Köy Enstitüleri

Bu haber 18 Nisan 2015 - 1:09 'de eklendi ve 959 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçmişten günümüze oldukça yaygın kitleler tarafından tartışılan konulardan biri, hiç şüphe yok ki Köy Enstitüleri oldu.

Oysa aynı okullar, öğretmen yetiştirmek gayesiyle 17 Nisan 1940 tarih ve 3803 sayılı yasa ile eğitim ve öğretime başlamıştı.

İlişkin olarak Türkiye’ye özgü bu eğitim projesini, 28 Aralık 1938 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel bizzat yönetmişti.

Dönemin başbakanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un da önemli çabaları olmuştu.

Ne var ki aynı okulların ömrü uzun olmadı.

Zira 1954 yılında, dönemin iktidarı tarafından eğitim ve öğretimden men edildi.

Bu nedenle o gün bugün, geçmişte önemli izler bırakan aynı eğitim kurumu üzerinde sürdürülen spekülasyonlar devam edip gidiyor.

Belli ki her kuruluş yılında köy enstitüleri yine gündeme getirilecek.

Aynı okulların işlevlerini sürdürdüğü süreçte nasıl bir görevin sahibi oldukları uzun uzadıya anlatılacak.

***

Peki neden dönemin iktidarı DP, 1954 yılında Köy Enstitülerinin kapatılmasına karar verdi?

Ne gibi bir gerekçe, aynı eğitimin kurumunu hizmetten men etti?

Açıklandığı şekliyle tek bir gerekçe vardı.

Aynı okullarda bir kısım eğitimcimler, amacı dışında faaliyet yürütmekteydi.

Daha açık bir ifadeyle öğrenciler, belirli bir siyasi görüşü benimsemeleri için yönlendiriliyorlardı.

Bir takım gerekçeler öne sürülse de ön plana çıkan bunlardı.

Ne var ki bu gerekçe, belirli kesim tarafından hiçbir zaman kabul görmedi.

Aynı okullarda görev üstlenen eğitimciler,

Mezun olan birçok gazeteci, medya mensubu ve siyasiler, bu tür iddiaların asılsız olduğunda direttiler.

Bu girişimin mevcut iktidarın keyfi uygulaması olduğunda birleştiler.

Buna karşın dönemin iktidarının yaklaşımı farklıydı.

Öne sürdükleri gerekçe itham içeriyordu.

Onlara göre aynı eğitim ve öğretim kurumları, amacı dışında hizmet etmektedir.

Sonuçta girişimler, Türkiye genelinde konuşlanan 21 Köy Enstitüsünün kapatılmasına dek uzandı.

İlişkin olarak aynı okullar, belirli bir süreçten sonra Öğretmen Okulları olarak eğitim ve öğretimi sürdürmeye devam ettiler.

Hala devam ediyorlar.

***

Bu arada, Köy Enstitülerinin 75. kuruluş yıl dönümü nedeniyle Muğla’da düzenlenen panelde neler konuşuldu?

Birliktelikte yer alan Eski İç İşleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş, Eski eğitimci milletvekili yazar Mustafa Gazalcı, Eski Devlet, Bayındırlık ve İskan bakanı Erman Şahin, 18.dönem milletvekili Tufan Doğu, 22.ve 23.dönem milletvekili Gürol Ergin, 24.dönem milletvekilleri Nurettin demir, Ömer Sühan Aldan ve diğer katılımcılar hangi ayrıntıların altını çizdiler?

Aynı panelde dikkat çeken konuşmayı, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş yapıyor.

Öğretmen bir babanın oğlu olduğunu belirten Gümüş, aynı zamanda eğitimci bir aileden geldiğinin de altını çizerken diyor ki;

Köy Enstitüleri, 1940 tarihinde neredeyse tüm Anadolu’nun okulsuz ve öğretmensiz olduğu dönemde Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün himayelerinde, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’ın çabalarıyla kuruldu.

Bu okullarda öğretmenler köylülere, örgün eğitim verdikleri gibi okuma yazma ve temel bilgileri kazandırmanın yanında, modern ve ilmi tarım teknikleri öğrettiler.

İlişkin olarak arıcılık ve bağcılık öğretiliyordu.

Gümüş’ün belirttiği ayrıntılar doğruydu.

O süreci hatırlayanlar bilir ki aynı köy enstitüleri eğitim dışında çok farklı sanat kollarının öğretilmesi çabası içerisinde oldular.

Gümüş’ün belirttiği gibi Köy Enstitüsünü bitiren bir öğretmen, taşıdığı sorumluluk dışında ziraatçılık, sağlık, duvarcılık, demircilik, terzilik, balıkçılık, arıcılık, bağcılık ve marangozluk gibi sanat dallarını da uygulamalı olarak öğretiyorlardı.

Kim ne derse desin, nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da aynı süreçte sürdürülen eğitim ve öğretim sonrasında pek çok kişi, belirgin bir sanatın sahibi oldular.

Bugün, belirli yaş gurubunda olan birçok sanatkarın evveliyatı, aynı okullara kadar uzanır.

Bu okullar eğitim ve öğretim dışında, pek çok kişinin kısa yoldan hayata atılmasını sağlayan kurumlardı.

Bu nedenle acaba! diyorum.

Aynı okulları kapatmak yerine, iddia edilen eylemlerin sahibi eğitimciler sorgulansaydı.

Şüphe yok ki, çok daha farklı tablo ortaya çıkardı.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Hürriyet Uygar 18 Nisan 2015 / 09:14

Tarafsız ve gerçekçi bir yorum….

Hürriyet Uygar 18 Nisan 2015 / 09:15

Güzel bir bakış açısı…