Köylerimiz/Zihinsel Hijyen

Bu haber 25 Mart 2016 - 9:08 'de eklendi ve 721 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Karşımda, çok genç, pırıl pırıl bir öğretmen. Sohbet ediyoruz

Köyde, yani merkeze bağlı mahallede, öğrenme engelli çocuklara öğretmenlik yaptığını belirtiyor.

Öğrencilerini ve yaptığı hizmetleri anlatıyor.

Güzel giden sohbet birden; ‘Ne hoş, Muğla’nın köyleri güzeldir‘ sözümle akışı değişiyor.

Genç öğretmen ‘ Ben Trakyalıyım. Bizim köylerimiz çiçek gibidir. Köylerde evler ve bahçeleri pırıl pırıl ve  bakımlıdır. Lakin buralarda böyle bir şey yok. Bakımsız ve kirli. Muğla’nın köylerinin böyle olmasına çok şaşırdım’ diyor. Trakya ve Ege arasında belirgin farklar olduğunu söylüyor.

Biz en batıda olmakla övünüyoruz. Atı alan Üsküdarı geçmiş.

Trakya’nın köyleri Muğla’nın köylerini sollamış.

Bir ülke düşünün bir köşesi kırmızı, bir köşesi beyaz. Kültürel farklılıkları elbette anlayabilirim de temel standart kurallarda farklılıklar olması abest. Temizlik ve görgü  eğitim işi. Temizlik her yerde standart olmalıdır aslında.

Pak olmak bizim kültürümüzde tutkumuz olmalıdır. Köyü, şehri fark etmez. Çevre bilinci ile yoğrulmamış toplumsal yaşam, kirliliği ve özensizliği getiriyor.

Bizler doğa ve çevre bilinci kavramında küntüz.

Yediğimiz yiyeceğin kabını.

İçtiğimiz suyun pet şişesini pat diye yere atıyoruz.

Doğayı korumak ve çevre bilinci çok önemli.

Toprak kirleniyor.

Sular kirleniyor.

Su kaynakları, dereler, göller kirleniyor.

Yurdumuzun birçok yerinde dağlarda, yaylalarda, dereler, göller çöplerle dolmuş.

Yol kenarları çöplerle dolmuş.

Bahar geldi yaz geldi.

Kendimizi dağların bağrına attık. Çoluk çocuk.

Yedik içtik. Eğlendik.

Dönerken de çöpleri doğaya armağan olarak bıraktık. Ne mutlu bize.

Zihinsel Hijyen…

Geçmiş Valilerimizden  Sayın  Ahmet Altıparmak çok titizdi. Sağlık çalışanlarıyla olduğu ortamlarda, özellikle okullara ve halka hijyen eğitimlerinin verilmesini isterdi.

Bireysel hijyenin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz.

Çocukluktan itibaren insana vücudunu koruması için temizlik ve hijyenin önemini öğretilir; yemekten önce ellerini yıkamanın, hapşırırken ağzımızı kapatmanın, yatmadan önce dişleri fırçalamanın, sık sık banyo yapmanın gerekli olduğu söylenir. Kimi kişiler bunları içselleştirir, kimi kişiler içselleştirmez.

Bireysel hijyenden söz ediyoruz ama, başka bir konu olan zihinsel hijyenden de kimse söz etmiyor.

Zihinsel hijyen gerçekten de çok önemli.

Düşünceler zihnimizin aynasıdır. İnsan zihninin bir ürünü olan düşünceler dış etkilenmelerin iç analizi olarak ortaya çıkarlar. Hayatımızı etkilerler.

Bedensel hijyen nasıl önemliyse, zihinsel hijyende çok önemlidir.

İnsan nasıl düşünmeye devam ederse, alışır. Aynı düşünce kalıbı ile olgu ve olayları analiz etmeye başlar ve temizlenmemiş düşünce kalıbı ile yapılan tutum ve davranışlar, bireylerin hastalıklı davranışlarına neden olur.

Zihinsel hijyen yapamayan hasta kişiler toplumlarda arazlar yapıyorlar.

Mobbing bildiğiniz gibi özel sektörde olduğu kadar kamusal alanda da çok yaygın bir durum.

Mobbing uygulayıcıları bence bu zihinsel hijyeni yaratmayan kişilerdir diyorum.

Takıntılı. Kompleksli. Sevgisiz olmaları. Başarılı insan istememeleri. İtaat istemeleri. Ekrana oynamak isteyen tipler  olabiliyor.

Gerçi toplumsal hijyeni gerçekleştirememişken zihinsel hijyen hayal gibi duruyor.

Ancak zihinsel hijyeni öğrenmeliyiz. Hatalı ve yanlış düşünce kalıpları için zararlı ve yıkıcı düşüncelerle, keskin sirke küpüne zarar misali ile en çokta kendimize zarar veririz.

Zihinsel hijyen olmazsa olmazımız olmalıdır.

Ben anladım ki, kamusal alanda ekrana oynayan yağdanlık tipler el üstü.

Ben inanıyorum ilkeli duruş sergilemek kendimize gösterebileceğimiz en büyük saygıdır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.