Kocamustafendi Kütüphanesi Açıldı Da Ne Oldu?  

Bu haber 21 Ekim 2014 - 0:08 'de eklendi ve 532 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@hamlegazetesi.com.tr

Koca Mustafa Efendi ve kütüphanesi ile ilgili ilk bilgilerimi, Muğla’ya gelmeye karar verdiğimde (1993-94 yılları) edinmiştim. 4 Nisan 1994 günü Muğla’ya geldim ve 6 Nisan günü Şahidi Hazretlerini ziyaret edip destur almaya giderken, Kocamustafendi Kütüphanesi’ni yolumun üstünde görünce çok sevinmiştim.

Sonraları, Şeyh Camii kitabeleri ve mezar taşları ile ilgilenirken Kocamustafendi Kütüphanesini kurtarmanın çaresini de düşünmeye başlamıştım. Çünkü mimari açıdan özgün bir yapıydı ve bir kitabesi vardı. Kitabe, üzerine kireç sürüle sürüle okunamaz hale gelmişti.  Sağ olsunlar, cami görevlileri kitabenin üzerindeki kireci temizlemişlerdi. Böylece kitabe ortaya çıkmıştı. Kitabede şu metin vardı:  “Kütüphane-i es-Seyyid Mustafa Fehmi el-Mevlevî el-Muğlavî. Sene 1282 (Miladi 1865-1866)”

Bu binanın mimari özelliği ve vaktiyle kütüphane olarak kullanılmış olması ama şimdi terkedilmiş olması karşısında üzülmüştüm. Bir kere, binada ne var diye iğreti ahşap kapıyı açtım. İçerisi mezbelelikti. Bir ara işçiler yatmış kalkmış ama daha sonra kullanılmamış bina. Kullanılmayınca, yağmurda akmış, rüzgar kiremitleri uçurmuş, sıvaları savurmuş…

Gazeteci arkadaşlarla konunun üzerine gittik. Sevgili Bekir, Özcan, Kayber, Nejat, Süleyman ve rahmetli Ahmet, bir kaç defa haber yaptık. Ben köşemde bir kaç yazı neşrettim; sağolsun sevgili Özcan da destek oldu ve bir gün bina restore edildi.

Biz, 1975’te değişik kütüphanelere verilmiş olan kitapları geri getirelim; olmadı bu kitapların CD’lerini getirelim derken, restorasyondan bir kaç sene sonra, (Şubat 2013) düzenlenen bir törenle binanın açıldığını gazetelerde okudum.

Açılış töreni fotoğrafları da vardı gazetelerde. Herkes mutluydu… Çünkü, Muğla için önemli bir bina olan kütüphane, nasıl sunuluyorsa, hizmete sunuluyordu (!)… Herkes memnun ve mutluydu… Siyasiler, kütüphane üzerinden halka mesaj verecekler ve oy devşireceklerdi; daire başkanları da, siyasilerin gözüne girecekler, böylece işlerini rahat rahat yaptıracaklardı.

O fotoğrafta, Koca Mustafa Efendi Kütüphanesini gündeme sokan, kullanılması için planlar, projeler yapan; yazma eserlerin temini veya CD’lerinin temini yoluna giden; 1975’te kitapların gönderildiği kütüphanelerde depolardan çıkartıp hizmete sunduranlar törende yoktu. Törende, sadece gösterişçiler vardı.

İşte gördük…

O açılışı yapanlar, o törene katılanlar, o gün nutuk atanlar, nutuk atanları alkışlayanlar, o gün yaşadıkları tatminle kaldılar. Aradan geçen bunca zamana rağmen, o güzelim kütüphanenin kapısı hiç açılmadı.

Bizde böyledir işte.

Sahneye içi boş olanlar çıkar; asıl fikir ve proje sahipleri yok sayılırlar.

Bu yazıyı o günlerde yazacaktım ama tecrübe edildikten sonra yazayım dedim. Tecrübe ettik işte. Koca Mustafendi Kütüphanesi, o gün janjanlı bir törenle açıldı ve bir kaç kişi anlık bir tatmin yaşadı da noldu?

Face’te sayfa açmakla bu iş bitmiyor. O güzelim binaya tarihine yakışan kültürel bir fonksiyon kazandırabiliyor musunuz?

Hizmetten amaç, esere toplumsal etki ve fonksiyon kazandırılmasıdır; işgüzarlık yapmaya gerek yok.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.