Koruma alanları mercek altında

Bu haber 22 Ocak 2015 - 0:20 'de eklendi ve 1.057 kez görüntülendi.

ockkkÇevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Türkiye genelindeki doğal sit alanlarının yeniden tespit edilmesi için proje başlattı. En fazla SİT alanının bulunduğu illerden biri olan Muğla’da projeyle ilgili ilk adımlar atıldı. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya, Marmaris ve Menteşe İlçesi’nde gerçekleşen toplantıda Muğla’da ki koruma alanları ve yapılacaklar hakkında bilgiler verdi. Sabah saatlerinde Marmaris’te düzenlenen toplantıda konuşan İyimaya, Türkiye’deki en uzun kıyı uzunluğuna sahip Muğla’nın hem sanayi, hem de turizm baskısı altında olduğunu ve baskıların çeşitli tahriplere yol açacağını düşündüğünü söyledi.

Özcan Özgür

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Türkiye genelindeki doğal sit alanlarının yeniden tespit edilmesi için proje başlattı. En fazla SİT alanının bulunduğu illerden biri olan Muğla’da projeyle ilgili ilk adımlar atıldı. “Muğla Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi”nin eğitim toplantısına Marmaris’teki bir otelde Muğla Valisi Amir Çiçek, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya, projede görev alan akademisyenler ve teknik personelin katılımıyla başlandı. 3 gün sürecek eğitim çalışmasında sunumlar yapılıp, doğal sit alanlarında incelemeler gerçekleştirileceği belirtildi.

Toplantının açılışında konuşan İyimaya, Türkiye’deki en uzun kıyı uzunluğuna sahip Muğla’nın hem sanayi, hem de turizm baskısı altında olduğunu ve baskıların çeşitli tahriplere yol açacağını düşündüğünü söyledi. Genel Müdürlük olarak işe ellerinde hangi doğal değerlerin olduğunu tespit ederek başladıklarını belirten İyimaya, “Ürettiğimiz projeyle bin 273 olduğu belirtilen Doğal SİT alanının 2 bin 134 tane olduğunu tespit ettik. Bu doğal sitlerin aynı zamanda 49 bin 110 tarafı var. 49 bin 110 dosyanın muhataplarını göz önünde bulundurduğunuz zaman nüfusun önemli bir kısmının doğal sitlerle, tabiat varlıklarıyla ilgili problemleri var” dedi.

Doğal sit alanlarının yeniden incelenip ve değerlendirildiğini ifade eden İyimaya, daha önceden bilimsel olmayan bir şekilde tespit edilmiş olan doğal sit alanlarının, başlattıkları bilimsel çalışmayla yerinde incelendiğini ifade etti. Alanların doğal yapısı nedeniyle bir yıl içindeki 4 farklı dönemde bu gözlemlerin yapılacağına işaret eden İyimaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu incelemeler büyük ihtimalle yılsonunda tamamlanacak. Önümüze gelen bu raporlar, bir yerin doğal sitten çıkması gerektiğini söylüyorsa, biz o alanları çıkartacağız. Eğer kesin korunması gerekiyorsa da o bölgede yaşayan vatandaşlarımızın mağduriyetlerini giderici tedbirler alacağız. Muğla’daki alanlarla ilgili değerlendirme yılsonunun ilk çeyreğinde netleşmiş olacak. Bu kesin karar olacak ve tartışırlığı bulunmayacak.”

Yapılacak bilimsel çalışmanın ardından hassas koruma alanı olarak belirlenen yerlerde kesinlikle özel mülkiyeti barındırmayacaklarına değinen İyimaya, bu yerlerdeki özel mülkiyetlerin kamulaştırılacağını bildirdi.

Köylünün 1970’li yıllarda yeterli inceleme yapılmadan belirlenen sit alanları nedeniyle mağdur olduğunu dile getiren İyimaya, “Öyle köylerimiz var ki, SİT alanları nedeniyle vatandaşlar ev yaptıramadıkları için evlatlarını evlendiremiyor. Kırsaldaki bu insanlara çok küçük değerlerle de olsa yaşama hakkı verirsek, bu problemlerini çözecek bir değer oluşturursak görevimizi yapmış olacağız” diye konuştu.

İkinci toplantı Menteşe’de gerçekleşti

Muğla’da ki koruma alanları ile ilgili ikinci toplantı Menteşe İlçesi’nde gerçekleşti. Muğla İl merkezi olan Menteşe İlçesi’nde Muğla Valiliği’nde gerçekleşen toplantıya Muğla Valisi Amir Çiçek, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya ile Büyükşehir Belediyesi personeli ile ilçe belediye başkanları katıldı.

Toplantıda konuşan Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Osman İyimaya, yaşanan sıkıntılar ile ilgili neler yapılabilir konusunda bir araya geldiklerini söyledi. İyimaya, “Biz genel müdürlük olarak Muğla’ya farklı bakıyoruz. Mevzuatlar karmaşası bazen farklı problemleri ortaya çıkarıyor. Bölgenin problemlerini biliyoruz. Bu problemlerin çözümü ile ilgili tedbirleri almak bizim görevimiz. Datça-Bozburun ve Marmaris bölgesinin yaklaşık 10 yıla yakın zamandır planı yoktu. Kaçak ve kontrolsüz yapılaşma çoğaldı. Biz siyasi iradenin imzası ile bu planları yaptık. Fakat alt kademe ile ilgili planlar bir anda olacak değil. Plan olmayan yerde kaçak yapılaşma hortlar ve bölgeye olan makro bakışları çözemezsiniz. Biz bakanlık olarak makro bakış açısı ile bu bölgenin daha iyi korunması, bu bölgedeki yatırımların daha iyi hizmet bulabilmesi açısından bir bütün proje yaptık. 2004 yılından 2014 yılına kadar Muğla bölgesine 60 milyon liralık kanalizasyon, altyapı, içme suyu, yatırımı gerçekleştirdik. Bugün yaşanan sıkıntılar 6360 sayılı Büyükşehir yasasının getirdiği sancılardır. Basında Muğla ile ilgili bakanlığımızı ilgilendiren eleştiri kültürü açısından farklı haberler okuyoruz. Bunlar bizim uzlaşı kültürümüzün dışında olduğu için de yanlış yapıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı ile masaya oturarak sorunları masaya yatırarak çözüm önerilerini ile ilgili gerekli tedbirleri almalıydık” dedi.
Muğla Büyükşehir belediye Başkanı Osman Gürün, farklı ve karşı taraflarda olan iki kurum olmadıklarını söyledi. Gürün, “Yıllardır koruma alanı içine sokulmuş fakat plansız alan olarak 30 yıldır devam eden alanlarımız var. Bunların bir an önce karşılıklı konuşarak birlikte ortak akıl ile bu yerlerin bir an önce planlanmasını yaparak insanların merakını gidermek zorundayız. 6360 sayılı Büyükşehir yasası hala tüm kurumlarda tam anlamıyla anlaşılmış değil. Sıkıntımız buradan kaynaklanıyor. Bunu çözer miyiz, evet çözeriz. Esas aldığımız konu hukuktur. Kaçak yapı konusu çok önemli bir konu. Mevcut bir kaçak yapı stokumuz var. Geçmişte kaçak yapılar ile ilgili alınmış, fakat uygulanmamış kararlar var. Bir ateş topu gibi elimizde bu konu duruyor. Bu sorun taşı kaldırarak veya parmak kaldırarak çözülecek bir sorun değil. Ben üzerimde çok büyük bir sorumluluk taşıyorum. Bir tek hatam, yeryüzü cenneti Muğla’mızı bir hançer gibi yaralayabilir” dedi.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.