Kritik Bir Süreçten Geçiyoruz (II)

Bu haber 07 Ağustos 2014 - 0:30 'de eklendi ve 910 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

 

Aynı başlığı taşıyan yazımın ilk bölümünde Muğla’ya gelen DP Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın, genel politikanın ötesinde 9 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin görüşlerinin bir bölümünü kaleme almıştım.

İlişkin olarak Yatağan Belediye Başkanı H.Haşmet Işık, Ziraat Odası Başkanlığı ve TES-İŞ Sendikasına ziyareti yanında, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün ve Yörük Obaları Derneğini de ziyaret ettiğinden dem vurdum.

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın son olarak değişik partilere mensup il ve ilçe başkanları yanında, vatandaşlar ve basın mensuplarıyla istişarelerde bulunduğunun da altını çizdim.

Yatağan ve Büyükşehir Belediyesine ziyaretinde hangi konuların gündeme geldiği, dolayısıyla neler konuşulduğunu aynı başlığı taşıyan yazımın ilk bölümünde belirttiğim için bu defa, basın mensuplarıyla olan birlikteliğinde neler konuşulmuştu?

Özellikle basın mensuplarının kendisine yönelttiği sorulara nasıl cevap vermişti?

Türkiye bugün büyük risklerle yüz yüze diyerek konuşmasını başlayan Uysal;

Çevremizdeki ateş ülkemize doğru yayılıyor.

Daha da tehlikeli olan, ülkemizde bazı illegal örgütlerin bayrağının dalgalanması!

Belli ki Uysal’ın sözünü ettiği, İŞİD örgütüne destek verenlerin İstanbul’da açtığı bayraktı.

Bu konuda kimler nasıl bir görüşün sahibi olsa da, bu tür bir eylemi kabul etmek mümkün değildir.

Zira tehlikeli bir yol olduğu şüphe götürmez.

Uysal devamla, Türkiye bu süreçte dik durmak zorundadır.

Dahası, bir takım illegal örgütlerle kirli ittifak içerisine girmemelidir.

Ne yazık ki Türkiye bugün egemenliğini kendi sınırları içerisinde PKK terör örgütü ile fiilen paylaşır hale gelmiştir.

Zaman zaman başbakanın kirli ittifak yaptılar diyerek Türkiye’de bir mutabakat arayan aktörleri ve siyasi partileri itham ettiği noktada Muğla’dan seslenmek istiyorum.

Başbakan bir kirli ittifak arıyorsa aynada kendisine bakmalı. Sağında Barzani solunda bölücü başı Abdullah Öcalan’ı görmelidir.

Kendi vatandaşını ve bölgeyi etnik siyasete mahkûm eden bir anlayışı kabul edebilmemiz mümkün değildir.

DP Genel Başkanı Uysal’ın dikkat çektiği bu ayrıntı, temenni ederiz ki asılsız iddialardan ibaret olsun.

Değilse, hiç kimse bu vebalin altından kalkamaz.

***

Gültekin Uysal bu defa AK Parti Hükümetinin, değişik alanlardaki uygulamalarına değiniyor.

Bugün demokrasi, hukuk ve adalet rafa kaldırılmak isteniyor.

Yargının önü tıkanmak isteniyor.

Buna karşın temennimiz, hiçbir şüphe uyandırmadan tüm kurumların işlerlik kazanması.

Zira bizim tavrımız, milletimizin öncelikleridir.

Bu tür bir yol izlendiği sürece, demokrasiden dem vurabilirsiniz.

Aksi takdirde, herkesin zihninde bir takım şaibeler oluşur.

***

DP Genel Başkanı Uysal, ulusal basının tavrını da değiniyor.

Ne yazık ki bugün Pravda gazeteciliği yapılıyor.

Pek çok basın kuruluşunun yayınları yanlı.

Ne yazık ki bir basın mensubu olarak Uysal’ın açıklamalarının iddiadan ibaret olduğunu söyleyemiyorum.

Zira, basın kuruluşlarından şikayetçi olmayan kimse yok.

Bir taraftan hükümet, diğer yandan muhalefet partililerinin tamamı aynı görüşte olduğuna göre, ülkemizdeki basın adına sıkıntılar var demektir.

İlişkin olarak, yadsımanın mümkün olmadığı bir realite daha var.

Geçmişten günümüze iktidara mensup olanların basın kuruluşlarına bakış açısı, hiçbir dönemde istenilen doğrultuda olmadı.

Özellikle ulusal basının belirli bir kesimi hiçte tasvip edilmeyen şekilde nemalanırken, Anadolu basını her dönemde üvey evlat muamelesi gördü.

***

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, konuşmasının sonuna doğru, bir noktaya dikkat çekiyor.

Türkiye’nin her bakımdan derin bir oh çekebilmesi için Cumhurbaşkanlığı seçimi bir fırsattır.

Bu ülke sahip olduğu tüm değerleriyle, geleceğe emin adımlarla uzanmak durumundadır.                                 

Anlaşılan genel başkan Uysal, 9 Ağustos tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin Türkiye için bir fırsat olduğu görüşünde.

Hele, birçok siyasi partinin ortak aday gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu Cumhurbaşkanı seçilirse.

Onlara göre İhsanoğlu, ülkenin önünü açabilecek bilgi ve birikime sahip bilim insanı.

***

Bu defa sözü Muğla’ya getiriyor.

Muğla, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getireceğine inanıyorum.

Muğla için bu kanaatte olmasına neden olan temel nokta, kenti iyi tanıması.

Zira sıra sık aralıklarla Muğla’ya gelerek, partisine bağlı teşkilatlarla teşriki mesaide bulunan genel başkan.

Bakıp gördü, Türkiye genelinde partisinin oy oranı nispeten yüksek illerden biri Muğla.

Fırsat bulduğunda gelmekten çekinmiyor.

İşte bu yüzden, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muğla’nın Ekmeleddin İhsanoğlu lehine oy kullanacağını düşünüyor.

Peki, aynı seçimde beklentiler doğrultusunda bir oy oranı çıkar mı?

Son yapılan genel seçim baz alındığında İhsanoğlu avantajlı gibi görünse de halk bu değerlendirme farklı diye bakabilir.

***

Aynı birlikteliğin sonuna doğru basın mensuplarının değişik konulardaki sorularını da cevaplayan DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın son sözleri temenni içeriyor.

Her şeye karşın 9 Ağustos günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin ülkemiz ve halkımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Türkiye olarak ilk defa halkın oyuyla seçim yapılacağı için tüm vatandaşlarımızın oy kullanması çok önemli.

Bu nedenle her birimiz mutlak surette oy kullanmalıyız.

Sonuçta, ittifak grup diye nitelendirilen oluşum içerisinde yer alan DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Muğla ziyareti, partisinin politikalarını anlatmanın çok ötesindeydi.

Ona göre Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye’nin geleceği açısından önemliydi.

Bu yüzden Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi Türkiye’nin şansı olacaktı.

Ne var ki asıl olan, halkın tercihini kimden yana kullanacağıdır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.