Kıymet Bilmediğimiz Gibi!..

Bu haber 29 Kasım 2013 - 9:18 'de eklendi ve 865 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İster kıymet bilmediğimize yorumlansın.
İsterse ayrımcılık egemen olsun.
Bir realite var ki yadsımak olası değil.
Evet biz sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilmiyoruz.
Aksi olsaydı, tartışma götürmeyecek derecede kaliteye sahip nice ürünlerimiz, dünya pazarlarının en gözde malları arasında yer alırdı.
Birçok ülkenin, ürün kalitemizin yarısına erişemeyen malları revaçta iken bizimkiler adeta görmemezlikten geliniyor.
Hangi birinden dem vurayım?
Dünya üretiminde 3.sırada yer alan Çam Bal’ından mı?
Sahip olduğu iklim koşulları itibariyle dünyanın en lezzetli ürünleri arasında yer alan sebzecilik.
Yanı sıra narenciye ürünleri.
Ve daha neler var ki, kıymet bilmediğimiz ve bilinmeyen ürünler olarak yer ediyor.
***
Bu defa sadece Çam Bal’ından dem vurmak istiyorum.
Daha ziyade, Muğla’yı ziyaret eden Vietnam Ticaret Ateşesi Ly Quoc Thing ve Danışmanı Nuyen Tuan Quang’ın, çam balı için neler söyledikleri.
Aynı heyet Muğla Belediyesi, Ticaret ve sanayi Odası ve Arı Yetiştiricileri Birliğini ziyaret ediyor.
Özellikle Arı Yetiştiricileri Birliği Müzesini gezdiklerinde hayranlıklarını gizleyemiyorlar.
Bilhassa eski bal kovanlarını gördüklerinde.
Ardından bir teklifte bulunuyorlar.
Çam balı için karşılıklı ticaret yapabiliriz.
Yani, ürünümüzü almak istiyorlar.
Bu teklif üzerine birliğin nasıl bir eğilim içerisine girdiğini bilmiyorum.
Ama bildiğim, pek çok yabancı ülke temsilcileri gibi Vietnam’dan gelen heyetin de Çam balına hayran kaldıkları.
Bu durumda diyorum ki, hayran kalsalar ne yazar.
Kıymetini bilmedikten sonra!
Farklı olsaydı, dünyanın en kaliteli balları arasında yer alan bölge ürünümüz, daha bir revaçta olurdu.
Ama değil.
Öyle olumsuzluklarla karşılaşıldı ki, malımızı yeterince dünya piyasasına süremedik.
Hal böyle olunca, üretici ve de temsilcisi durumundaki birlik başkanlığı çırpınıp duruyor.
Başta Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ziya Şahin.
Çam balının marka değere kavuşması ve de tescillenmesi için gecesini gündüzüne katıyor.
Ne var ki tek başına yetemiyor.
Halbuki, ilgili bakanlık biraz ellerinden tutsa ve de uluslararası düzeyde yapılan çalışmalara destek olsa, Çam Balının konumu çok daha farklı olacaktı.
***
Aslında birçok ürünümüz gibi Çam Balının da marka bir değere kavuşamaması altında yatan bazı nedenler var.
Bir kere üreticiler, ister zorunluluktan olsun, isterse tamahkârlık diyelim, yanlış yaptılar.
O emsalsiz ürünleri bir yerde paçal yaparak, sözüm ona göz boyama cihetine gittiler.
Hal böyle olunca, birilerin tevessül ettiği girişim, nadide ürünün sıradan kalitede olmasına neden oldu.
Bu kadar da olsa!
Arıcılar bazı yıllar kovanlarını başka yerlere taşımak zorunda kaldılar.
Tabi ki bu durum, belirli bir maliyet demekti.
İster istemez karamsarlığa kapıldılar.
Bazıları da arıcılıktan vazgeçti.
Oysa bu noktada devletin ilgili kurumunun devreye girmesi gerekiyordu.
Değil mi ki Çam balı nadide ürünler arasındaydı.
Sıkıntıların giderilmesi için mutlaka üreticilerin desteğe ihtiyaçları vardı.
Ama yapılamadı.
Birlik başkanı ne denli çaba gösterse de Muğla ve civarında üretilen çam balı, hak ettiği değere kavuşamadı.
Yine de Ziya Şahin, bu durumu düzeltmek için yurt içi ve dışı pazarlara giderek, hem tanıtım yapıyor hem de ihracat için bağlantılar kurma peşinde.
Halbuki, yeterince destek verilse, yanı sıra tanıtım için gereken yerine getirilseydi, bu nadide ürünümüz hak ettiği değere kavuşurdu.
O zaman üreticiler memnun, birlik başkanlığı ise üzerine düşen görevi yerine getirmenin mutluluğunu yaşardı.
Ama değil.
Önce üreticinin bilinçsizliği ürünü paçal hale getirdi.
Kimi yılların doğal koşullar istenilen rekoltede ürün alınmasını engelledi.
Sonuçta elimizdeki ürünün kıymetini bilemediğimiz bir noktaya gelip dayandık.
Bilmem bu aşamadan sonra gereği yerine getirilir mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.