Kocadon’a Linç Girişimi!

Bu haber 01 Aralık 2018 - 0:18 'de eklendi ve 4.152 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Önceki gün facebook hesabımdan “Gün Bodrum üzerinden siyaset yapmak değil; ‘Ne yapabilirim?’ diye sorma günü… Şükür can kaybı yok… Geçmiş olsun Bodrum…” şeklinde paylaşımda bulundum.

Bu paylaşımın altına öyle yorumlar yapılmaya başladı ki, bu defa da “Ben bir dilekte bulundum… Anlaşılır olmalı… Gün siyaset yapmak değil, dayanışma günü… Siyaset yapmak isteyenler oldu… Sildim… Üzgünüm… İsteyen kendi sayfasında siyasetini yapar…” diye yazdım…

Çok sayıda takipçimin yorumunu da silmek zorunda kaldım… Kusura bakmasınlar. Bakarlarsa da yapacak bir şey yok. Çocuk sokakta oynarken otomobil altında can vermiş. Komşular “Çocuğun sokakta işi ne?” diye anneye saldırıyorlar!

Sosyal medya “Adalet Sarayı” gibi… Hiç kimse olup biteni anlamaya, kavramaya, öğrenmeye çalışmıyor. Herkes “bilirkişi” ve herkes Savcı-Hakim…

Biz ne ara böyle olduk? Bu nasıl bir linç kültürüdür böyle? Bu ne körlük ve acımasızlıktır…

xx           xx           xx

Büyükşehir olmadan önce köylerde, Bodrum Yarımadası‘nın köylerinde de “imardan sorumluBayındırlık İl Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi‘nde “Şehir Plancısı” olarak görev yapmış ve muhtemelen o köy yerleşim alanlarındaki sitelere, kooperatiflere verilen izinlerin altında imzası da olan ve bugün CHP’li Ortaca Belediyesi‘nde resmi Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Şehir Plancıları Odası eski Başkanı İsmet Şahin‘de yorumda bulundu.

Yorumunda “Rant uğruna doğayla, çevreyle oynarsan sonuç budur…” diyen İsmet Şahin şöyle devam etmiş:

Bodrum’da neredeyse her yıl aynı manzara yaşanır… Aynı yağmuru hatta fazlasını alan Dalyan, Köyceğiz, Datça, Göcek, Dalaman ve Fethiye’de böyle durumlar olmaz… Çünkü rant ve para uğruna Ormanları yok edilmemiş, dere yatakları iskana açılmamış, kapasitesinden fazla dağ taş otel yapılmamıştır bu yerlerde…

İsmet Şahin bu yorumunda yerden göğe haklı. Yağış meselesi hariç… Meteorolojiden karşılaştırmalı yağış verilerini aldı ve o veriler öyle diyorsa o da tamam…

Dereler yataklarını 100 yıl geçse de unutmazlar. Gazetecilerde unutmaz soruverir; Sevgili Şahin Bodrum betonlaşırken, dağ taş ev olurken, bir avuç orman alanı ve yanan alanlar ile meralar imara açılırken karşı çıktın mı?

xx           xx           xx

Gerek o paylaşımımın altına, gerekse başka yerlerde yaptıkları yorumlarda Bodrum‘a “geçmiş olsun” demek varken linç girişiminde bulunanlar “öldür, öldür..” diye bağıranların eşliğinde Başkan Mehmet Kocadon‘u da asıyorlardı… Vurun abalıya…

Kocadon, ilçe merkezi Bodrum Belediyesi‘ni 5 yıl yönettikten sonra Yarımada‘nın Bodrum Belediyesini 4 yıldır yönetiyor. Yani şimdi Bodrum 9 yılda mı betonlaştı?

İnsaf… Eleştirenlere baktım bir kaç AK Partili yerel siyasetçi ve çoğunluğu CHP’li bir güruhtu… Olaya bilimsel pencereden yaklaşanları kenarda tutuyorum… Bunlar “Osmancılar..” demeyeceğim, ama söylemleri “Bodrum’u bitirdi, Büyükşehir’i bitirmesine izin mi vereceksiniz?” şeklindeydi.

Türkiye’nin değil, Dünya’nın turizm merkezlerinden biri olan Bodrum Yarımadası’nı, merkezi yönetimin ve yerel yönetimin (Büyükşehir) engellemelerine de rağmen yönetmek kolaymış gibi…

xx           xx           xx

Kimsenin kabahatli aramayıp, “Benim üstüme ne düşer? Ne yapabilirim?” demesi ve bir “Allah beterinden korusun” temennisini esirgememesi gereken günlerde eyyamcılar salvo atışlarını yaparlarken, yargısız infazda bulunurlarken, AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, afet gecesi, “Bugün öğleden sonra saat 14.40 ile 17.00 arasında Bodrum ilçemizde m2’ye yaklaşık 45 kilogram yağış düştü. Aralıksız devam eden şiddetli yağış dolayısıyla dere yataklarının bulunduğu Gümbet, Yokuşbaşı Dere sokak ve Bitez Mahallemizde işyerleri ve konutlar su baskınına maruz kalmış araçlar mahsur kalmıştır. Şuan itibariyle sel nedeniyle Bodrum’da bir can kaybı, yaralanma, kayıp veya mahsur kalma söz konusu değildir. Milletvekili arkadaşım Mehmet Yavuz Demir kısa bir süre sonra bölgede olacak. Bodrumlu hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.” diye paylaşımda bulundu.

Sorumlu siyaset böyle bir şey…

İşte bir sorumlu siyasetçi daha; AK Partili Yusuf Kayacık… O da dün “Geçmiş olsun #Bodrum….

Son 10 günde yaşanan 2 sel felaketi sadece bir yerel yönetimin, bir hükümetin ya da bir başkanın suçu değildir…. Suç, son 30 yıl içinde yaşanan betonlaşma çılgınlığını sadece seyreden hepimizindir….

Bu nedenle şimdi vakit, sel üzerinden siyaset yapmayı bırakıp hep birlikte bu sorunu çözme vaktidir…” ifadesiyle paylaşım yaptı. İşte bir de Bodrum‘dan sorumlu yurttaş: Burak Dayanıklı… O gece O‘nun paylaşımı ise “Sevgili Bodrum Halkı, Öncelilkle hepimize geçmiş olsun. Evlerinde su baskınından dolayı mağdur olanları otelimde misafir edebilirim. 05327343433 Çamlıköşk Apart” şeklinde oldu.

Alkışlayalım…

xx           xx           xx

Peki olup bitenin hesabı sorulmamalı mı?

Elbette sorulmalı… Hiç kimsenin yanına da bırakılmamalı…

Önceki gün Bodrum ile Yunanistan’ın İstanköy Adası arasındaki bölgede, saat 14.00 sıralarında denizde alışık olmadığımız hortum oluştu. Bodrum’a doğru ilerleyen hortum, yaklaşık 15 dakika sürdü. Ardından gök gürültülü yağmur başladı. Yağmur, zaman zaman yerini doluya bıraktı. Yağış nedeniyle, ilçe merkezindeki Dere Sokak, Gümbet Kavşağı, Bodrum Çevreyolu, Bitez, Ortakent ve Konacık Mahallesi’ndeki dere yatağına yakın kesimlerde su baskınları yaşandı. Bodrum katlardaki bazı ev ve iş yerlerini su bastı. Cadde ve sokaklar göle dönerken, araç sürücüleri yollarda ilerlemekte güçlük çekti. Araçlar tahrip oldu…

İnsan evladının doğaya karşı çaresizliği bir kere daha yaşandı…

xx           xx           xx

Bodrum Belediyesi sahada 24 saat 521 personeli ile 95 araç ile görev yaptı. Bodrum Belediyesi ekiplerinin yanı sıra AFAD, Muğla Büyükşehir Belediyesi ekipleri ve Karayolları Ekipleri de seferberlik halinde çalışmalara katıldı. Dün şehirde yaşam normale döndü. Yapılan hasar tespit çalışması sonunda 100 aracın sele kapıldığı, 50 evde, 30 iş yerinde ise su baskınlarından zarar görüldüğü belirlendi.

Bodrum Meteoroloji İstasyon Müdürlüğünden alınan bilgiye göre kısa sürede metrekareye yaklaşık 45 kilogram yağmur düştüğü saptandı.

Buarada Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon afet sırasında, ekiplerinin başında sosyal medya hesabından “Bodrumumuza ve yaşanan afette evleri, işyerleri hasar gören vatandaşlarımıza büyük geçmiş olsun. Yağış ilçemizde Bodrum Merkez, Bitez, Konacık ve Gümbet’te etkili oldu. Ekiplerimiz hasarın giderilmesi için görev başında. Özellikle Bodrum Kaymakamımız Bekir Yılmaz’a, emniyet ve AFAD çalışanlarına destekleri için teşekkür ediyorum. Kısa sürede ana arterlerde hayatın normale dönmesini sağladık. Evleri ve işyerleri hasar gören vatandaşlarımızın tespiti ve yaralarının sarılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye açıklamada bulundu.

xx           xx           xx

Önceki gün Muğla Valisi Esengül Civelek ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün nedense Bodrum‘da yoktular. Bodrum Belediyesi‘nin yanında olmasalar da Bodrumluların yanında olabilirler, açıklama yapabilirlerdi… Belki de Bodrum’un bilmem kaçıncı defa başına gelen sosyal medyada abartıldığı kadar değildi… (!)

Evet biz insanlar yaradılmışların en acımasız olanlarıyız. Bir o kadar da düşüncesiziz. Aç gözlü ve benciliz… İnsan evladı yaşanılanlardan ders çıkarmıyor ve üstelik unutuyor… Ama doğa unutmuyor, intikamı ağır oluyor… Derelerin hafızası var… Bir de Muğla her yıl ortalama 40 bin (TÜİK 2017) göç alıyor. Bunun büyük kesimi başta Bodrum olmak üzere Marmaris ve Fethiye‘ye gelmeye devam ediyorlar…

Evet ardı ardına yaşanan felaketlerin sorumlusu; ormanları, fundalık alanları ve dere yataklarını imara açanlar ve inşaat ruhsatı veren belediye başkanları ile 4 yıl öncesinin İl Özel İdare ve Bayındırlık Müdürlüğü yetkilileri, Anıtlar Kurulu yetkilileri, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ve en önemlisi derelerine sahip çıkmayan, olup bitene seyirci kalan DSİ yetkilileridir… Hepsi de hesap vermelidir….

Bu örgütlü ve taammüden cinayettir. Ve hiçbirimiz masum değiliz…

Bu sefer de Bodrum’da yaşanan sel felaketi bir şekilde atlatıldı.. Can kaybı yok maddi hasar çok… Şimdi “Yağmur yağmasın” duasına da çıkılamayacağına göre, Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Belediyesi ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü elele verip dere yataklarını açığa çıkarmalılar. Yarımada‘yı güvenli hale getirmeliler… Ve artık “göçmenlere” de “durun” demeliler. Yani yapılaşmaya nokta konmalı…

—————————————                                                                                        —————————————-

GÜNÜN SÖZÜ: Belki yağmura da gerek kalmazdı, insanlar bu kadar kirli olmasaydı… (Alıntı)

ÇİVİ

Arkadaşım, “Bugün Bodrum’da sellenmenin sorumlusu gösterilen dere yataklarındaki yapılar 30 yıldır orada. Yıkabilecek babayiğit var mı?” diye sordu.

Beni Bi Gülme Aldı:)))))

—————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Sabri Arat 01 Aralık 2018 / 08:49

Üstadım Bodrum da yaşanan sel felaketi, bilimsel esaslara dayalı kentleşme politikası üretilmemesinin sonucudur. Aynı manzarayı yanlış hatırlamıyorsam 2015 kışında da görmüştük Bodrumda.2015 yılından bu yana neden önlem alınmadı. Geçmiş yıllara ait, metrekareye düşen yağmur istatistikleri alınarak, derelerin taşıyabileceği suların hesabı yapılarak, dere yataklarının ıslahları yapılamaz mıydı? Yetkililerimiz enerjilerini tabi oldukları siyasi partiyi dizayn etmekle, parti milletvekillerini belirlemekle meşgul olduklarından bu çalışmalara zaman mı bulamadılar ?