Konfor Düşkünlüğü

Bu haber 16 Mayıs 2018 - 3:51 'de eklendi ve 1.089 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris KOÇ

Etrafımız eğitimi, okumayı, öğrenmeyi okul sıralarında bırakıp hayata atılan ve hayatında öğrenme ve kendini geliştirmeye yer olmayan insanlarla dolu. Çünkü kapalı bir toplum, sınırlı bir sosyal ağ ve sosyal çevre içinde yetişen ve yaşayan kişilere günlük yaşamda sınırlı bir bilgi ve görgü yeter. Bu sınırlı bilgi ve görgü üzerine kurulan yaşam ve ilişkiler, düşük risk ve az karmaşıklık içerdiğinden kişiye bir rahatlık ve konfor sağlar.

İhtiyaçları ve beklentileri sınırlı olan ve bunun konforuna alışan kişi; bilgi ve görgüsünü arttırma, sosyal çevresini genişletme, sosyal ve kurumsal ilişkilerini geliştirme ihtiyacı da hissetmez. Eğer bu kişi bir çalışan ise evi ile işyeri, çalışmayan bir kişi ise evi ile kahvehane (veya cami, lokal vs.) arasındaki hattın dışına zorunlu olmadıkça çıkmaz. Bu hattın dışına çıkmak, farklı sosyal ortamlara girmek, farklı sosyal etkinliklere katılmak; dolayısıyla da ilişki ağını genişletmek onun için bir risk taşır. Bu nedenle risk almaktan korkanların güzergah ve durakları genellikle değişmez.

Konfor düşkünleri sürekli olarak kendinden, bilgisinden, dürüstlüğünden, çalışkanlığından, sahip olduğu imkanlardan, çocuklarından bahsetmeyi sever. Çünkü kıymetli olan her şey, etrafıyla da paylaşılmalıdır.

Konfor düşkünleri öğrenmekten korkar. Bilgi ve görgüsüne çok güvendiğinden ve yenisine ihtiyaç duymadığından öğrenme ihtiyacı hissetmez. Onlar için eğitim ve öğrenme okul hayatı ile sınırlıdır. Çünkü hayatta yapılması gereken çok daha önemli işleri vardır.

Bu kişiler okumayı da hiç sevmez. Kitaptan anladıkları yalnızca ders kitaplarıdır. Eğitim, öğrenme ve kitap yalnızca bir diploma alabilmek için gerekli şeylerdir. Ne de olsa kendisi hayat için yeterli bilgi, görgü ve deneyime fazlasıyla sahiptir.

Olmaz ya, olur da bilgisi yetersiz kalırsa ve yeni bilgilere ihtiyaç duyarsa, çare hazırdır. Onun yerine düşünen, karar veren, her şeyi bilen birileri, bir büyüğü/bir üstü vardır nasıl olsa. Konforunu bozmaya, endişelenmeye gerek yoktur. Bu akıl hocasına(!) danışmak, onun sözünü dinlemek (daha doğrusu sözüne bakmak) yeterlidir.

Ülkemizde sosyal, siyasal ve dinî açıdan yaşanan birçok problemin kaynağında bu konfor düşkünlüğünün, kolaycılığın olduğuna inanıyorum. Kişisel ve meslekî gelişim için çaba harcamadan, elde olan ile yetinenler, yetersizlik hissettiği veya başa çıkamadığı durumlarla karşılaştığında zihninde ve gönlünde yücelttiği bir otoritenin kanadı altına girerek huzur bulur. Bu otorite, kendisi gibi düşünenler tarafından kutsanan kişilerdir. Düşünmeden, sorgulamadan koşulsuz itaat eden bu konformist müridler için yalnızca söyleneni yapmak yeterlidir.

Konfor düşkünleri için belirsizlik, karmaşıklık ve değişim istenmeyen durumlardır. Etrafındaki kişilerin, koşulların, eşyaların değişmesinden hoşlanmaz. Değişimi ve gelişimi kendi varlığı için bir tehdit olarak algılar. Çünkü kişileri, koşulları, çevresini ve kendisini değiştirme, geliştirme cesaretleri yoktur.

Konfor düşkünleri, kendilerinin kontrolü dışında gelişen her durumdan ve kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi yaşamayan herkesten rahatsızdır. Tek doğru, kıt bilgileri ya da otorite(!) tarafından kendisine söylenenlerdir. Konfor düşkünleri, ortalamanın dışına çıkan, üreten, soran, sorgulayan herkes hakkında olumsuz düşüncelere sahiptir.

Konfor düşkünü bir yönetici ise yönetimi altındaki herkese korku ve kuşkuyla yaklaşır. Korku, güvensizlik ve kontrol bu yönetimin en belirgin özelliğidir. Etrafındaki herkes, başına bir iş açma ihtimali taşıdığından kontrol altında tutulmalıdır. Bu nedenle etrafındakilerden koşulsuz itaat ve yalnızca işini yapması beklenir. Kendisine bağımlı olan konformist çalışanlar, en iyi çalışanlarıdır.

Konfor düşkünleri; sosyal çevrenin, kurumların, ticaretin, siyasetin değişmesinin, üretmesinin ve gelişmesinin önündeki en büyük engeldir.

Konfor düşkünlerinin rahatı kaçacak gibi görünüyor. En azından soran, sorgulayan, herkese boyun eğmeyen ve kabuğuna sığmayan bir nesil geliyor.

NOT: Konformizmin anlamı, rahatına düşkünlük veya konfor düşkünlüğü değil; uymacılık, taklitçilik, boyun eğmek yani koşulsuz itaattir. Kelimenin anlamını bilmeden ahkam kesenlere duyurulur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.