Kötekli’de Esnaf Olmak

Bu haber 06 Ekim 2015 - 9:45 'de eklendi ve 1.278 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Kötekli’de Esnaf Olmak

 Namık Açıkgöz

 1994 Nisan’ında geldiğimde Kötekli’de tam olarak kaç dükkân vardı bilmiyorum ama hatırladığım kadarıyla 3 pideci, 3 bakkal, 1 berber, 2 büfe ve 2 kahvehane ve 1 de kafe vardı. 1996’dan sonra bunlarda pek fazla artış olmadı ama 2000’lerden itibaren, apartların ve öğrenci evlerinin artmasıyla, Kötekli’de dükkân sayısı hızla çoğalmaya başladı.

Kötekli’nin gelişip genişlemesinin ve büyümesinin elbette bunun tek sebebi, üniversitenin burada kurulması idi.  Öğrenci sayısının amaçsız bir şekilde arttırılmasıyla, yurt ve barına ihtiyacı karşılanamayan öğrenciler sıkıntı çekmekteydiler.  Arazileri uygun olan Köteklililer ve daha sonra buradan arsa alanlar, bir yandan öğrencilerin barınmasına yönelik ko utlar yaparken, bir yandan da öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak dükkânların açılması için zemin katları da ayarladılar. Özellikle 2002’den sonra, Kötekli’de her çeşit dükkân pıtırak gibi açılmaya başladı. En son da, 4-5 seneden beri süper marketler saldırmaya başladılar Kötekli’ye…  (Bu “marketçilik” cinnetine karşı adını “YENİ BAKKAL” olarak korumakta olan ve bu konuda bilinçli bir ısrar sergileyen sevgili esnafımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.)

Muhakkak, insanın çok olduğu yerde, dükkân sayısı ve çeşidi de çok olacaktır ama şu anda görünen o ki, Kötekli’de artan iş yeri sayısı, sağlıklı bir seyir takip etmiyor. Eskiden (Vay beee!… Kötekli’deki değişim hızına bakın ki 2000 başları “eskiden” olmuş.) Kötekli’de esnaflık yapanlar, para kazanma hırsından çok, oraya hizmet götürme aşkıyla dopdoluydular. Muammer hoca, Yeni Bakkal’ın sahibi, Tuncay Baydur,  pideci Hakkı usta, Kaptanın kahvesinin sahibi, muhtarlığın altındaki kahvenin işletmecisi, bir berber ve bir iki de kafe işletmecisi…  Bunlar esnaf geleneğini yaşayan ve yaşatan insanlardı.  Samimiydiler… Sıcak kanlıydılar… “Ben siftah ettim; komşumdan alın lütfen.” diyecek kadar sosyal dayanışmacı ve geleneklerine bağlı insanlardı…  Veresiye verebilen, para üstünü sonra isteyen, çıkışmayan para için “Önemi yok.” diyebilen bir esnaf profili vardı orada… Hasılı büyülü bir esnaflık hakimdi Kötekli’de…

Sonraki yıllarda esnaflık büyüsü bozuldu…

O kadar kalabalık öğrenci grubu, parası olanların ağızlarının suyunu akıttı… Fırsatını bulan Kötekli’de bir yer açmaya kalkıştı… Aynı tür iş yerinden olup olmadığına bakılmaksızın bir sürü dükkân açıldı. İçlerinde istikrarlı ve nisbeten o eski büyüyü muhafaza edenler yok muydu? Elbette vardı. Bir Boncuk Kırtasiye, bir Pilav Ekspres, bir Bebek Kuaför, bir Hoca’nın Mutfağı, bir Yeni Bakkal, bir Bereket, bir Patlıycan, bir Tuncay Market, Bir Yörük Market, bir Kaptanın kahve, eski gelenekten derin izler taşıyan iş yerleri…

Bunların yanında bir de tokatçılar var… Bir iş yeri açarak bir iki sene çalıştırıp tokadı vurup gidenler. Yani öğrencileri çarpanlar. Geliş amaçları mahalleye hizmet değil, öğrencilerin cebindeki parayı almak. Bu tür esnaf, gerçek esnaf değil, tokatçı esnaftır.

Tokatçılara son zamanlarda alkollü içecek satan yerler de eklendi. Öğrencilerin barınmaya, beslenmeye, ev ve okul alış verişi yapmaya ihtiyacı vardır ve bunun için de lokantalar, kırtasiyeciler ve kitapçılar açılır. Hadi arada sırada dinlenmek ve sohbet etmek için kafelere falan da giderler bunu da anlamak mümkün. Ama küçücük Kötekli’de, öğrencinin doğrudan ihtiyacı olmayıp sırf onların paralarını cukkalamak için açılan alkollü mekânlara ne demeli?

Kötekli’ye tokatçı ve cukkacı esnaf yakışmıyor.

Not ve düzeltme: Geçen haftaki yazımda “melezya camii” tabirim, yanlışlıkla “Malezya Câmii” olarak çıkmış ve yazımın amacı olan “Malezya-melezya” ironisi heba olmuştur. O yazım başlığında ve 3. Paragrafın sonunda geçen “Malezya câmii” tamlamaları “melezya câmii” olarak okunmalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.