KLASİK TURİZM YETMEZ

Bu haber 26 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 606 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir ülkenin sağlıklı bir ekonomiye kavuşması, dolayısıyla halkın rahat bir şekilde yaşamasının bazı temel kuralları olduğu bilinmez değildir.
Dolayısıyla bunun için ekonomist olmayla gerek yok.
Her kim olursa olsun bilir ki, ülkenin her türlü kaynaklarının yerli yerinde kullanılıp, ihtiyaç fazlasının ihraç edilmesi, ekonomiye artı değerler kazandırır.
Ancak bu takdirde kimseye muhtaç olmadan, dik durabilen bir ülke olarak yerinizi alırsınız.
Aksi halde, tabir yerindeyse eliniz, kolunuz kısadır.
***
Bugün ekonomik bazda dünya genelinde kendinden söz ettiren ülkeleri baktığımızda, farklı bir yol izlemediklerini görürüz.
Bunlar, her türlü kaynaklarını rantabl kullanmanın ötesinde, çağın gereklerine uygun atılımlara öncülük ettikleri için istim üstünde ülkeler olarak bilinirler.
Buna en iyi örnek ABD başta olmak üzere Avrupa kıtasında konuşlanan ülkelerden İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, İspanya, İsveç ve İsviçre’dir.
Her ne kadar bu ülkelerden İtalya ve İspanya, şu sıra ekonomik bazda bir takım güçlükler çeken ülkeler arasında gösterilseler de özde ayakları üzerinde duranlar arasında yer almaktadır.
***
Peki, kendi ülkemiz Türkiye’nin durumu nedir?
Adı geçen ülkeler arasında nasıl yer edinebilir?
Yanı sıra, birçok alanda ülke ekonomisine katkı sağlayan Muğla’da somut adımlar ne olmalı?
Kabul edelim ki Türkiye, yıllar itibariyle kırılgan bir ekonomiye sahip olduğu için olması gereken yerde olamadı.
Oysa, konuya ilişkin araştırmalar yapan bilim adamlarına göre, dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi.
Bu da gösteriyor ki, mevcut kaynakları yerli yerinde kullanamadık.
Daha açık bir ifade ile sanayi-tarım ülkesi ikilemi içerisinde kaldığımız için rasyonel adımlar atılamadı.
Buna en çarpıcı örnek tarım ve hayvancılık adınadır.
Ülkenin sahip olduğu koşullar ve iklim şartları hem tarım hem de hayvancılık için ideal olduğu halde, ne hikmetse dört elle sarılmadık.
Sanayi hamlesi içerisinde ikisinin yer alamayacağı gibi yanlış bir anlayışla, farklı sanayi kollarına yöneldik.
Dolayısıyla bazı gerçekleri göz ardı ettik.
Siz türlü sanayi kolları adına istenen gelişmeyi gösterseniz bile diğer ülkeler de aynı yolu izlemektedir.
Oysa sizin onlardan farklı yanınız, 6 milyarı geçen dünya nüfusunun beslenmesini sağlayacak potansiyele fazlasıyla sahip olduğunuzdur.
Bunları en iyi şekilde değerlendirmeniz halinde, çok daha güçlü bir ekonomiye sahip olacağımız kaçınılmaz iken, hala modern tarım ve hayvancılık adına havanda su dövüyoruz.
***
Hadi diyelim ki tarım ve hayvancılığı bir kenara ittik.
Ya turizm?
Türkiye, doğal yapısı itibariyle en gözde ülkeler arasında yer aldığı halde, beklentilere karşılık veren turizm yapabiliyor muyuz?
Bu konuda da iyimser olmak olası değil.
Türkiye’nin turizm bağlamında sahip olduğu kaynakların yarısını dahi bünyesinde barındırmayan İspanya, Fransa ve İtalya, yılda en azından 50 milyon dolar girdi sağlarken, bizim 20 milyon dolar civarında seyretmemiz, bir açmaz içerisinde olduğumuzu gösterir.
Gerçi son yıllarda turizm adına önemli adımlar atılmadı değil.
Elbette atıldı.
Ama yeterli olduğunu söylemek olası değil.
Bu konuda bir açıklama yapan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy Bakınız ne diyor.
Turizmde asıl olan temel kriterlerden biri, alternatif turizmdir.
Eğer Türkiye olarak, daha paralı turist çekmek istiyorsak, klasik turizm faaliyetlerinden kurtulmalıyız.
Armutalan Belediyesinin girişimiyle yapılacak Kongre Merkezi yanında Golf turizmini örnek vererek, bu tür sahaları çoğaltmak durumundasınız.
Şimdi sadede gelip bir gerçeği kabul edelim.
Yaz mevsiminde daha revaçta olan klasik turizm faaliyetlerine sağlık, doğa ve spor turizm etkinliklerini de ekleyerek, daha güçlü bir ekonomiye kavuşmak kendi elimizde.
Ancak o zaman, kendisinden söz ettiren ülkeler arasında yer alacağımızda en küçük kuşku olmaz.
Aksi halde, rutin turizm faaliyetleriyle kendimizi avutur dururuz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.