Kötekli Bir Dertten Kurtuldu « Hamle Gazetesi

Kötekli Bir Dertten Kurtuldu

Bu haber 25 Haziran 2019 - 9:26 'de eklendi ve 2.152 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

Muğla’nın geneli bilmez ama son aylarda Kötekli’de bir olumsuzluk yaşanıyordu: Muhtarlık binasının zemini ihale ile bir şirkete verilmek üzere idi. Zeminde 1 köy kahvesi, bir pideci ve bir de berber vardı. Bu 3 yer de, ihaleyi alan şirket tarafından kafe yapılacaktı.

Kötekli halkı tedirgindi…

Esnaf tedirgindi…

Duyunca ben tedirgin oldum…

Kötekli’de 2 kahvehane vardı. Birisi Muhtarlığın zemin katındaki kahvehane, diğeri Kaptan kahvesi… Her iki kahve de, bildiğimiz, geleneksel köy kahvesi idi. İki kahvehane dışında, Kötekli’de 20’ye yakın “cafe” vardı. Kötekli’nin yerlileri, “cafe”lere değil “gaave”lere giderdi… Berberi, kendi berberi idi; “erkek kuaförleri”ne ayak basamazdı. Kendi berberine girip çıkması, oturup kalkması, alıştığı şeylerdi. “Kuaför”lere girip çıkmayı bilmezdi. Doktorun odasına girerken ayakkabısını çıkaran insan hassasiyeti olan biri kuaföre de rahat girip çıkamazdı, cafelere de… (O tedirgin ayağı Sebahattin Âlî’nin Sivaslı Ali’sinden biliyorum. Hani Ankara Devlet Konservatuarında, sınav odasına girerken ayakkabısını çıkaran Ali…)

Bir de Hakkı usta geleneği vardır Kötekli’de… Kimseler yokken orada olan esnaf Hakkı usta… Pideci Hakkı usta… 3 dükkân değiştiren ama Kötekl’yi terk etmeyen Hakkı usta… Bir Kötekli klasiği olan Hakkı usta…  Dükkanı elinden alındığında Kötekli’yi terk etme ihtimali olan ve terk etmesiyle Kötekli’nin şahsiyetini zaafa uğratacak olan Hakkı usta…

Kötekli kahvehanesi kapanacak, Hakkı usta ve berber orayı terk edecek; yerine gelen de oraya mükellef bir “cafe” açacaktı… Ve böylece Kötekli, şahsiyetinden bir parça daha koparılmasının acısını yaşayacaktı…

Ayrıcaaa…

Kötekli halkı o binayı imece usulü ile yapmıştı ve neredeyse herk köylünün o binada alın teri vardı… Bina 1996-1997’de yapılırken, köy halkının heyecanına yakından şahit olmuştum. 2007’de büyük şehir olma esnasında bina belediyeye devredilmişti.  İşte o bina belediye kanununa göre ihale ile birilerine verilecek ve köye şahsiyet veren bir mekân daha şahsiyet değiştirerek “cafe” olacaktı.

Köylü/mahalleli rahatsızdı…

Esnaf rahatsızdı…

Ben rahatsızdım…

Rahatsızlıklar dile getirildi ve nihayet ihale iptal edildi… Artık “gaave” “gaave” olarak; Hakkı usta, Hakkı usta olarak; berber de berber olarak kalacak…. Göğü kaplayan dut ağaçlarının altında gene sohbetlerimiz olacak.

Hassasiyetleri büyük bir anlayışla karşılayan Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’e teşekkür ederiz.

Son bir not:

Bundan 5-6 sene önce, tatlı bir yaz Ramazanı akşamı, teravihten sonra Tuncay Market’in önünde çay içip sohbet ediyoruz. Sohbette birkaç tane de yaşlı var. Bir ara bir hadsizlik yapıp “Artık cami küçük geliyor… Yıkıp yeniden daha büyük bir cami yaptırsak mı?” demiş bulundum…

Demez olaydım!…

Yaşlılardan biri: “Ben bu camiyi yaparken develerle kum, arabalarla taş taşıdım!… Yıktırmam!…” dedi.  Benim gibi tuzu kuru birinin kolay kararının bir hatırayı yok etmek istemesi beni o kadar üzmüştü ki… O akşamı ve o amcayı hiç unutamam…

Yerleşim merkezleri binalarda, sokaklardan ibaret değildir. Gelenektir, hatıradır, şahsiyettir… Aman yerleşim  merkezlerinin şahsiyetleriyle oynamayalım!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.