Köylünün “Evet” gerekçesi…

Bu haber 07 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 757 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçenlerde Hamle’de ilginç bir haber yer aldı.
“Referandum Sonucu Belli Tek Köy” başlıklı habere göre, Köyceğiz’in 49 haneli 200 yıllık olduğu söylenen Sultaniye Köyü’nün insanları 12 Eylül referandumunda “Evet” diyeceklermiş.
İsteyen istediği şekilde oy verebilir. Bizi ilgilendirmez. Ama köylünün gerekçesi bana garip geldi… “Evet”çilere hayırlı olsun…
 
xx      xx      xx
Peki, neden “Evet?”…
Herkesin kendine göre “Evet” ve “Hayır” gerekçeleri var.
Ama kimsenin 12 Eylül referandumunda oylanacak Anayasa değişikliğinin ne getirip, ne götürdüğüne baktığı yok!..
Köyceğiz’in Sultaniye Köyü’nde yaşayanlarında baktığını sanmıyorum.
Bu konuda müthiş bir bilgi ve haber kirliliği yaşıyoruz.
Habere göre, neymiş efendim;
12 Eylül’den sonra Kenan Evren, Aksaz Deniz Üssü nedeniyle bölgeyi “Askeri alan” ilan etmiş. Köy de bu alanın içinde kalmış. Köylüler şimdi, referandum sonucu Anayasa’nın geçici 15. Maddesi’nin kaldırılmasını bekliyorlarmış…
Ne 15. Madde imiş…
Anayasa’nın geçici 15. Maddesi kalkarsa, o bölgenin Askeri Alan statüsü kalkar mı?
Kalkabilmesi için, Anayasa’nın geçici 15. Maddesinin değil, oradan Askeri Üssün kalkması gerekmez mi?!!
 
xx      xx      xx
Son zamanlarda askere saldırmak, askeri eleştirmek “moda” oldu ya; konuya ilişkin haberde şöyle deniliyordu:
“Köye 5 kilometre mesafeye askeri kamp yapıldıktan sonra giriş çıkışlarına güvenlik gerekçesiyle, ‘Birinci derece askeri yasak bölgedir. Yol boyunca durmak, park etmek, yetki verilmiş resmi araçlar dışında, özel ve resmi araçlarla yayaların girmesi yasaktır’ yazılı levhalar konuldu. ‘İşgalci’ olarak nitelendirildiklerini ileri süren köylülerin köyü boşaltmaları istendi. Bölgede ev yapmak, denize girmek ve hatta balık tutmak bile yasaklandı. 25 yıldır işgalci muamelesi görerek, kendi köylerinde esir hayatı yaşadıklarını ileri süren köylüler, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve ilgili bakanlıklardan sonra konuyu TBMM’ye taşıdı. Köy sakinleri, evlerinin Aksaz Deniz Üs Komutanlığı tarafından güvenlik gerekçesiyle boşaltılmak istenmesine karşı yıllarca mücadele verdi. Dilekçede, arazilerin ‘güvenlik’ gerekçesiyle köylülerin elinden alınmak istendiği, ancak bölgeye askeri tesis adı altında tatil köyleri yapıldığı da ileri sürüldü.”
 
xx      xx      xx
Aynı haberde, AKP Muğla Milletvekili Dr. Mehmet Nil Hıdır da “Asker bizim askerimiz, ancak köylü de bizim köylümüz. Askerlerin vatandaşlarımıza ‘işgalci’ gözüyle bakması son derece yanlıştır.” diyor.
Ormanın “orman” olmasından; Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nin “özel koruma alanı” olmasından; SİT alanlarının “koruma kararlarından” kaynaklanan yasakları, engelleri vardır… Buralarda istediğiniz gibi hareket edemezsiniz. Tapusuz alana çivi çakarsanız “işgalci” olursunuz. SİT alanlarında tapunuz varsa, Devlet size “takasla” yer gösterir…
Asker, eğer Sultaniye’deki köylüleri “işgalci” görüyorsa, bu doğrudur. Ama 25 yıldır da bu köylülerin sorunlarına bir çözüm bulunamamışsa, mağduriyetleri giderilmemişse bu da yanlıştır.
 
xx      xx      xx
Nitekim haberde, AKP Muğla Milletvekili Dr. Mehmet Nil Hıdır da “Köyün bugün bu halde olmasının sebebi 1946 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, burasının unutulmuş olmasıdır.” diyor, ama köylüler 12 Eylül’de “Evet” diyecekler ve “işgalden”, pardon “İşgalci” denilmesinden kurtulacaklar! Yani sorun kökten hallolacak!!!
Birileri bu köylüleri işletiyorsa, birileri de gerçeği anlatmalı…
 
xx      xx      xx
Peki, ne yapılmalı?
Gerçi köylüler geç de olsa “hak arama mücadelesinde” doğruyu yola girmişler. Habere göre, sonunda TBMM’ne başvurmuşlar. Meclis Dilekçe Komisyonu “Sayıştay kararı ile tespit yapılmasına” karar vermiş. Bunlar yıllar önce yaşanması gereken güzel gelişmeler…
Haberde, Milletvekili Nil Hıdır “Eğer olumsuz karar çıkarsa asker köylülere yer göstererek konut yapmalıdır… Orman ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü köylülerimize yeni bir yerleşim alanı gösterebilir.” diyor.
Budur işte yıllar önce yapılması gereken; Askerin yer gösteremeyeceği ortada, ama Orman ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile bu sorun çözülebilir…
Sorunun 25 yıldır çözümlenememiş olması da anlaşılır değil…
Çünkü orada ÖÇKK kararları nedeniyle ne asker ne de köylüler “tatil köyü” kuramazlar!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.