KIYMET BİLMİYORUZ

Bu haber 01 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 605 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye olarak, bir değil 2 değil, bilmem kaçıncı kez bir büyük felaketle yüz yüze gelince, beraberinde hep acaba!lar oluşuyor.
Dolayısıyla kendi kendimize sormaya devam ediyoruz.
Bu tür acılar başka ülkelerde de yaşanıyor mu?
Acaba, bizdeki gibi maden ocaklarının çökmesi, yanı sıra onca insanın hayatından olması olağan mı?
Elbette dünyanın birçok ülkesinde benzer şekilde maden çıkarılmaktadır.
Sadece bize özgü olmadığı için, yer altı kaynaklarından istifade adına maden çıkarma işlemleri sürdürülür.
Yüzeysel işlemler söz konusu ise, yani derinliğine inilmeden maden çıkarılması, bir tehlike arzetmez.
Asıl sorun, derinlere inildikçe başlar.
Zira, her 100 M.de sıcaklık 1derece arttığı gibi, maden çıkarma işlemleri “galeri” adı verilen tünellerle yapılır.
Dolayısıyla, daha bir derinliklerden çıkarılan madenler için tehlike söz konusudur.
Siz galerileri öylesine tehlike içermeyecek şekilde yapmalısınız ki, her hangi bir göçük meydana gelmesin.
Aksi halde, Türkiye’de sıkça görüldüğü gibi onca insanın hayatına mal olur.
Sonra, alınacak tedbirler sadece tünellerin elverişli olup olmadığıyla ilgili değildir.
Değil mi ki her 100 M.de sıcaklık artıyor.
Beraberinde patlamaya hazır bomba özelliği taşıyan metan gazını bertaraf etmek durumundasınız.
Bir baca vasıtasıyla metan gazını dışarı atamazsanız, son olarak Balıkesir İli Dursunbey İlçesinde olduğu gibi onca insanının hayatına mal olan bir büyük felaketi davetiye çıkarırsınız.
İşte her ne kadar işletme sahipleri “tehlike içermemesi için gerekli tedbirleri aldık!” dese de alınmadığı ortaya çıkan felaketten belli.
Aksi olsaydı, aynı maden ocağında 2.kez göçük ve metan gazı patlaması olmaz, önce 18, şimdi de 17 biçare vatandaşımız hayatını kaybetmezdi.
Ne denli iddia edilse de, yeterli tedbirlerin alınmadığı açık seçik gözlendiğine göre, 2 soru ile karşılaşıyoruz.
Ya biz maden çıkarma işlemlerini bilmiyoruz.
Ya da şu veya bu nedenden yeterli tedbir almaktan kendimizi alıkoyuyoruz.
Dünyanın hiçbir ülkesinde benzer maden çıkarma işlemlerinde böylesine tedbirsizlik söz konusu olmadığına göre, bir gerçeği kabul etmek durumundayız.
Biz, insanımızın kıymetini bilmiyoruz.
Başka bir deyişle, kişisel çıkarlar söz konusu olduğunda başkaların hayatını hiçe sayıyoruz.
Gerçekler tüm açıklığıyla gözler önünde iken, bu olayın başkaca izah tarzı olduğu iddia edilir mi?
Edilemez.
Zira olay aynısıyla vaki.
Bunda hem ihmal söz konusu.
İşletme sahibinin daha fazla masraftan kaçınması vardır.
Şayet, patlamaya neden olan metan gazı bertaraf edilmiş olsaydı.
Yanı sıra, maden çıkarmada kullanılan tünel, tehlike içermeyecek şekilde yapılsaydı, onca insanımız hayatından olmayacak.
Geride, bunca acılar kalmayacaktı.
***
Olayın daha vahim yanı ne biliyor muzunuz?
Bu tür olaylarda, Türkiye dünya 1.si olduğu halde, hala yeterli tedbirler alınmayışı.
Eğer, ilgili bakanlık, bakanlık bünyesinde sorumlu genel müdürlük ve de yüklenici firma, zaman zaman karşılaşılan felaketlere karşın, vurdumduymazlık içerisinde ise, başkaca ne söylenir.
Sonra, devletin ilgili kurumunun tebligatına karşın işletme sahibi kayıksız kalmışsa, daha kötü.
Demek ki devlet sözünü geçiremiyor.
Bunun anlamı,devletin yaptırım gücünün olmadığıdır.
***
Sonuçta, son olay bir kez daha göstermiştir ki, Türkiye insan kıymetini bilmeyen bir ülke olarak, dikkatli üzerinde toplamaya devam ediyor.
Hem de dünyanın geldiği bu noktada.
Yazık, hem de çok yazık!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.