Köşeme Sizden Gelenler

Bu haber 28 Ocak 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.357 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Malum son yazılarım AK Parti’nin   üzerine oldu. Yazılarıma okurlarımdan ilginç yorumlar geldi. Adı bende saklı okurumun e-posta ile gönderdiği yorumu paylaşıyorum, katıldığım anlamına gelmez. Şöyle:

Sevgili Özgür, bu yorumu ismim saklı kalmak ricasıyla gönderiyorum, selamlar.

Yeni yapılan Muğla Ak Parti İl Kongresini ve sonrasını ibretle izliyoruz. Kongrede kendilerine büyük haksızlıklar yapıldığını, siyaseten önlerinin kesildiğini söyleyen, başta Seyfi Terzibaşıoğlu ve Şadi Pirci olmak üzere bir takım şahısların, geçmişte Muğla Ak Partiye büyük hizmetler vermiş insanlara yaptıkları ayak oyunlarını unutmadık. Demokrasiden bahseden Seyfi Terzibaşıoğlu’nun ve Şadi Pirci’nin, geçmişte yapılan iki adaylı Muğla Ak Parti Merkez İlçe Kongresindeki demokratlıklarını ve neler yaptıklarını herkes çok iyi biliyor ve unutmadı. Bu şahısların ağzına Demokrasi kelimesi hiç yakışmıyor. ‘Keser döner sap döner bir gün gelir hesap döner’ vecizesi sanki bu ikili için söylenmiş. Sen başkalarına yapınca ala, başkaları sana yapınca feryat figan, yok öyle yağma.

İktidar Partisi olan Ak Partiyi, Belediye Başkan Adayı olarak Muğla’da 3. parti yapma başarısını gösteren, yine yıllardır Belediye Başkanlığını yapmış olduğu, şimdi köy statüsünde olan beldesinde Ak Partiyi 3. Parti durumuna düşüren kişilerin bu partinin yakasından düşme zamanı geldi de geçti bile. Daha fazla gülünç duruma düşmeden köşelerine çekilmelerini bekliyoruz, maazallah bu tutumlarında ısrarcı olurlarsa belki de ihraç edilirler. Siyasetin çöplüğü çok büyük. Rabbimin sopası yok, Rabbimin adaleti var, vurdu mu böyle vurur.”

xx        xx        xx

“AK Parti’de Neler Oluyor?!!” başlıklı (15.01.2015) yazıma en sadık okurum Reşat Öztepe  “Gocuman; yazınızı beklemekteydim ama, Denizlinin Nihat’ı kelimesi her şeyi yerli yerine koymuş oldu. Zira menteşe İlçesi daha mı böyyük Muğla İlinden. Hırs azgınlığı diye bir tarif vardır. Müspet anlamdaki Hırs iyidir. Amma ille illa illa ki diyerek yola çıkar da hırslanırsanız gözünüz kör olur, etrafınızı göremez olursunuz. Bilhassa Yola çıktıklarınızla değil de, yolda bulduklarınızla devam ederseniz, kazanmış olduğunuz tüm güzellikleri ve özelliklerinizi kaybetmeye mecbur olursunuz…” demiş.

Sevgili Reşat Öztepe “Muğlalı Ahmet Davutoğlu” (17.01.2015) başlıklı yazıma da “Gocuman; Aleyhime bile! olsa yalan söyleyemem. Yazınızı okudukça ağlamaklı oldum. Şükür bazı doğruları hala yazan çizen var diye. Partimize (Muğla İl) diğer partilerden gelenlerin hepsi Ordinaryüs demiştim, aynen yineliyorum, ilave olarak da; Muğlalı doğma böyüme moğlalı olunmaz amma, Niçin 16 kişilik kadrodan bir tane bile!? moğlalı çıkamadı. Niçin Partiye Muğlalı olanlar el atmıyor, diyeceğim. Başbakanımıza ve Genel Başkanımıza da hoş geldiniz diyorum. Selam ve sevgi.” yorumunda bulunmuş.

xx        xx        xx

“Muğlalı Ahmet Davutoğlu” (17.01.2015) başlıklı yazıma okurlarımdan Ali Karadaş, önce sabah saat 08.41’de, sonra saat 19.48’de iki ayrı yorum yapmış.  O yorumları bir başka yazımda paylaşmıştım. Merak eden gazetemiz internet sitesinden 17.01.2014 tarihli yazımı tıklayabilir… Ben bu vesile ile Sayın Karadaş’ın şahsımla ilgili övgülerine tekrar teşekkür ediyorum.

Sevgili Reşat Öztepe, “AK Parti’de Ne Değişti?” (20.01.2015) başlıklı yazıma “Gocuman; nihayet beklenen olmasa da Özcan USTA bir yazı yazar (Ak Parti İl Teşkilatı seçimleri) diye düşünülen yazıyı kaleme almışsınız. Önce tebrik ediyorum. Çok fazla yoruma girmem doğru olmaz. Amma, en son cümleden önceki Aydın-Muğla arasındaki hem duyumunuza ve hem de tespitinize katılmamak mümkün görünmüyor.” yorumunda bulunurken, Muzaffer Akça adındaki okurum şöyle demiş:

“Sayın Özgür kongre Muğla için bir facianın başlangıcıdır. Merak ettiğim konu AK Parti’yi Muğla’da sizce kim toplardı? Yani il başkanı kim olmalıydı? Yazarsanız sevinirim.”

Bu okurumu sevindiremedim. Kendisine o gün “Sayın Akça üzgünüm, kim olmalıydı sorusunun yanıtını AK Partililerden almak lazım.” diye yanıt vermekle yetindim.

xx        xx        xx

Reşat Öztepe, kongreden sonra kaleme aldığım “Ya Şadi Pirci Kazansaydı?!!” (21.01.2015) başlıklı yazıma da not düşmüş. Şöyle:

“Gocuman; dünden devam niteliğindeki yazınızı okudum. Tespit ve teşhis doğru. Umarım Muğla Ak Parti Teşkilatı bu kongreden iyi dersler çıkarır da, sonuca ulaşır. Çığır açmak en zor eylemlerden biridir.”

Aynı yazıma “Dava adamı” rumuzuyla not düşen okurum da “Sayın Şadi Pirci ve diğer adaylar mülakata gitti. Başbakanımızın Şadi Pirci’nin aday olduğunu bilmemesi gibi bir algı oluşturmak, sizin gibi bir yazara yakışmıyor. Başbakanımız hem Aydın’da hem de Muğla’da bu konuda Fazlasıyla bilgilendirilmiştir. Bence Ak Partiyi karıştırma fitne çabası içindesiniz. Muğla’ya yakışmıyor bu fitne ve fesat tohumları…” demiş.

Bu yazıma (Fethiye İlçe Başkanı olmalı) Sayın Kadir Sarıhan da “Her şeyde bir hayır vardır. Geriye dönmek Ak Partinin işi değildir. İçten hesap yerine içten kucaklamak esas çizgimiz olduğuna göre yol doğrudur. Saygılarımla..” yorumu yapmış.

“Gerçek AK Partili” rumuzlu okurumda “AK Parti’de Adalet Hareketi” (22.01.2015) başlıklı yazıma “Sayın Pirci ye Muğlalılık konusunda katılıyorum… Bodrumluyum.. Nihat Öztürk’ün dizayn ettiği ilçe yönetiminde başkan dahil hepsi Giresunlu, Karadenizli. Bir tek Bodrumlu yok.” yorumu getirmiş.

Hepsine saygı duyarım.

xx        xx        xx       

Bir de AK Parti’nin Muğla’da Kurucu İl Başkanı olan Yavuz Ercan’dan e-posta aldım.

Kurucu İl Başkanlığını ve Milletvekili Adaylığını yaptığım Partimle ilgili yorumlarınıza, tenkitlerinize ve önerilerinize katılmamam mümkün değil.” diyerek şöyle devam etmiş:

“Çok zor şartlarda, bir avuç, inanmış ve idealist arkadaşlarımla çok büyük bedeller ödeyerek kurmuş olduğumuz Partimiz, yapılan 2002 Genel Seçimlerinde bütün olumsuzluklara rağmen iki Milletvekili çıkarma başarısını ve akabinde 2004 Yerel Seçimlerinde de 1. Parti olma başarısını göstermiştir. Tabi ki bunda Muğlalı hemşerilerimizin partimize gösterdiği teveccühle beraber o dönem görev yapan ve hiç bir şaibeye bulaşmamış arkadaşlarımın karşılık beklemeden yapmış oldukları çalışma neticesi bu başarı yakalanmıştır.

Yazılı açıklamasında “Ben Muğla’mızın CHP’nin kalesi olduğuna inanmıyorum.” iddiasında da Bulunan Ercan sözlerini özetle şöyle sürdürmüş:

Muğla’nın geçmişteki siyasi tercihleri bazen DYP, bazen de ANAP olmuştur. O zamanlar 11 İlçesi olan Muğla, 9 İlçede ANAP’lı Belediye Başkanlarını tercih etmişti. Kırsal kesimin tercihi de ezici bir çoğunlukla çoğu zaman DYP olmuştur. Bizler Muğla’da, Ak Parti’nin kuruluş çalışmalarını yaparken Muğla’mızın bu siyasi hassasiyetini hiç unutmadık. Bu merkezden hareket ederek, Merkez Sağ ağırlıklı kuruluş yapmaya çalıştık. Bunda ne kadar başarılı olduğumuzu, kuruluştan hemen sonra yapılan Genel ve Yerel Seçimlerdeki sonuçları hemşirelerimizin takdirlerine bırakıyoruz.

xx        xx        xx

Sayın Ercan’ın iletisi oldukça uzun. Son olarak şu sözlerini de paylaşayım:

“Bugün yurdumuzun hemen her yerinde, geçmişte DYP ve ANAP’a oy veren seçmen Ak Partiye oy veriyor ve onun tabanını oluşturuyor da bu Muğla’da neden olmuyor. Neden bu ezici seçmen kesimi Ak Parti yerine büyük bir çoğunlukla Muğla’da CHP sini desteklemek zorunda kalıyor. Bodrum, Marmaris, Fethiye, Dalaman, Milas, Ortaca gibi ilçelerimizde bırakın seçim kazanmayı 3. Parti olmamızı, hatta bazı sandıklarda Ak Partiye oy bile çıkmamasını kim nasıl açıklayacak veya açıklıyor. İl ve İlçe Başkanı olmak, Yönetim Kurulu Üyesi olmak isteyenlerin sayısının fazlalığı çok iyi. ama Ak Parti’nin Muğla’daki durumu nasıl acaba, bu kardeşlerim bu duruma mesai harcıyorlar mı? Tüm Teşkilat Mensubu kardeşlerimizin kendilerine öncelikle ‘2015 Genel Seçimlerinde, bu teşkilat yapımızla acaba Muğla’da nasıl bir sonuç bizi bekliyor, İl Kongresi’nde Muğla’yı istiyorum diyen Sayın Başbakanımıza mahcup olacak mıyız? Yoksa Başbakanımızın istediğini verecek miyiz?’ diye sormaları gerekmez mi? Ben her daim, arkadaşlarım için duacıyım. Muğla’da siyasetin ne kadar zor olduğunu amansız olduğunu bilenlerdenim.

Tabi ki İl Başkanı, İlçe Başkanı olmak ve o görevi ifa etmek çok zor olmakla beraber başarılı olmak elzemdir. O koltuklardan güç alan değil güç verenlerden olmak gerek. Sevgili Özgür, şahsınızın vesilesiyle de yeni İl Başkanımıza ve Yönetimine, tüm İlçe Başkanlarımı ve yönetimlerini tebrik ediyorum. Rabbim yar ve yardımcıları olsun.”

Yorumsuz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
sadi pirci 28 Ocak 2015 / 15:05

Sayin ozgur; Adini bile aciklsmaya cesaret edemeyen cok bilmis kisinin bazi bilgileri verme ihtiyaci hissettigimden yaziyorum.Oncelikle o bahsettigi kavgali kongreye Cok istememe ragmen Canakkaleden yetisemedim.Kongreye benim hic mudahalim olmadi cunku ozaman Beld.Bsk.ni idim.Olanda Merkez ilce kongresiidi.Secimde 3ncu parti olma dedigi her secimde kazanma vr kaybetme vardir.Osecimler 50 ile100 farkli kaybedilen secimlerdir.Beyobasinin B.sehir.Ilce ve Cumhr.Bsk.secim sonuclatina bir bakarsaniz sebebinide arastirin.Ayrica bizi kimse kenara atmamis kendi isyegimizle sonucu ne olursa olsun bir ogreti mucadalesinr girilmistir.Lutfen intiksmi kendiniz almis gibi sevinmeyin Cesaretiniz varsa once adinizi yazin sonrada aday olin sizide gorelim.selamlar.

reşat öztepe 28 Ocak 2015 / 22:42

Gocuman; yorumlarımı köşenize aldığınız için sonsuz teşekkür ederim. Derecesiz memnun oldum. Yazınızı okuyanların gün geçtikçe hem çoğaldığını heme acaba ne yazmış Özcan USTA’M diyerek sahifeni ziyaret geçmiş günün yazısı bile olsa takip hayli fazlalaştı. Bu da olaylara ne kadar objektif bakışını ve ustalığını göstermeniz hemde Muğal gibi bir coğrafyada Siyasete yön verebilecek kadar olgunlaşmış kimliğinizle daha uzun yıllar oralarda olunuz sevgili Ustam. Lütfen Ustam dedeme alınmayınız. Zira Siz çırak ve kalfa olmayı o kadar çok isterdim ki, birgün olurmu aceba? sevgi ve saygı.