KRİZE RAĞMEN

Bu haber 18 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 579 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Gazeteniz Hamle’nin 14 Mayıs tarihli nüshasında yer alan haberin, şu ortamda hepimizi fazlasıyla memnun ettiğini zannediyorum.
En azından, içinde bulunduğumuz ekonomik koşulların zorluğu düşünülürse.
Gazeteci arkadaşım Özcan Özgür  imzasını taşıyan haberin başlığı aynen şu.
“ekonomik krize rağmen geliyorlar”
Mizahi bir yaklaşımla, gelmesinler mi!
Krize rağmen gelmeleri bizim açımızdan bir avantaj değil mi? şeklinde yorumlansa da, Özgür’ün vurgulamak istediği ayrıntı başka.
O krize rağmen geliyorlar derken, turistlerin ülkemizi tercih etmeleri sonucu elde edilecek döviz girdisinin, nasıl bir avantaj sağlayacını hesaba katıyor.
***
Şimdi, kabul etmemiz gereken bir gerçek var.
Tüm dünyanın global ekonomik krizin etkisinde olduğu ortamda, doğal olarak turizm faaliyetlerinde bir durgunluk gözleniyor.
Bunu teyit edenlerden biri, Muğla İl kültür ve Turizm Müdürü Murat Süslü.
Süslü yaptığı açıklamada diyor ki;
Ekonomik kriz nedeniyle Avrupa’lı bu sene tatile ilgi göstermiyor.
Buna karşın Muğla’ya gelen turist sayısında geçmiş yıllara göre bir düşüş yok.
Ümit ediyorum ki bu sene Muğla’ya gelen turist sayısı, 3 milyonun üzerinde olacaktır.
Gerçekten ülkemiz adına önemli bir ayrıntı olan ilginin nedenini ise şu sözlerle ifade ediyor.
Muğla, sahip olduğu tarihi zenginliği yanında, her şeye rağmen doğasının pek fazla bozulmadığı illerden biri.
Birde döviz paritesi.
Aslında, İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Süslü’nün açıklaması, şu gerçeği gözler önüne seriyor.
Dünya genelinde konuşlanan ülkeler içerisinde tarihi zenginlik bağlamında en avantajlı ülkelerden biri şüphesiz Türkiye.
Yanı sıra, bazıların bilinçsizce kullanımına karşın doğa çok fazla tahribata uğramamış.
Ve de, başka ülkeler parasının Türk lirası karşısındaki değeri.
Hal böyle olunca, turistlerin ülkemizi tercih etmeleri, bir yerde kaçınılmaz oluyor.
İşte bu noktada ülkemize çok önemli görevler düştüğünü yadsımak mümkün değil.
Şayet turizm çevreleri, dolayısıyla turizmle içli dışlı olanlar, çoğu kez şikayetlere neden olan hanutçuluğu önler, turistler kazıklanmak korkusundan arındırılırsa, fırsatı en iyi şekilde değerlendiren ülke olabiliriz.
Süslü’ye göre turistlerin ülkemizi tercih etmelerinde önemli etkenlerden biri, Türk lirasının diğer ülkeler paraları karşısındaki değer düşüklüğü.
Bu her ne kadar içimizi burkan bir önemli husus olsa da ne yazık ki gerçek.
Ama biz, bunu en iyi şekilde değerlendirdiğimiz takdirde avantaja çevirebiliriz.
Turistler, bizim paramızın diğer ülkeler parası karşısındaki düşük değeri nedeniyle ülkemizi tercih ediyorlar gibi bir saplantıya kapılmamalıyız.
Dolayısıyla, asla yanlış eğilimler içerisine girmemeliyiz.
Bizim için de aynı durum söz konusu olduğunda farklı yaklaşım içerisinde bulunmayacağımıza göre, bir kere daha altını çiziyorum.
Türkiye olarak bu durumu en iyi şekilde değerlendirmek için elimizden geleni esirgememeliyiz.
 ***
Bu arada şahsen benimde çoğu kez şikayet ettiğim “her şey dahil” uygulamasından Türkiye’nin vazgeçmemesi gerektiğini belirten Süslü, bakınız konuya nasıl yaklaşıyor.
AB ülkelerinin kullandığı Euro, İngilizlerin parası Paund’un Türk lirası karşısındaki yüksek değeri, turistleri ülkemize çekiyor.
Meseleye bu şekilde yaklaşım gösterilirse doğru.
Turist bakıp gördü, eldeki parayla daha fazla tatil yapma imkanı Türkiye’de var.
Üstelik her şey dahil.
Tercihini ülkemizden yana kullanıyor.
***
Şu aşamada turizm adına ortaya çıkan tablo bu.
Madem ki Türkiye, bir yönüyle avantajlı pozisyonda.
Daha bir farklılık yaratmak için Turizmde çeşitliliği sağlamalıdır.
Yani tüm dünyanın içinde bulunduğu ekonomik krize rağmen, krizden nemalanan ülke olmak istiyorsa, ki daha doğal bir şey olamaz.
Yeri geldiğinde hep dile getirdiğimiz turizmde çeşitliliği de yaratmalı.
Turizmin belirli aylar içerisinde yapılması yerine bütün yıl boyunca yapılabilecek aktiviteleri, turistlerin hizmetine sunmalı.
Bunun anlamı, ekonominin temel göstergelerinden, sürümden kazanmaktır.
Böylelikle paramız değerinin düşük olması, bu şekilde telafi edilebilir.
Dolayısıyla krize rağmen avantaj sağlayan ülke olabiliriz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.