Koca Bir Yılda Neler Yaşandı?

Bu haber 02 Ocak 2015 - 23:33 'de eklendi ve 934 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Koca bir yılı geride bırakıp, yeni bir yıla adım attığımız süreçte milletçe beklentimiz, ülke genelinde huzur ve güvenin tesis edilmesi kadar, dünya ülkeleri arasında hak ettiğimiz yerde olmamız.

Değil mi ki, bazı açmazlara karşın birçok alanda atılımlar gerçekleştirdik.

Bu nedenle dünyanın gözü üzerimize çevrilmişti.

Öyleyse, vatandaşı tedirgin eden sorunları ortadan kaldırıp geleceğe ümitle bakmak, en önemli hedefimiz olmalıydı.

O takdirde gönül rahatlığı içerisinde ve de göğsümüzü gere gere “işte benim ülke” derdik.

Değilse, yine bir takım belirsizlikler içerisinde kalacağımıza şüphe olmazdı.

***

Şimdi, geriye dönüp bakalım.

Koca bir yılda neler yaşanmıştı!

2014 yılının hemen başlarında Türkiye İstatistik Kurumu (TİK) tarafından bir rakam açıklandı.

Yapılan nüfus sayımına göre Türkiye’nin nüfusu 76.667.864.

Bu demektir ki, kurtuluş savaşından çıkan 13 milyonluk bir ülkenin nüfusu, yarım asır sonrasında 50 milyon üzerinde bir artış göstermişti.

Elbette bir ülkenin nüfusu, dünya genelinde simge olarak algılanır. Ne var ki asıl olan, aynı nüfus artışı oranında, her alanda gelişmeyi tamamlamaktır. Aksi halde artan nüfusun beraberinde bir takım sorunlar getireceği kaçınılmazdır.

Kimler nasıl bir yaklaşım sergiler bilmiyorum ama artan nüfus oranına göre, tam olmasa da önemli gelişmeler kaydettiğimiz ortadadır. Aksini iddia etmek gerçekten haksızlık olur.

***

Aynı süreçte Türkiye, önemli bir atılımı gerçekleştirdi.

Bu, TÜRKSAT 4 A uydusunun Kazakistan’ın Baykonur üssünden uzaya fırlatılmasıydı.

Böylelikle hava tahminleri olmak üzere bir takım gelişmeleri, daha bilinçli olarak izleme imkanımız doğmuştu.

Bu defa ülkemiz bir önemli olayla çalkalanır.

4 bakan ve çocukları yolsuzluk iddialarıyla yüz yüze gelmişti.

Bunun üzerine tutuklanan iş adamı Rıza Sarraf ve 4 bakanın çocukları, bir süre sonrasında serbest bırakılır.

Artık, birbirinden çarpıcı olaylar peşi sıra gelmeye başlar.

Twitter’a, kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğine ihlal nedeniyle Türkiye’den erişimi engellenir.

Bu girişim, özellikle muhalif partiler ve birçok kesim tarafından çok önemli tepkilere neden olmuştu.

Buna, yoğun tepkilere neden olan AK Parti Hükümetinin yeni bir kararı eklenir.

Bir süre öncesinde hükümetin aldığı bir kararla, belirlenen süre içerisinde kapatılması öngörülen dershanelerle ilgili düzenleme TBMM tarafından kabul edilir.

***

Yaklaşık 4 seneyi geçen sürede, geçmişte yaptıkları bir takım fiiller nedeniyle tutuklanan kuvvet komutanları ile birlikte Ergenekon Davasında müebbet hapis cezası istenen bir dönem öncesinin genel kurmay başkanı İlker Başbuğ tahliye edilir.

Kimler nasıl bir görüşün sahibi olsa da üst düzey kuvvet komutanları yanında, geçmişte önemli görevlerin sahiplerinin tutuklanması, ülke gündemini sarsan gelişmelerden olduğuna hiç şüphe yoktu.

Zira, silahlı kuvvetlerin önemli kademelerinde görev yapan üst düzey askerlerin bir çoğu, ya aynı gerekçelerle tutuklanmış. Bazıları da emekliliği tercih etmişlerdi.

Bunun bir başka yorumu, ordunun üst kademesinde görev yapanlar sayısının endişe veren rakama indiğiydi.

***

Artık ülke genel seçimlere gidiyordu.

Ne var ki her seçim sürecinde olduğu gibi yine partilerin genel başkanları, sözüm ona bir adım öne geçebilmek için ne kaş bıraktılar ne de göz.

Üstelik bu defa, halkın şiddetle reddettiği, belden aşağı vurmaya başladılar.

Oysa, başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere her biri, temiz siyasetten! dem vurmuştu. Ama faydası olmadı.

Bu tür bir atmosfer içerisinde gerçekleştirilen seçimin galibi yine AK Parti oldu.

Hem de muhalif partilerin ortaya attığı rakamın çok üstünde oy olarak.

Ancak, bu kez seçim sonuçlarına itirazlar, hiçbir dönemde olmadığı kadar fazlaydı.

Aynı süreçte gözlenen bir gelişme üzerine söylenecek tek söz, idealizm hak getire!

Zira, birçok aday takım değiştirir gibi parti değiştirmişti.

Birde gördük ki, asla bir başka parti saflarında yer almaz denen birçokları, hiç tereddüt etmeden tam tersi görüşün sahibi partiye geçmekte hiç tereddüt etmediler.

***

Kısa bir süre öncesinde gerçekleştirilen seçim üzerinde tartışmalar sürüp giderken çok önemli bir olayla sarsıldık.

Manisa İli Soma İlçesinde meydana gelen maden faciasında 301 vatandaşımız hayatını kaybetmişti.

Bunun anlamı, aynı maden ocağının sadece Soma ilçesi değil Türkiye’nin başına göçtüğüydü.

Ne yazık ki aynı olay, dünyada gözlenen maden facialarının en büyüklerinden biriydi.

Üstelik büyük oranda ihmal söz konusuydu.

Heyhat!..

Aradan çok zaman geçmemişti ki bu defa Karaman İli Ermenek İlçesinde yer alan maden ocağında bir felaket daha yaşanır.

Belli ki Türkiye’nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu.

***

Geçtiğimiz yılda yüz yüze geldiğimiz olaylar bunlarla sınırlı olmadı.

Üniversite giriş sınavlarının bundan böyle elverişli her yerleşim biriminde yapılması kararlaştırılır.

Türkiye’nin kamburu haline gelen trafik kazaları sonrasında tahminlerin çok üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetmişti.

Utancımız olarak görülen kadına şiddet olayları, daha bir artmıştı.

Muhalif partiler, işsizliğin tahminlerin üzerinde bir rakama çıktığını vurgularken iktidar partisi abartı diyordu.

Ve İŞİD’in ülkemize tehdidi!..

Ve daha, toplumun genelini ilgilendiren nice olaylar, 2014 yılına damga vuran gelişmeler olarak geride kaldı.

Böylelikle, acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bırakmıştık.

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.