Köylerin Konumu Artınca

Bu haber 07 Aralık 2016 - 0:00 'de eklendi ve 510 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Son yıllarda ülke genelinde gözlenen ilginç bir durum var.

İlginç diyorum.

Uzun yıllar sonrasında ancak bu tür bir eğilim gözleniyor.

Biliyoruz ki yıllarca, küçük yerleşim birimleri, yani köylerden kent merkezlerine göçler oldu.

Hem de tahminlerin üzerinde bir rakamda.

Bugün özellikle metropol kent olarak yer eden merkezlerin aşırı nüfuslanması altında yatan realite de budur.

Dolayısıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Kayseri, Eskişehir olmak üzere bir çok kent nüfusunun anormal artış göstermesi, aynı göçler nedeniyledir.

Ne var ki bu eğilim, beraberinde bir takım sorunlar getirdi.

Üstelik birbiri ardı sıra.

Bu durumdan en fazla şikâyet eden belediye başkanlarıydı.

Nasıl etmesinler!

Zaten mevcut nüfusun ihtiyaçlarını gidermekte zorlanırlarken, bu kez göçlerle baş edemez hale geldiler.

Günümüzde, metropol kentler başkanları dahil hangi belediye başkanı olursa olsun, her geçen gün artan nüfusun ortaya çıkardığı sorunlardan muzdariptir.

Buna yaşadığımız kent Muğla’nın Büyükşehir ve Menteşe Belediye Başkanları dahil.

Bu yüzden her iki başkan Osman Gürün ve Bahattin Gümüş’ün sorunların giderilmesi noktasında rahat oldukları söylenemez.

Kaldı ki ilçe merkezlerinden Bodrum, Fethiye, Marmaris ve Milas içinde durum farklı değil.

Onlar da, aşırı nüfuslanma beraberinde bir takım sorunlar getirdiği için çözüm üretmek bağlamında dert yanmaktadır.

***

Bu denli yoğunluk, ülke genelinde konuşlanan tüm yerleşim merkezleri için geçerli olduğuna göre bir çare bulunmalıydı.

Değilse, ne belediye başkanları sorunlarla baş edebilir.

Ne de halk, hayatından memnun olurdu.

Nitekim, şikâyetçi değiller gibi görünseler de mutlak çözüme kavuşturulması gereken sorunlar karşısında, istisna teşkil edenler dışında tüm belediye başkanları sıkıntılıdır.

Özellikle mutlak çözüme kavuşturulması gereken sorunların daha yoğun olduğu kentlerde.

Üstüne üstlük kısa bir süre öncesinde yürürlüğe giren yeni belediyeler yasasının uygulanmasında yaşanan sıkıntılar, aynı belediyeleri daha bir güç duruma düşürmüştür.

Bugün ne zamandan bu yana daha bir seslerini yükselten Marmaris, Fethiye, Bodrum belediye başkanların şikâyetlerinin nedeni de başkası değildir.

***

Peki ne olacaktı?

Nasıl bir çözüm getirilmeliydi ki, sorunlar ortadan kalksın!

Gözlendiği kadarıyla, mevcut şartlar itibariyle aynı belediyelerin tez elden sorunlardan arınması, pek mümkün görünmüyor.

Buna karşın elbet bir gün problemler ortadan kalkacaktır.

Ne var ki zamanı kestirmek zor.

***

Aslında çözüm yok değil.

Bu bağlamda en belirgin ve geçerli çözüm, köylerden kentlere göçün önlenmesidir.

Her ne kadar hiç kimseye, siz neden kentlere göç ediyorsun? denmese de, kırsal kesimlerde konuşlanan yerleşim birimlerinin daha yaşanabilir hale getirilmesi, cezbedebilir.

Kuşkusuz bu durum, köylerdeki yaşam kalitesinin yükseltilmesiyle mümkün olur.

Ne zaman bu tür bir eğilim içerisine girilir.

Gerçekten yaşam standardı yükseltilir.

İster istemez, aşırı nüfuslanmanın gözlendiği kentlerdeki sorunlardan muzdarip olanlar, köyleri tercih edeceklerdir.

Böylelikle hem kentlerin nüfus artışı önlenmiş olur.

Hem de halk, çok daha rahat bir yaşam sürmeye başlar.

***

Hiç kuşku yok ki Muğla, kendisine bağlı küçük ölçekli yerleşim birimleri, yani köyler itibariyle en avantajlı illerden biridir.

Zira, il genelinde konuşlanan köy statüsündeki merkezlerin bir çoğu, tabir yerindeyse şehirden farksız hale gelmiştir.

Hem şehirleşme hem de sosyal etkinlikler itibariyle.

Dolayısıyla, şehirlerden aynı merkezlere göçler daha bir yoğunluk kazandığında, tüm gözlerin üzerine çevrildiği merkezler olacaktır.

Buna karşın gözden ırak tutulmaması gereken önemli bir ayrıntı var.

Esas olan, şikâyet edilen şehir yoğunluğunun kırsal kesimlerde oluşmamasıdır.

Değilse ne fark eder!

Yine aynı hamam aynı tas olur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.