KOCADON KEŞKE DOĞRULARI SÖYLESEYDİ!.. (II)

Bu haber 02 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.115 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı başlığı taşıyan yazımın I.bölümünde oldukça gerilere gittim.
Önce, Türkiye’nin çok partili döne geçtiği 1946 yılından bu yana en fazla iktidar olma şansını yakalayan bir misyonun temsilcisi DP’nin son yapılan 3 genel seçimde parlamento dışında kalmasına karşın Mehmet Kocadon’un aynı partiden Bodrum belediye başkanlığını kazandığının altını çizdim.
Tabi bunda DP’nin konumu kadar Kocadon’un kişiliği egemen olmuştu.
Ne var ki başkanlığın 3.yılında, belediye bünyesinde gerçekleştirildiği iddia edilen bir takım yanlış işlemler sonucu Kocadon, bazı çalışma arkadaşlarıyla birlikte mahkeme kararı gereğince tutuklanmıştı.
Ancak…
Mehmet Kocadon, hakkındaki iddiaları şiddetle reddeder.
Nitekim mahkeme, Kocadon hakkında ortaya sürülen fiillerin gerçeği yansıtmadığı kararını vararak, serbest bırakmıştı.
***
Peki, aynı süreçte kendisini hiçbir zaman yalnız bırakmayan DP Genel Başkanı Gültekin Uysal ve İl Başkanı Zekai Alper, İlçe Başkanı Abdullah Eskihisarlı olmak üzere tüm partililere teşekkür eden Kocadon, önümüzdeki yıl yapılacak yerel yönetimler seçiminde partisinden mi, yoksa bir başka partiden mi aday olacaktı?
Bizatihi kendisi konuya ilişkin net bir açıklama yapmazken, DP yönetimi onun partilerinden aday olacağı umuyordu.
Derken Kocadon kararını veriyor.
Özellikle CHP kanadının ısrarla partilerinden aday olması baskısı egemen olunca o tercihini bu partiden yana koyar.
Aslında bu karar kolayına verilmiş değildi.
Zira, DP, Kocadon ve CHP kanadı adına bu süreç, sıkıntılıydı.
Her şeyden önce, Bodrum CHP Teşkilatı bünyesinde görev üstlenen bir kısım isimler, onun adaylığına karşıydı.
Bilhassa, adaylık beklentisi içerisinde olanlar.
Ne var ki asıl kararı verecek olan CHP Genel Merkeziydi.
Dolayısıyla Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu-Mehmet Kocadon görüşmesi sürecinde, “sizi partimizde görmek bizi mutlu eder” vurgusu ağır basında, CHP’ye geçer.
Bu arada, her ne kadar bir kısım DP’liler, partilerinden ayrılmayacağı düşüncesinde olsalar da, yine de açık kapı bırakmışlardı.
Ama olanlar oldu.
Bunun üzerine İl Başkanı Zekai Alper, Kocadon’la görüşmesini şu sözlerle açıklar.
Mehmet Kocadon, mahcubiyetten hiçbir şey söyleyemedi.
Söyleyemezdi.
DP teşkilatı, bilhassa tutukluluk sürecinde onu biran olsun yalnız bırakmamışlardı.
Her halde bununda etkisinden olsa gerek, il başkanı karşısında dili tutuluyor.
Zekai Alper’e sordum.
Kocadon, beraberinde bazı DP’lileri de CHP’ye götürür mü?
Bu durumda bir şey söyleyemiyorum.
Demek istediği, başkalarının da Kocadon’u takip etmesi sürpriz olmazdı.
***
Mehmet Kocadon’un, CHP’ye geçmesi sonrası açıklamalarına gelince.
Diyor ki;
Bodrum’un geleceği, huzuru ve mutluluğu için böyle bir karar aldım.
Tamam da, muhalif bir belediye Bodrum’a nasıl artı değerler katabilir ki, bu şekilde konuşuyor?
Konuşmasını sürdüren başkan;
Memleket ve insan sevgimizin hizmet aşkıyla birleştiği siyasal yaşamımda, birçok acı ve çetin mücadeleler verdim. Canımdan çok sevdiğim halkıma DP saflarında önemli hizmetlerde bulundum.
İstifa, siyasal yaşamımızın amacı ve nedeni olan Bodrum sevdamızın, insanımıza olan inancımızın ve onların bizden beklentileri doğrultusunda aldığımız bir kararın sonucudur.
Başkan Kocadon, bu tür bir inançla istifa ettiğine göre başkaca söylenecek söz yoktur.
Ne var ki doğruları söyleyerek partisinden istifa etmesi, daha yerinde olurdu.
Deseydi ki;
Beni başkanlığa getiren partim DP’nin şu aşamadaki konumu sıkıntılı.
Buna karşın CHP’nin Muğla genelinde yükselen bir oy trendi var.
Ben de Bodrum’a hizmet bağlamında tercihi bu partiden yana kullandım.
Dedim ya Mehmet Kocadon bu şekilde bir açıklamada bulunsaydı, doğruları konuşmakla birlikte daha samimi ve inandırıcı olurdu.
Sonuçta, tercih onundur.
Hiç kimse, iradesi üzerine ipotek koyamaz.
Ancak, tüm bu gelişmeler üzerine yeniden Bodrum Belediye Başkanı seçilse bile o denli kolay olmayacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.