacına ulaşırsa CHP’nin milletvekili sayısı 3’e düşecek…

xx           xx           xx

Bugün Muğla’da partilerin aldıkları oyları değerlendirmeye, CHP ve AK Parti ile MHP’de yaşanan oy kayıplarının nedenlerini ele almaya başlayacaktık. Bunu yine yapacağız.

Hatta bunun sonunda, Muğla’da 24 Haziran Depremi’nin yaratacağı tusunaminin 30 Mart Yerel Seçimlerine nasıl vuracağını da öngöreceğiz.

30 Mart Yerel Seçimlerinin önümüzdeki Kasım’da yapılabileceğini de söylemek isterim. Ayrıca şimdiden peşin peşin söyleyeyim, 24 Haziran sonuçları Muğla’nın bir “CHP Kalesi” olmaktan çıkma  noktasına geldiğinin ipuçlarını veriyor.

Çanlar kimin için, hangi parti için çalıyor derseniz, bunun yanıtını ileriki yazılarımızda veririz.

Bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önceki gün yaptığı basın açıklamasını ele alalım…

Kılıçdaroğlu, “Bu seçimin tek kaybedeni vardır AK Parti’dir.” dedi. Ülkenin sağını, solunu şaşkına çevirdi. Yeni Cumhuriyet’in yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında dokuzuncu defa seçim kaybetmiş olmasına rağmen “Koltuk sevdasına tutulanların bizim partimizde yeri yoktur.” deyip, CHP’lileri ayağa kaldırdı…

Beni ise bi gülmek aldı, hala gülüyorum…

xx           xx           xx

Seçim sürecinde yazılarımın bir kaçında “İki CHP var” demiştim. Hatta “Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olsa da olmasa da artık 2 CHP var” diye vurgulamıştım…

Bu Kılıçdaroğlu’nun basın açıklaması ile ortaya çıktı. Kılıçtaroğlu toplantıda oldukça gergin ve kavgacı bir üsluba sahipti. Bu bildiğimiz Kılıçdaroğlu değildi… Aynı gün Muharrem İnce için “Muharrem İnce yüzde 30 psikolojik barajını aşmış bir cumhurbaşkanı adayı olarak şu anda CHP’nin doğal lideri” şeklindeki değerlendirmesine sert tepki gösterirken, İnce’ye “kızgınlığı” da belli oluyordu.

Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu veya CHP yönetimi ile ilgili bir şey demedi, “Genel Başkan adayıyım” demedi… Bu öfke niye? Bu soruya “Başarıya tahammülsüzlük” diye yanıt vermek mümkün. Yoksa Kılıçdaroğlu’nun “Çalıştı, genç, dinamik, enerjik. Çalıştı, mücadele etti hepsi doğrudur. CHP’den fazla oy alması kadar doğal bir şey de olamaz. Oy almasaydı büyük sorun çıkacaktı. Ama beklentinin altında kaldı; kendi ifadesi.” değerlendirmesi nasıl açıklanabilir?

xx           xx           xx

Önceki gün CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu televizyonda izlerken, nedense aklıma çocukluğumun dramatik masallarından “Külkedisi Sindirella” geldi. Masalı bilirsiniz, Külkedisi Sindirella üvey annesi ve iki üvey kız kardeşi tarafından sürekli dışlanır, hizmetçi muamelesi görür. Ne var ki periler tarafından götürüldüğü baloda prens tarafından beğenilir ve bu üvey kız kardeşlerle, üvey anneyi çılgına çevirir…

CHP’nin Külkedisi Muharrem’i de toplumun her kesiminden halk kısa sürede çok sevdi…

Bu CHP kurmaylarının beklemediği bir şeydi. Doğrusu bende beklemiyordum. Kılıçdaroğlu ne kadar kızarsa kızsın, AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın değerlendirmesi gerçekçi bir değerlendirmedir.

Ki, “Lider olunmaz, liderleri toplum çıkarır” diye boşuna denmiş olamaz…

Benim anlayamadığım, Muharrem İnce gece düşünde görmüş gibi çıkıp “Adayım” da demiş değil. Seçimin ardından yaptığı açıklamasında sorulara yanıt verirken dediği açık ve netti: “Mücadele etmek için milletvekili olmak gerekmez, bunun bir sürü yolu vardır…”.. O zaman neydi o şiddet o celal?

Sanki CHP Genel Merkezi’nde Külkedisinin “üveyleri” olmak zorunda olanlar var…

xx           xx           xx

Muharrem İnce’nin samimiyetine inananlar çok. Davanız için milletvekili olmanıza gerek yok. Genel başkan olmanıza da… Bu anlamda AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın sözüne bir noktada katılamıyorum. İnce, O’nun dediği gibi “CHP’nin doğal lideri” olmadı. Belki de Türkiye solunun uzun yıllardır beklediği “doğal lideri” oldu…

Yani şu anda karşımızda CHP’nin değil “Türkiye Solunun doğal lideri” var…

CHP’de Genel Başkan olsa ne olur, olmasa ne olur… Ama millet ayakta… CHP Genel Merkezi önünde protestolar yapılıyor. Sosyal medya yıkılıyor. Herkes “istifa” diyor…

Önceki gün Kılıçdaroğlu’nun “Koltuk sevdası olanların bu partide işi yoktur” açıklamasının ardından Muharrem İnce, sosyal medya üzerinden “Hepimizin Cumhurbaşkanı adayı olarak tüm Türkiye ile buluşmak, kucaklaşmak, teşekkür etmek için seçim öncesinde gidemediğim illerden başlayarak 81 vilayete gideceğim” diye paylaşımda bulundu.

Bu restleşme olarak algılandı… Belki de tesadüf oldu… Koltuk tartışmasına noktayı ise bence, “Kendi koltuklarını sağlamlaştırmak için ‘merkez yoklaması’ yapanlar mı? Yoksa ‘ön seçim yapalım üyelerimiz adaylarımızı belirlesin’ diyenler mi koltuk sevdalısı?” diyerek Fikri Sağlar koydu…

xx           xx           xx

Tabi Fikri Sağlar bizim buralarda “üç-ay il başkanlığı, ilçe başkanlığı yapanların koltuklarından feragat edip milletvekili olduklarını” bilmiyordu…

Ancak çok ta acımasız olmamak, yerden yere vurmamak lazım…

Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü yaptığı; Millet İttifakı’nı kurduğu; Akşener’in adaylığını, İYİ Parti’nin grup kurmasını sağladığı; HDP’yi meclise soktuğu, SP’nin önündeki barajı kaldırdığı ve en önemlisi rakibi İnce’yi de aday yaptığı unutulmamalı…

Eleştirirken biraz insaflı olmalı…

Kılıçdaroğlu adaylığını ilan ederken “Gel bakalım Muharrem” diyerek itibarsızlaştıramadığı Külkedisi Muharrem’i önceki gün de itibarsızlaştırmaya çalıştı.

Açıklamaları dikkatle izledim. Kılıçdaroğlu kaybedilmiş bir seçimi, kazanılmış gibi gösterme çabası içinde… Bunu kendisine yakıştıramadım.

AK Parti %7 oy kaybetmiş. Doğru… Ama keşke CHP’nin de % 4 oy kaybını dile getirseydi…

Kılıçdaroğluİnce’nin oyunun CHP’nin üzerinde olması normaldir” dedi. Doğru… Ama İnce’nin beklenen oyu alamadığını söylemesi şık ve etik olmadı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tebrik etmeyeceğini söyledi. Bunu kendisine hiç yakıştıramadım.

İnce’nin dediği gibi  sonuca tahammülünüz yoksa yarışa girmeyeceksiniz. Medeni insanlar tebrik eder. Masa tenisinde bile maçın sonunda kaybeden kazananı tebrik eder… Doğrusu, İnce’nin tebrik ettiğini bile bile, Kılıçdaroğlu’nun tebrik etmeme nedenlerini defalarca tekrarlaması, İnce’yi itibarsızlaştırmaya çalışması hiç hoş olmadı.

Ki doğal liderlerin halkın gözünden düşürülmesi pek de kolay değildir…

xx           xx           xx

Nitekim dün Kılıçdaroğlu, herkes bugün “disiplin” gündemiyle toplanacak CHP Parti Meclisi’nde (PM) Muharrem İnce taraftarlarının, muhaliflerin başının ezilmesini, tasfiyesini beklerken, ikinci basın açıklamasını yaptı ve adeta “Dünkü ben ben değildim” dedi. Tasfiyeleri yalanladı.

Kılıçdaroğlu’nun kendisine destek için genel merkez binasına gelen partililere seslenirken, “.. herkes bilsin. Muharrem İnce bizim bir değerimizdir. Onu da sonuna kadar kucaklıyoruz” ifadesi havayı değiştirdi.

Hiçbir arkadaşımızı ötekileştirmek, partinin dışında düşünmek; asla böyle bir düşüncem yok, inancım da yok. Herkesi kucaklayacağız. Yeni bir rejim içinde yeni bir seçim anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz. O nedenle kimseyi dışlamayacağız. Sevgili arkadaşım Muharrem İnce 81 ili gezeceğini ifade ediyor. İl başkanlarıma talimatımdır. Geldiği zaman karşılayacaksınız, halkla buluşturacaksınız, gülerek, sevinerek, heyecan içinde yolcu edeceksiniz. Hiçbir endişemiz yok.” Muhalefet inandı mı? İnanmak zorunda… Külkedisi Muharrem yerel seçimde önemli… Ortada 11 milyon örgütlenmeyi bekleyen oy var. Külkedisi Muharremsiz örgütleme zor… Önümüzdeki yerel seçimde zor… Bakalım muhalefet bu “yeni kardeşlik” için “üyelerle ön seçim” şartı getirir mi?

——————————                                                               ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Siyaset adamı makama değil, davaya talip olur. Eğer bir insan bir davaya inanarak sahip çıkarsa, o dava o siyasetçiyi makama taşır. (Süleyman Demirel)

ÇİVİ

Temel Irmak “Tatilcilere 24 Haziran’dan önce ‘Evinize Dönün’ çağrısı yapan Belediye’den esnafın bir talebi var. Aynı duyarlılığı ‘Geri Dönün’ çağrısı yaparak göstersinler…” demiş.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

—————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 28 Haziran 2018 / 12:52

Muğla’daki seçimlerde Pazar günü 14 bin 468 oy geçersiz sayıldı. Sadece Muğla il merkezinde bin 500 kadar oy geçersiz sayıldı. Önceki yıllara göre biraz fazla.Gocuman ;Yazınızı okudum. Okuma Yazma Oranı % 96’ın üzerinde olan Gadın Moğlamda “‘GEÇERSİZ SAYILAN'” oy nu kadar olması bana çok amma çok manidar geldi. sevgi ve saygı.