Koylarda Söz Hukuk’ta

Bu haber 30 Mart 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.078 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda Cumartesi günü yazımın başlığı “Muğla’ya Kim Sahip Çıkacak?” şeklindeydi.

Bazen tesadüfler insana kötü sürpriz yapar. Öyle oldu… Biz de rutinde iç sayfaların baskısı erken başlar. Cumartesi günkü yazım basılırken, Büyükşehir Belediyesi basın görevlilerinden Ahsen Turan arkadaşımız belediyemizin açtığı dava sonucu Muğla 2. İdare Mahkemesi’nden Bedri Rahmi Koyu (Taşyaka) ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı geldiği haberini bildiriyordu.

Bu gelişme karşısında yazımı elden geçirmem gerekirdi. Ancak gazetemiz el âlemin gazeteleri gibi 40-50 adet basılan bir gazete değil… Öyle olsa basılan sayfayı çöpe atar, yenilerdik…

Maalesef olmadı. Belediye’den yazılı olarak yapılan açıklama, daha gazetemiz okurlarıyla buluşmadan “Muğla’ya Kim Sahip Çıkacak?” başlığıma yanıt gelmiş gibi oldu!

xx        xx        xx

Dalaman’da kıyamet kopuyordu… Tepki verilmezse 4 koyun ihalesi yol olacak ve ardından ortada ne Göcek Koyları, ne Gökova Koyları kalacaktı… En azından bu yönden endişe verici bir durumla karşı karşıyaydık…

Nitekim o günlerde Muğla’ya gelip koylarla ilgili basın toplantısı yapan Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Orhan Sarıaltun da “Hiçbir şekilde özelleşmemesi gereken iki koy ve arkasından 2 koy daha devamı geleceğini tahmin ediyorum. Göcek’le de kalmayacağı belli ve başka birçok kıyılarda da devam eden bir özelleştirme sürecine gidecek. Olayın geneline itirazımız budur.” diyordu.

Muğla’ya Kim Sahip Çıkacak?” başlıklı yazımda da vurguladığım gibi CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Şaşmaz da koylarla ilgili “İl Özel İdaresi kiraya veriyordu. Muğla büyükşehir olunca, İl Özel İdaresinin tasarrufunun Büyükşehir Belediyesine geçmesi gerekiyordu. Ancak Orman’da bıraktılar. Orman işletme şefliği de şimdi bu koyları ‘mesire yeri’ adı altında pazarlıyor.” diyordu.

Hal böyle olunca, haberimi yaparken Büyükşehir Belediyesi kuruluşu MELSA’nın Müdürler Kurulu Başkanı Yavuz Kayı ile görüştüm, “O yerler Orman Bakanlığı’nın yetkisinde. Hukuken bizim yapabileceğimiz bir şey yok.” diyordu…

xx        xx        xx

Ayıptır söylemesi, “Muğla’ya Kim Sahip Çıkacak?” başlıklı yazımda da vurguladığım gibi koyların başına gelen ihale felaketini Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan haberim ile Türkiye gündemine taşıyan ilk gazeteci ben oldum.

Haberimi Sayın Kayı’nın sözleri ile bitirmiştim, ama kendisinin adını vermemiştim…

Çünkü bana göre ortada bir “kayıtsızlık” vardı, ama Sayın Kayı’ya olan sevgim, saygım adını yazmama engel olmuştu!

Geçtiğimiz Cuma günü de, yani yürütmeyi durdurma kararını haberinin bize ulaştığı gün son ihaleler; Göbün ve Küçük Sarsala ihaleleri yapılıyordu. Biz de ihaleler ile birlikte bir gün önce Büyükşehir’den yazılı olarak duyurulan “Koylarla ilgili hukuk mücadelesi verileceği” haberini manşet yapmaya hazırlanıyorduk.

Manşeti hazırlarken Kadir Tamer arkadaşımız Sayın Yavuz Kayı ile görüştü. “Ne zaman dava açacaksınız?” diye sordu. Sevgili Yavuz ağabeyimin yanıtı ise “İhaleler tamamlansın. O zaman mahkemeye başvuracağız.” idi… (!)

xx        xx        xx

Ahsen Turan arkadaşımızın geçtiği “yürütmeyi durdurma kararı haberi” ile manşetimizi değiştirebildik, ama benim köşeyi değiştiremedik… Tabi haber bizi bir kere daha şaşkına çevirdi;

O yerler Orman Bakanlığı’nın yetkisindeydi ve hukuken yapılabilecek bir şey yoktu…

Ama ertesi gün hukuk mücadelesi başlatılacağı açıklaması yapılıyordu…

Ertesi gün hele bir ihaleler tamamlansın, o zaman dava açılacağı belirtiliyordu…

Ama o gün öğleden sonra Ahsen Turan arkadaşımızın servis ettiği yazılı açıklama ile davanın çoktan açılmış olduğunu ve birinin de sonuçlandığını öğreniyorduk!

Ne demeli?

xx        xx        xx

Ne demeli bilmiyorum, ama biz Muğlalıca “Neyse…” dedik.

Cuma akşamı eve geldiğimde, Cumhuriyet’e son anda yetiştirebildiğim “yürütmeyi durdurma haberi” nasıl girmiş diye baktım. Bir şaşkınlık daha yaşadım. Doğan Haber Ajansı’nın servis ettiği haberle karşılaştım:

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Osman Gürün, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın mesire yeri olarak 29 yıllığına kiralamak üzere ihaleye çıkardığı Muğla Göcek’teki 4 koydan biri olan Bedri Rahmi (Taşyaka) Koyu’nun ihalesiyle ilgili dün yaptıkları başvurunun sonuçlandığını söyledi.

Başkan Gürün, Muğla 2’nci İdare Mahkemesi’nin bugün ihaleyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdiğini söyledi.

Demek ki, belediyeden basına “Hukuk mücadelesi başlatılacağı haberi” servis edildiğinde, başvuru o gün yapılmış. İyi de o haberin içinde neden belirtilmemişti?.. Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu’nda bir problem mi var? Yoksa neden anlamak mümkün değil…

xx        xx        xx

Sonra öteki haber sitelerini dolaştım. Haberler COM’da “YEREL YÖNETİMLERDEN KAÇIRILMAK İSTENİYOR” başlığı altında “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Osman Gürün, Bedri Rahmi (Taşyaka) Koyu’nun ihalesinin yürütmesinin Muğla 2. İdare Mahkemesi tarafından durdurulmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, ‘İl Özel İdaresi’ne tanınan hakların hepsi bize geçti. Koylarımız yasal şekilde büyükşehirin olması gerekiyor. Bu alanlar yerel yönetimlerden kaçırılmak isteniyor. Bu ahlaka ve hukuka aykırıdır. Her türlü hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Bundan hiçbir kimsenin şüphesi olmasın. Kapı önüne çıkıp Orman Bölge Müdürlüğü’nün önünde eylem yapacak halimiz yok. Hükümet ve ona bağlı bakanlıklar, Büyükşehir’e zırnık koklatmak istemiyor.’ dedi.” şeklinde haber yer almıştı.

Yine ajans haberiydi…

Demek ki gazetelere yazılı açıklama, ajanslara sözlü açıklama yapılıyor” diyeceğim, ama Doğan Haber Ajansı muhabiri arkadaşımız, yazılı açıklama ile yetinmeyip Başkan Gürün’ü de aramış…

Bizim için problem değil.

Ama ben Başkan Gürün’ün açıklamasındaki “Kapı önüne çıkıp Orman Bölge Müdürlüğü’nün önünde eylem yapacak halimiz yok.” sözüne takıldım!

xx        xx        xx

Başkan Gürün sanki benim “Muğla’ya Kim Sahip Çıkacak?” başlıklı, cumartesi günü çıkan yazımı, daha gazetenin baskısı tamamlanmadan okumuş da bana yanıt vermiş! Tabi her yiğidin bir yoğurt yiyişi var…

İztuzu Kumsalı kiraya verilmek istendiğinde Ortaca Belediye Başkanı CHP’li Hasan Karaçelik de Muğla Valiliği kuruluşu MUÇEV’in önüne çıkıp eylem yapmadı. Ancak İztuzu’nda günlerce eylem yapan Dalyanlıların, çevrecilerin yanındaydı…

Aklıma CHP’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adaylarından Musa Gökbel’in sözleri geldi. Önseçim “olasılığı” sürecinde, “Büyükşehir Yasası ödül de olabilir, cezada. Kimin elinde olduğuna bağlı. Valiliğin olumsuz bir uygulamasında elleri pantolon cebi hizasında bir başkan mı, yoksa çırılçıplak soyunup Valilik önünde rezalet çıkartacak başkan mı istiyorsunuz?” demişti.

xx        xx        xx

Sakın yanlış anlaşılmasın… Elbette hukuk mücadelesi yapılmalı… “Muğla’ya Kim Sahip Çıkacak?” başlıklı yazımın özü de hukuk mücadelesi idi… Musa Gökbel’in dediği gibi rezalet çıkarmaya gerek yok. Hasan Karaçelik gibi “sivil hareketin” yanında da yer alın yeter…

Hukuk herkese lazım…

Dalaman koylarında yasaların uygulanmasını ve hukukun yerine getirilmesini savunuyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin hukuk mücadelesini destekliyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
ahmet kara 30 Mart 2015 / 09:22

Kiralanan bu yerlere belediyeler işletme ruhsatı vermesinler. Ruhsat olmadan nasıl işletecekler? Yarın bu yerlerin ruhsatları alınırken “Yanlışlıkla imzaladım.Çok evrak vardı göremedim” demesinler. Özcan bey, siz bunları şimdiden uyarınız. Ruhsatları yerel yönetimlerden değilde Bakanlıktan alacaklarsa diyecek bir şey yok.

reşat öztepe 30 Mart 2015 / 21:13

Gocuman; Cumartesi Günkü yayımlanan yazınızın en altında en son cümle olarak; Muğla Koyları; Konseylere,Yerel Yönetimlere ve Orman vu Su İşleri Bakanlığına bırakılacak kadar değersiz değildirdiyerek bir konuya parmak bastınız. Ne “O” günkü ne de yukarıdaki yazınızın okunması oranında sıkıntı yok da, Bu Değesiz değildirkelimeleriyle biten cümleğinizi kamu oyunda biraz açarmısınız. Yoksa bizim bilmediğimiz Vatan toprakalrına sahip çıkan legal bir kurum mu kuruldu. Tabii hemen Hukuk diyeceksiniz de Üstünlerin Hukuku hala meydan da arz- ı alem ediyor. Gocuman affınıza sığınarak samimi duygularımla neden-niçin ve hangi olgu ile bu cümleyi kurdunuz selam ve sevgi.

reşat öztepe 30 Mart 2015 / 21:17

Gocuman; samimi olalım; kelime kelimesine yazınızın son cümlesi şöyle;Muğla’nın doğal ve tarihi çevresi yerel yönetimlere, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ve Kent Konseylerine emanet edilecek kadar değersiz değil! hakikaten hiç yorum da yok.

musa gokbel 01 Nisan 2015 / 09:36

Sevgili Özcan büyük şehir kampanyası sırasında söylediğim ÖDÜL MÜ CEZA MI tarifinde mücadeleyi rezalet çıkarma boyutuna indirgemen sanırım yer darlığı dan konuşmanın aslı “hukuk mücadelesinden sonuç alınmazsa 5-10 bin kişiyi Valilik önüne toplar önlerine de ben geçerim. Gerekirse kamu oyunun dikkatini çekebilmek için çırılçıplak soyunurum “du.