Komisyon da Başkan Gürün de Varmış!

Bu haber 25 Ağustos 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.516 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Ne oldu, ses soluk kesildi? Yorgan gitti, kavga bitti mi?

Sahillerimizdeki günübirlik alanlardan söz ediyorum. Bu konuda son bilgimiz, Muğla İdare Mahkemesi’nin Ölüdeniz günübirlik alanları ve Dalyan-İztuzu Kumsalı, Akyaka-Akçapınar Kumsalı ile ilgili Muğla Valiliği MUÇEV şirketi tarafından yapılan ihaleler için yürütmeyi durdurma kararı vermiş olması.

Yani bu üç nokta MUÇEV’den ihale kazananların elinde değil?

Peki, kimin elinde?

xx        xx        xx

Turizm sezonunun kimine göre sonunda, kimine göre ortasındayız. Sahillerde belirsizlik, keşmekeş ve hatta anarşi yaşanıyor!

MUÇEV’in yaptığı ihalelerden sanıyorum sadece Akbük ihalesi yürürlükte. O ihalede bir garip. İhaleyi alan firmanın yatırılması gereken kiranın tamamını yatırmadığı gibi girişten 15 lira almaya devam ediyor. Hatta tuvaletten de para alınmaya başlandığı söyleniyor.

“Önce kazanın, kirayı sonra ödeyin, deselerdi bu ihaleye biz de girerdik.” diyenler var!

Kiranın ödenmemiş olması ihalenin iptalini gerektir mi? Gerektiriyorsa; ihalenin iptali durumunda toplanan 15 liralar ne olacak?

Akyaka’nın Akçapınar kumsalını merak ediyorsanız, orayı da sok götürüyor!

xx        xx        xx

Soruları kime mi soruyorum?

Muğla Valisi Sayın M. Hakan Güvençer’e!

Sahillerimizdeki günü birlik alanlarla ilgili yazılıp, çizilmedik kalmadı. Muhtemelen yalan yanlış şeylerde yazılıp çizildi. Ve muhtemelen bu hengâmenin içinde biz de yer aldık. Tabi sonuçta, bu çok önemli konuya el yordamı ile yaklaşıyoruz… Doğrusu bu beni rahatsız ediyor.

Peki, bu durum Valimiz M. Hakan Güvençer’i rahatsız etmiyor mu? Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün umursamazlığı nasıl açıklanabilir?

Sayın Valim soruların yanıtını sizden bekliyoruz. Bunca zamandır suskunluğunuzun nedenini bilmiyoruz ve artık suskunluğunuza makul bir yorum da bulamıyoruz…

Biz “vatandaşlar” sadece demokrasinin gereği olarak değil, demokrasi ile bize verilmiş bir “hak”ın gereği olarak Valilik ile Büyükşehir Belediyesi’nden açıklık, şeffaflık ve “hesap verilebilirlik” istiyor ve bekliyoruz…

xx        xx        xx

Günübirlik alanlarla ilgili bu sorular yanıtını aramaya devam ederken, 21 Temmuz 2014 tarihli yazımın “Özel İdare yakıtı kime verdi?” şeklindeki başlığı da yanıtsız kaldı!

O yazıma muhtemelen kapanan İl Özel İdaresi’nin çalışanlarından birisinin gazeteci arkadaşım Kenan Gürbüz’e verilmiş olan bilgiler neden olmuştu. O yazımı bir başka soruyla şöyle noktalamıştım:

… Şimdi Valilikçe oluşturulmuş komisyonun işlemlerinin yine Valilikçe oluşturulacak bir ekip tarafından incelenmesi isteniyor. ‘Hadi gel buradan yak’ diye bir söz vardır. Buraya denk geliyor… Muğla’ya Hizmet Vakfı gerçekten Muğla’ya hizmet mi ediyor? Bu güne kadar hangi hizmetleri etmiştir? Yoksa Muğla, Muğlalılar Muğla’ya Hizmet Vakfı’na mı hizmet ediyor?

Sorular uçuşuyor. Kimsenin şeyinde değil!

xx        xx        xx

Kenan Gürbüz arkadaşım haftalık gazetesinin son sayısına “Komisyon kararları gazetemizde” başlığı attı. Önceki sayıda “Özel İdare yakıtı kime verdi?” başlığı attığı için, bu sayıda sorunun yanıtını almayı ummuştum. Herkeste öyle ummuştur…

Komisyon, o yakıtın kime verildiğini bilen komisyon… İl Özel İdaresi kuruluşu MELSA’yı Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne verirken, MELSA’ya tahsisli sahillerimizdeki günübirlik alanları esirgeyen komisyon…

Muğla Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu

21 Temmuz 2014 tarihli yazımda ben de altını çizmiş, bu komisyonun İl Özel İdaresi’nin taşınır ve taşınmazları yanında parasal varlıklarının paylaştırılması ile ilgili bir dökümü hala kamuoyu ile paylaşmamasının anlaşılmazlığını vurgulamıştım.

Kenan Gürbüz arkadaşım, “Komisyon kararları gazetemizde” başlıklı yeni haberinde Özel İdare yakıtının kime verildiğini açıklamamakla birlikte “güzel bir gazetecilik çalışması ile” komisyonun raporlarına ulaştıklarını açıklamış!

xx        xx        xx

Şimdi gel de “Muğla’da başka gazeteci yok mu?” diye sorma. Hatta “Yoksa ben gazeteci değil miyim?” diye de sorma…

Öteki meslektaşlarımı bilmem ama doğrusu ben bu konuda “güzel bir gazetecilik çalışması” yapamadım! Girişimlerim oldu, ama başaramadım… Bu köşeden Valilikteki ilgililerin o “raporu”; paylaşımın, devirin nasıl yapıldığını açıklamaları için kaç kere çağrı yaptım… Duvardan ses gelir mi bilmem, valilikten gelmedi…

Öyle veya böyle Kenan arkadaşımızı kutlamalıyız. Ki haklı olarak yazısının girişinde şöyle demiş:

Bu haftaki sayımızda, güzel bir gazetecilik çalışması ile raporlara ulaştık. En önemlisi de bu komisyonda kimlerin yer aldığını okuyucularımızla paylaşacağız. Bölge milletvekillerinde bile olmayan komisyon kararlarını, Muğla Gündem Gazetesi okuyucuları ve vatandaşlarımız ilk defa öğrenmiş olacaklar.

Bu satırlardan sonra öteki meslektaşlarım kendilerine kızmasınlar. Ben kendime kızmayacağım. Milletvekillerimiz, özellikle iktidar milletvekillerimiz istediklerinde valilikten alabilecekleri bilgilere ulaşamıyorlarsa, bizim ulaşamamamızdan daha doğal ne olabilir!

Ama Kenan arkadaşımız ulaşabiliyor. Bravo…

xx        xx        xx

Kenan arkadaşımızDevir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu”nun aldığı kararların ve uygulamaların ne kadarına ulaştı veya Kenan arkadaşımıza o bilgilerin ne kadarı verildi bilmiyoruz!

Kenan arkadaşımızın ulaştığı veya kendisine ulaştırılan bilgilerden “İşte Komisyon Kararları” başlığı altında iki komisyon kararı paylaşıldı. Komisyon kararlarından birincisinde paylaşım ve devirin nasıl yapılacağı kararlaştırılırken, ikincisinde Büyükşehir Belediyesi’ne İl Özel İdaresi ile ilçe ve kapanan belde belediyelerinden nelerin devredildiği belirtilmiş.

Anladığım kadarıyla İl Özel İdaresi’nden Muğla Valiliği’ne kör iğne kalmamış. Ne var ne yok Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiş.

İyi ki Vali M. Hakan Güvençer’in ikametgahı, makam araçları devredilmemiş!

xx        xx        xx

Komisyon ilginç. O devir ve paylaşım işlemlerini Vali Yardımcısı Nemci Kurt başkanlığındaki komisyon yapmış. Aldıkları kararlarla Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne kıyak çektikleri söylenen Komisyon üyeleri ise şunlar:

Belediye Başkanı Osman Gürün, Eski Defterdar Mustafa Kılıçaslan, İl Özel İdare Genel Sekreteri (Şimdi Turizm Müdürü) Veli Çelik, Çevre ve Şehircilik Müdür Vekili Uğur Şeren, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Nazif Ekici, Mahalli İdareler Müdürü Adem Okumuş, Eski Milli Eğitim Müdürü Zekeriya Çınar.

Varsayalım Komisyon Üyelerini Başkan Gürün etkiledi. Ama Kenan arkadaşımız sayesinde öğrendiğimize göre komisyonun bütün kararları komisyon tarafından alınan kararlar, Muğla Valisi M. Hakan Güvençer tarafından imzalanarak hayata geçirilmiş!

Hayırlı olsun….

Benim anlayamadığım ise şu:

Söz konusu komisyon paylaşım ve devir işlemlerini yaparken MELSA’yı Büyükşehir’e devrediyor, ama MELSA’nın en büyük gelir kaynağı sahil işletmelerini devretmiyor. Başkan Gürün de o komisyonda yer aldığına göre, sahil işletmelerinin devredilmemesine neden tepki gösteriliyor?

Tabi kaç ton olduğunu da bilmiyoruz, ama “Özel İdare yakıtı kime verdi?” sorusunun yanıtı Kenan arkadaşımızın ikinci yazısında yoktu. Bakalım üçüncü de olur mu? Çok merak ediyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Ömer KAVAS 25 Ağustos 2014 / 05:46

Özcan ve Okuyucularına Selam.
Ben genellikle ismimde Mimar kısmını kullanmam, zorunlu açıklama için kısaca kullanırım, 4 yıllık bir Fakülte bitirerek Mimarım demek o kadar kolay değil. Mimar olmak da o kadar kolay değil.
…..ooo…..
Yazımı yayınlamana teşekkür Özcan.
Aldığım tel ve sözlü mesajlar ilginç.
Hatta yorum yazanlardan da ilginç yazılar gelmiş yeni okudum.
…..ooo…..
Reşat, “Muğlalı olamaz” derken hangi anlamda yazdığını tahmin edebiliyorum. Ama Muğla’lıyım. Üstelik Kavaklıdere’li.
…..
İkincisi “solcu olamaz” kısmına;
Proje, düşünce, fikir üretenler Solcu olamaz mı? Hayret!!!!!
Yıllarca Raylı Sistem ve Toplu Taşımacılık savunulduğunda “Komünizm geliyor” “dinsizler geliyor” diye bilerek eğitimsiz bırakılan Halkı kandırarak Oy devşirmeye devam edenler, ne zamandan beri Komünist-dinsiz oldular ki? Raylı sisteme, Toplu taşımaya önem vermeye başladılar son yıllarda.? Fikir üretimi ancak Özgür Düşünce yapısıyla mümkün olabilir.
Şunu hatırlatayım;
İstanbul Metrosu (Taksim-Levent) imza Nurettin SÖZEN SHP,
Ankara Metrosu (Kızılay-AŞTİ) imza Murat KARAYALÇIN SHP,
İzmir Metrosu imza PİRİŞTİNA DSP CHP,
Üstelik Merkezi Hükümetin tüm engellemelerine rağmen başarmışlardır.
On yılda demir ağlarla ördük derken, yapılan Raylı sistemi yıllarca kullandık.
Reşat “Ömer beyin projelerini bizler ekip çalışması yaptık amma, kadük kaldı” demişsin, açıklanmayan birkaç tane iyi düşünülmüş-tasarlanmış olanını açıkla da yorumcular şenlensin, tatlı bir tartışma başlatalım doğru fikri bulabilmek için.
Öyle Kahve köşesi sohbeti şeklinde değil yalnız.
Seçimlerde; Doğalgaz ile Elektrik hattını aynı kanaldan geçiren, Muğla’ya Gemi Sanayi kuran komedyayı anlatma yalnız. O projelere zamanında cevap verdik zaten.
…..ooo…..
Ayrıca ben yazı ve görüşlerimi birileri değerlendirsin diye veya çıkar sağlamak için yazmam. Doğru bildiğim düşünce ve Tasarımlarımı gazete de yayınlanabilecek konuma getirerek Özcan ve Okuyucuları ile paylaşıyorum sadece, zevkle.
Bir Fikri, bir başkası kullanarak uygulamaya kalkarsa yapılan hatanın her türlü Faturası fikir sahibine kesilir. Fikir sahibi yaşadığı sürece o fikrin başkaları tarafından uygulanmasını doğru bulmam. Herkes kendi fikirlerini uygulasın.
…..ooo…..
Yazı yine çok uzun oldu.
Buradan bölüyorum, Sayın KARTAL’la olan sohbet kısmını sonra göndereyim.
Saat 5.30 oldu, bir kahve daha içerek biraz uyumak istiyorum.

Hamle Gazetesi 25 Ağustos 2014 / 12:01

Sevgili Ömer, yorum yapmıyor. Köşe yazısı yazıyorsun. Yine öyle yapmışsın. Bu son. Bundan sonra yorumlarını yayınlamayacağım. İstersen gel sana bir köşe açalım.