Köşe Yazarı Kayacık…

Bu haber 01 Temmuz 2017 - 2:06 'de eklendi ve 1.180 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü yazımla ilgili ahret soruları geldi.

Haftalık bir yerel gazetede yazan Veteriner Hekim Yusuf Kayacık’ın “Bir Ak Partili Gibi Yazmak” başlıklı yazısı ile ilgilide…

Kayacık bu son yazısında “Sorumluluk sahibi bir köşe yazarı gibi yazmaya çalışıyorum” demiş. Okurumuzda “Yusuf Kayacık köşe yazarı mı?” diye soruyor.

Ben onay veya referans makamı değilim. Tabi okurumuza böyle diyemedim. “Onun mesleği veteriner hekimlik. Mesleği köşe yazısı yazmaya engel değil” dedim.

Veteriner Hekim Necati Demirel de Muğla’da köşe yazısı yazan ilk Vet. Hekimdir.

Bizim Hamle’de ve öteki yerel gazetelerimizde doktorlar, akademisyenler ve daha çok emekli öğretmenler yazıyor. Engel yok… 

Ben bizde yazanları da biri hariç zevkle okuyorum. O birini sormayın söylemem.

xx           xx           xx

Öteki gazetelerden takip ettiklerim sınırlıdır. Üstelik Muğla’ya dair yazmayanı hiç okumam!

Yusuf Kayacık’ta Muğla’ya dair yazıyor.

Bir AK Partili Gibi Yazmak” başlıklı son yazısında “Gazeteci eleştiri yaparsa bunun adı densizlik olur mu?” diye sormuş. “Hayır” diye yanıt vererek, AK Parti’nin son “Muğla İl Danışma Meclisine” katıldığını ve İl Başkanı Kadem Mete’nin konuşmasını başından sonuna kadar dinlediğini söylemiş. “… ve ben aynı konuyu kaleme almış bir köşe yazarı olarak bu ‘densiz’ kelimesini hiç ama hiç üzerime alınmadım.” diyerek şöyle devam etmiş:

Çünkü sayın Kadem Mete’nin bu cümleyi kurmasına neden olan isimler üç aşağı beş yukarı hepimizin malumu, aslında sizlerde bu isimlerin kimler olduğunu çok iyi biliyorsunuz.

Bunların içerisinde zaten gazeteci olmayıp sadece sosyal medya şarlatanlığı yapanlarında bulunduğu herkesin malumu…

Tabi Kayacık yazılarında AK Partililere hitap ediyor. Kimi, kimleri kastettiğini AK Partili olmayanlar anlayamayabilir.

xx           xx           xx

Yusuf Kayacık’ın yazısının başlığını merak edenler olabilir.

Yusuf Kayacık yazılarıyla partililerine sesleniyor, ama bazı okurlarından “AK Partili gibi yazmıyorsun” diye eleştiri de almış.

Bir AK Partili Gibi Yazmak” başlıklı yazı sanırım buradan çıkmış.

Kayacık yazıda nasıl bir AK Partili olduğunu da anlatmış. “Sorumluluk sahibi bir köşe yazarı gibi yazmaya çalışıyorum” demiş.

Hatta yazısını “… sevgili Özcan Özgür, Nejat Altınsoy, İsmail Atasever ağabeylerim şimdi sizleri daha iyi anlıyorum.” diye noktalamış.

Ben de Kayacık’ı anlayabiliyorum.

Benim için “CHP’li gibi yazmıyorsun” bile demediler.

AK Partili gibi yazıyorsun” dediler. Disiplin Kurulu’na şikayet edip, partiden atılmamı istediler. “Uyarı” cezası uygun görüldü. Tabi ben doğru bildiğim gibi, Muğla için yazmaya devam ediyorum.

Atsalar ne olurdu?

Hiçbir şey olmazdı. Şu anda yaptığım gibi gazeteci sorumluluğu çerçevesinde doğru bildiğimi yazmaya devam ederim.

Çünkü politik beklentim yok. Hiçte olmadı.

Yusuf Kayacık’ın yazılarını bir gazeteci olarak beğenerek okuyorum. O’nun işi zor. O politikada yapıyor. Kendini bilmez densizin biri çıkar Disiplin’e başvurup partiden atılmasını sağlarsa, politikaya verdiği emeğe yazık olur.

Tabi tercih meselesi…

xx           xx           xx

Gelelim dünkü yazımla ilgili ahret sorularına.

Okurlarımızdan biri “Bayramlaşmada CHP İl Başkanı, Menteşe ilçe Başkanı yok muydu?” diyordu. Sanki İl Başkanı Mürsel Alban’ın ve Menteşe İlçe Başkanı Erkan Aydın’ın bayramlaşmada olduğundan eminmiş edasıyla konuşuyor ve adeta hesap soruyordu.

Okurlarımıza karşı boynumuz kıldan ince.

Alban ve Aydın için “Bayramlaşmada yoktu diyemem” ama “Vardı” da diyemem.

İkisini de görmedim…

Ama meraklanıp, üzülmeyin Erol Kutlay oradaydı.

Milletvekilleri Mehmet Erdoğan ile gelen MHP’liler CHP’lilerden, AK Partililerden kalabalıktılar.

Bundan önceki bayramlaşmalara en kalabalık CHP’liler gelirdi.

Bu bayramlaşmada CHP’nin üç milletvekilinden birisi bile yoktu.

Belki CHP’liler de milletvekilleri olmadığı için geçmiş yılların katılımını göstermemişlerdir!

xx           xx           xx

Ahret soruları bitmedi.

Bir başka okurumuzun sorusu da şöyleydi:

İki cemiyet başkanınız var. İkisi de gelebildi mi?

Soruyu soran muhtemelen o gün oradaydı. Soru kasıtlı. Kendimize toz kondurmadığımızı düşünüyor olabilir.

Ama ortada korunup, kollanacak bir şey yok.

Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut ve Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan… İkisi de yoktu.

Ama merak etmeyin Ünal Türkeş o gün oradaydı…

Elbette mazeretleri olabilir. Olmayabilir de… Bayram tatili yapmak istemiş olabilirler. Buna hakları var.

Keşke yönetimlerinden birini görevlendirselerdi. Herhalde temsil yeteneğine sahip meslektaşlarımız vardır yönetimlerde. Gazeteciler Cemiyeti bu, kuşçular derneği değil…

Umarım Vali Amir Çiçek için düzenlenen veda yemeğine katılmışlardır.

xx           xx           xx

Süleyman Akbulut ve Cem Kaytan cemiyet başkanları olarak gelmemişlerdi ama gazetecilerde gelmemişti.

Geçmiş yıllarda hep birlikte Öğretmen Evi’nde olurduk…

Ben, İsmail Atasever, Mustafa İnci ve Kadir Tamer birlikte oturduk.

Bekir Tosun da yoktu.

Bekir Tosun büyükleri ile bayramlaşmaya Çine’ye gitmişti.

Yoksa mutlaka Öğretmen Evi’nde bayramlaşmada olurdu.

Bekir Tosun yerel gazetelerimizin neredeyse tamamının abone olduğu İHA’nın temsilcisi.

Tosun yoksa haber de yok.

Doğrusu refikimiz gazeteler bayramlaşma haberini nasıl verdiler çok merak ediyorum.

Allah Bekir Tosun’a kaza, bela, hastalık vermesin…

Geçmişte bayramlaşmalara gazete patronlarının da geldiği düşünülürse geldiğimiz nokta üzücü ve düşündürücü bir durum.

Muğla’da bütün partilerin kadrolarında bir gerileme, bir düşüş yaşanıyor, siyasette, siyaset yapanlarda bir yavanlık var. Bizim gazetecilikte bu yüzden aynı durumda olabilir mi? Yoksa gazetecilik bu hale geldi de, siyaset mi bizim yüzümüzden bu hallere geldi?

xx           xx           xx

Ben tabi gazeteciyim, ama “haberci” değilim.

Dünkü “Vali Amir Çiçek Neden Alındı?” başlıklı yazımda protokolün tamamını yazmamıştım. Protokolde Bülent Karakuş’ta vardı. AK Parti MKYK Üyesi olarak mı, MUTSO Başkanı olarak mı oradaydı, bilmediğim için es geçtim.

Bayramlaşmada protokol masasında Vali Amir Çiçek ile Milletvekilleri Nihat Öztürk ve Mehmet Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız, İl Jandarma Komutanı Albay Yavuz Özfidan, İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya ve daire müdürleri vardı.

Tabi orada AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz, AK Parti İlçe Başkanı Erdoğan Ünal, CHP’den Cumhur Çoban, Erol Kutlay, Ünal Türkeş ve AK Parti’den Yusuf Kayacık öne çıkan isimlerdi.

Gazetecilik zor zanaat… Siyasette öyle, zor sanat…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.