Kontenjan Aldan Mı, Akkaya Mı?

Bu haber 02 Nisan 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.412 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bu günlerde gündemin maşallahı var.

Gerçi pek öyle insanı ısıtan, rahatlatan, keyif veren olay da yaşanmıyor ya… Yine de Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı dava sonucu Dalaman’da ihale edilen 4 koydan biri ile ilgili Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmenin durdurulması kararı sevindirici ve umut verici oldu…

Tabi insan onca konunun hangisini ele alacağını şaşırıyor. AK Parti’nin aday adayları adeta birbirlerini tükettiler. Herkes şokta… Muğla Belediye Başkanlığı için tahsis edildiği söylenen ve CHP İl Başkanı Mürsel Alban’ın üzerine vazifeymiş gibi savunmaya kalkışıp üstüne tüy diktiği makam otomobili AK Parti’de yaşanan çirkinlikleri örter gibi oldu…

Muğla ise her iki olumsuzluğun şaşkınlığı içinde…

xx        xx        xx

Bir okurum “Muğla Büyükşehir Belediyesi o makam otomobilinin ederi ile koyların ihalesine katılamaz mıydı?” diye sordu.

Güzel soruydu… Bu gün bu konuyu ele alabilirdik. Hatta bu gün CHP İl Başkanı Mürsel Alban’ın “İlgili araç Belediyenin bir Banka da bulunan mevduatından dolayı ilgili banka tarafından belediyemizin kullanımına tahsis edilmiştir ve Belediyemiz kasasından 1 lira çıkmamıştır. Aynı yöntemle de Denizli Büyükşehir Belediyesinde kullanılmaktadır.” ifadesine dayanıp, “Denizli Belediyesi’ni örnek alan belediyemiz o belediyenin su tarifesini de örnek alacak mı?” diye soran bir yazı da kaleme alabilirdim.

Neyse… Sonra.

xx        xx        xx

Şimdi herkes merak ediyor;

Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Gürün, kendi elleriyle partisinin il başkanlığı koltuğuna oturttuğu Mürsel Alban’ın yaygın basının manşetlerine taşınan ve “özrü kabahatinden büyük” dedirten  “gafını” nasıl izah edip, makam otomobili konusunda parti tabanını ve Muğla kamuoyunu rahatlatacak?

AK Parti aday adaylarının sosyal medyada sergilenmekle kalmayıp, yaygın basının manşetlerine taşınıp, oralardan Dalaman’da bir yerel gazetenin sayfalarına yapışan kirliliği hangi temizlik malzemesi ile ortadan kaldıracak?

Umarız aday adaylarından Cavit Okur’un yaptığı gibi “parelele” bağlanmaz!

xx        xx        xx

Şimdi Muğla’da herkesin merak ettiği bir başka konu var;

-CHP Genel Merkezi Muğla’da kontenjana ayırdığı ikinci sırayı kimin için kullanacak?

İkisi kadın başvuruda bulunan 5 adaydan bir kadını mı, yoksa bir erkeği mi değerlendirecek?

-Yoksa o beş ismin dışında bir isim mi var?

Bu konuda rivayet muhtelif…

Son zamanlarda 21 Mart’ta yapılan önseçimde (temayül yoklaması) sandıktan çıkan sonucun aynen uygulanması gerektiğini savunup, böylelikle üçüncü sırada çıkan Burak Erbay’ın parlamentoya gitmesini sağlamak isteyenler varmış!

Oysa böyle bir düşünce içine girip, Emrah Doğu’ya yapılan haksızlığın açtığı ve mühürlenmeye başlayan yarayı kanatacaklarına, 4 çıkarmanın mücadelesini verebilirlerdi… (!)

xx        xx        xx

İlginçtir 21 Mart önseçimi sonuçları ile ilgili yorumlarıma sadece Yatağan Belediye Başkanı Haşmet Işık’tan itiraz gelmişti. “Ben Emrah Doğu’yu kesmedim” diyordu.

Bir itiraz da Emrah Doğu’dan geldi. Bana değil, Başkan Işık’a…

Bu da bir başka yazının konusu olur.

Şu kadarını paylaşayım, Doğu, “Belediye Başkanı Osman Gürün ve ekibine karşı doğum yerim Menteşe dahil her ilçede örgüt iradesi tarafından sahip çıkıldım. Hiç kimse merak etmesin daha 42 yaşındayım.” diyordu.

xx        xx        xx

Uzun zaman sonra CHP teşkilatları önümüzdeki genel seçim öncesinde adeta bayram sevinci yaşıyorlar… Çünkü her yerde “örgüt iradesine” başvuruldu.

CHP delegesinin Muğla’da olduğu gibi her yerde görevini yaptığı görüldü. 30 Mart yerel seçimlerinde “önseçim” konusunda adeta örgütle dalga geçip, parti tabanının “demokrasi” talebini istismar eden dönemin İl Başkanı Mustafa Öztürk’ü Muğla’da sandığa gömen delege, CHP Genel Başkanlarından Adnan Keskin’i de Denizli’de sandığa gömdü…

Denizli’de Keskin’in gömüldüğü sandıktan birinci ve üçüncü sırada da iki kadın aday çıkmış.

Muğla’da ilk 6’da tek kadın aday yok!

Doğrusu bu konuda CHP delegesini eleştirmek de haksızlık olacaktır.

Ben yazılarımda aday adayı olan CHP’li kadınları kutladım. Ne yazık ki “Şu seçilmelidir” de diyemedim. Bir “gazeteci” olarak Zühra Dönmez dışında hiç birini tanımıyordum. İnsanın hasatta yüzü olması için biraz da tarlada izi olması gerekir değil mi?

En son Milas’ta Bafa Belediye Başkanlığı yapan Dönmez de belediye başkanlığından öte bir “kadın siyasetçi” olmadı!

O yüzden önseçim sürecinde “madem kontenjan var, kadınlar için kullanılmalı” diye ısrarla yazdım…

xx        xx        xx

CHP’nin bütün önseçimleri tamamlandı. CHP Parti Meclisi‘nin aldığı karar doğrultusunda 45 seçim bölgesinde hakim denetiminde önseçimler yapıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da İzmir’de önseçime katıldı, sandıktan partisinin milletvekili adayı olarak çıktı…

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu sandıktan çıkarken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin sandığa takılırken, Muğla’da kontenjana ayrılan ikinci sıraya bir erkek politikacının getirilmesini anlamakta ise güçlük çekiyorum!

Ömer Süha Aldan bir dönem yaptı… Gerçi 30 Mart Yerel Seçimleri sırasında Ankara’da Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün öngörü ve talepleriyle hareket ettiğini söyleyenler olsa da kimse bir hayrını gördüğünü söyleyemez.

Bu günlerde bir de Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya’nın adı geçmeye başladı. Muğla O’nun ne hayrını görecek?

xx        xx        xx

CHP Genel Başkanı Kılıçdardoğlu İzmir 2’inci Bölgeden birinci çıkmayı başardı. Kılıçdaroğlu, geçerli oyun yaklaşık yüzde 85’ini aldı. Bu sonuçla, ilk sıranın genel merkez kontenjanından bir kadına ayrılacağı 2’inci bölgede, CHP lideri Kılıçdaroğlu  2015Genel Seçimlerine 2’inci sıradan katılacak.

İzmir’de kadına gösterilen pozitif ayrımcılık Muğla’da neden gösterilmiyor?

Muğla’da kontenjana PM Üyesi Rana Bozkurt ve PM eski Üyesi Nazmiye Halvaşi başvuru yaptı. Üç de erkek var; Yatağanlı Prof. Dr. Akın Kapubağlı, Fethiyeli Kadir Özdemir ve Konyalı Ömer Süha Aldan

Bu konuda daha önce yazdığım bir yazımda “Bu beyler pozitif ayrımcılık mı istiyor?” Yoksa “Kontenjana başvuran 3 erkek de acaba Muğla’da erkek siyaseti adına eksiklik mi gördüler?”… demiştim.

Bu isimlere bir de Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya eklendi. Kendisi Mesudiyeli, ama Datça Mesudiye değil, Ordu Mesudiye… Kendisinin Genel Başkan Yardımcısı olmanın dışında özelliği ne derseniz; eşi Muğlalı ve 2004’ten beri Basın İş Sendikası Genel Başkanı

Bu mu yani?

Önseçimde Kılıçdaroğlu’nu gazeteci kökenli milletvekillerinden Cumhuriyet Yazarı Mustafa Balbay ile bir başka gazeteci Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Serter izledi. İzmir 1’inci Bölgenin birincisi ise mevcut milletvekillerinden DİSK yöneticiliğinden gelme Musa Çam oldu.

Keşke Sayın Akkaya’da onlarla birlikte sandığa girseydi…

xx        xx        xx

CHP teşkilatları geçen 4 yılda kendini Muğlalılara tanıtamayan, Prof. Dr. Gürol Ergin kadar Muğlalı olamayan Ömer Süha Aldan’ı istemiyor.

Bunu bile bile insan hangi yüzle “yeniden” der anlamıyorum…

Bu kontenjan Muğla’ya İzmir örneğinden sonra ancak bir kadın aday ile anlatılabilir.

CHP Genel Merkezi’nde Rana Bozkurt ve Nazmiye Halvaşi’de eksiklik gördü ise Yakup Akkaya’nın eşini aday gösterebilir!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.