KORKU VE ENDİŞE SÜRÜYOR « Hamle Gazetesi

KORKU VE ENDİŞE SÜRÜYOR

Bu haber 20 Mayıs 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.003 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

2 günlük süreçte Muğla ve çevresi 103 adet yer sarsıntısına sahne olmuşsa, hiç kimse halkın endişe duymadığını söyleyemez.
Bazıları artçı depremler bile olsa, neticede oluşan yer sarsıntısı.
Şakaya gelir hiçbir tarafı yok.
Öyleyse hiç kimse yadırgayamaz.
Ve de yadırgamamalı.
Eğer aynı deprem, çok değil yerin 5.4 KM derinliğinde meydana gelmiş.
Rechter ölçeğine göre en fazla 4.6 şiddetinde deprem oluşmasına karşın halk panik içerisinde kalmışsa.
Dolayısıyla özellikle Ula ilçesi ve çevresi halkı geceyi sokakta geçirmişse.
Dedim ya tedirginlik duyması yadırganamaz.
Kimse de kınayamaz.
Sonuçta can tatlı.
Yaşam güzel.
Risk içeren her hangi bir olay elbette beraberinde korku ve endişe getirir.
Tıpkı geçtiğimiz hafta içerisinde kendini gösteren yer sarsıntıları gibi.
***
Aslında hepimiz biliyoruz ki;
Ülkemizin bazı kentleri gibi Muğla ve çevresi ezelden beri önemli deprem kuşağı üzerinde bulunan yerleşim birimi.
Geçtiğimiz yüzyılda ülkemizin birçok ilinde oluşan, ilişkin olarak çok sayıda deprem bunun bariz göstergesi.
Aynı depremlerde çok önemli hasarların meydana gelmesi bir yana tahminlerin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetmişse, hiç kimse Türkiye deprem gerçeğini göz ardı edemez.
Zaten konuya ilişkin bilim adamlarının üzerinde birleştiği temel nokta da bu şekilde.
Onlara göre;
Türkiye’nin güneybatı ucundaki gerginlik sonucu meydana gelen küçük ölçekli depremler, önümüzdeki süreçte de devam edecek.
Bilim adamlarına göre bir başka realite, aynı bölgede depremlere neden olan fay hattının hareketli olduğu.
Dolayısıyla bundan sonra meydana gelebilecek aynı ölçekli depremlerin sürpriz olmayacağı belirtiliyor.
Kısaca her hangi bir sarsıntıda vatandaşımızın etkilenmemesi olası değil.
Bu bağlamda Ula ve çevresinde konuşlanan halkımızda fazlasıyla tedirgin oldu.
Kaldı ki yaşadığımız kent Muğla merkezde de sarsıntı kendini gösterdiği için vatandaşımız aynı endişe içerisinde kaldı.
16 Mayıs sabahı saat 6 sularında oluşan sarsıntı üzerine baktığımızda tüm evlerin ışıklarının yandığını gördük.
Bu da gösterdi ki depremin şiddeti çok fazla olmasa da ister istemez bir tedirginlik yarattı.
***
Bu durumda ister istemez bazı sorular zihinleri kurcalıyor.
Muğla ve dolayları önemli deprem kuşağı üzerinde olduğuna göre, halk bunun bilincinde mi?
İlişkin olarak yapılaşma gerçekleştirilirken, malzeme kullanımında istenen ölçekte özen gösterdi mi?
İşte vatandaşımız adına en sevindirici ayrıntı bu.
Geçmişten günümüze depremin ne denli hasar yaratacağı bilincinde olan insanımız, daha bir dayanıklı evlerin inşası noktasında azami dikkat gösterdiği bir realitedir.
Elbette istisnalar vardır.
Hiçte elverişli olmayan, özellikle dere kenarları ve heyelana açık yerlerde bir kısım evler yapılmıştır.
Ama bunlar istisna teşkil edecek kadar cüzidir.
Kaldı ki, ilgili ve yetkililerin uyarması neticesinde bunların bir kısmı ya yıktırılmış ya da bir takım ilavelerle desteklenmiştir.
Sonuçta Muğla ve çevresi adına değişmez realite, önemli bir deprem kuşağı üzerinde bulunduğudur.
Buna karşın halkın deprem bilincinde olması, dolayısıyla ona göre hareket etmesi, sevindirici bir nokta.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.