Koylar halka sorulacak ama… (2)

Bu haber 28 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 892 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Görünen o ki, Göcek Koyları ile randevulaşma gelecek turizm sezonuna kaldı.
Aslında benim gelecek sezon için de umudumu yok!
Halk arasında “Yumurta yigin oldu” diye bir söz vardır.
Yigin olan yumurtadan cibik çıkmaz…
“Göcek Körfezi ile Göcek-Dalaman Koylarının Koruma ve Kullanma Usul ve Esasları” da sanırım yigin oldu!
 
xx           xx           xx
Uygulama ve koordinasyonundan Muğla Valiliğinin sorumlu olduğu “Göcek Körfezi ile Göcek-Dalaman Koylarının Koruma ve Kullanma Usul ve Esasları” adında da yeraldığı gibi ‘esaslı’ bir proje.
Uygulanabilirse, “koylar yorgunluk giderecek”…
Oysa koyların önemli bölümünün “rehabilitasyona” ihtiyacı var.
 
xx           xx           xx
Türkiye kıyılarında en çok koya sahip olan il Muğla.
Sayısal olarak Dünya’nın öteki ülkelerinde durum nedir bilmiyorum, ama Dünya’nın en güzel koylarının Muğla kıyılarında olduğu biliniyor.
Muğla Turizmi öteden beri öncelikli olarak bu koyları satıyor. Bu nedenle, Vali Dr. Ahmet Altıparmak, uygulamanın açıklanan tarihte başlamasını engelleyenlere sitem ederken, şöyle diyordu:
“Eğer Fethiye’deki turizmciler, çocuklarının ve torunlarının da gelecekte turizm yapmalarını istiyorlarsa, bu uygulamaya destek vermeliler. Biz turizmin sürekliliği için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Elinizdeki ürünü koruma kullanma dengesi içinde değerlendiremezseniz, ürünle birlikte geleceği de kaybedersiniz.”
 
xx           xx           xx
Aslında o güzel, cennet koylar, kıyılar gözlerimizin önünde kararıp, yok olup gidiyor…
Farkında mısınız, 90 cennet koy artık yok!
Ege ve Akdeniz’de birer doğa harikası olan ve önemli bir bölümü Anadolu uygarlıklarının kalıntılarıyla taçlanan cennet koylar, birer birer yok oluyor.
Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi’nin, iki yıldır, uzman bir ekiple, kıyı ve koylarda sürdürdüğü envanter çalışması tamamlandı. Ortaya çıkan rapor acı bir gerçeği de ortaya koydu.
Plansızlık, yapılaşma, hor kullanma Didim ile Antalya arasındaki bölgede yer alan ve dünya yatçılarının yüz milyonlarca dolar döviz bırakmasını sağlayan birbirinden güzel koyların yarıdan fazlasını yok etti, diğerlerini de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya…
 
xx           xx           xx
Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi’nin raporunda göre risk altında bulunan ünlü koylar şöyle sıralanıyor:
Didim ile Knidos arasındaki Güllük ve Gökova körfezlerini kapsayan bölgede Torba, Türkbükü, Aspat, Çökertme, Ören ve Çatı;  Knidos ile Marmaris arasındaki Palamutbükü, Hayıtbükü, Kargı, Bencik, Orhaniye, Selimiye, Bozburun Adaboğazı, İnbükü, Gebe Kilise ve Kumlubük; Marmaris ile Fethiye arasındaki bölgede bulunan Göcek koyları…
Önlem alınmazsa birkaç yıla kadar yatların konaklayacağı koy kalmayacak, Akdeniz Çanağı’ndaki 400 bin yattan daha fazla pay almamız gerekirken, Muğla ve dolayısıyla ülke olarak milyarlarca dolar kayba uğrayacağız.
 
xx           xx           xx
Uygulama yetkisi Muğla Valiliğinde olan “Göcek Körfezi ile Göcek-Dalaman Koylarının Koruma ve Kullanma Usul ve Esasları” son günlerin moda deyişi ile “önemli bir açılım”…
Üstelik bu ‘esaslar’ sadece Göcek Koyları’nı değil, bütün koylarımızı kurtarmalı.
Ama daha Fethiye’de yol alınamadı…
 
xx           xx           xx
Ne yapmalı?
Valilik uygulaması karşısında tepki gösterenlerin içinde seçenek sunan tek kişi CHP Fethiye İlçe Başkanı Emrah Doğu oldu. Aslında Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçı’nın önerisi de yabana atılır gibi değil.
CHP İlçe Başkanı Doğu’nun önerisi hiç de fena değil. O da, Göcek Koylarının denetiminin, temizliğinin ve kontrolünün; Dalaman ve Göcek Belediyeleri ile Fethiye Deniz Ticaret Odası’na ve bölgede faaliyet gösteren beş kooperatife verilmesini önerdi.
Olabilir tabi, ama yine de ben “çok başlı denetimlerin” denetimsizliğe yol açabileceği endişesini taşırım…
Başkan Saatçı dünyada ünlü koyların ücret karşılığında kullanıma açıldığına işaret ediyor. Bakın bu güzel işte… Biz de neden olmasın; hem de oldukça pahalı olmalı… Bu uygulama ile elde edilecek paralar yine koylar için harcanır. Bunun böyle olduğunu bilen turistler de istenecek parayı fazla bulmayabilirler.
 
xx           xx           xx
Tabi tartışmaya kalksak, ortaya yeni çözümler getiren olacaktır.
Yeni sorunlar, engeller çıkaranlar da…
Ortaya yeni hangi çözüm gelirse gelsin, koylardaki trafiğin kesinlikle kontrol altına alınması gerekiyor. Trafiğin kontrol altına alınması Dalyan Kanalı’nda da geçerli.
Koy ve körfezlerde Sedir Adası da ilginç bir örnek. Her gün teknelerle yüzlerce kişi buraya taşınıyor.
O kadar insan adayı yoruyor mu yormuyor mu bilmiyoruz. Yine de gördüğümüz kadarıyla, bu tür yerlere ziyaretçi sınırlaması getirilmesinde yarar var.
Elbette Sedir Adası’nı herkes görüp, yaşayabilmeli. İşte bu noktada “randevu” ortaya çıkıyor.
Sanıyorum kıyılarımız ve koylarımız için “randevu” bulunmuş en iyi çözüm.Bu gün Göcek’te “Yassıca Ada” S.O.S. veriyor. Yarın Sedir Adası’nın çığlığını duyabiliriz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.