Kıyılar Halkın Değilmiş, Engellenirmiş!

Bu haber 07 Ağustos 2018 - 2:23 'de eklendi ve 5.164 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bu sene turizm fevkaladenin fevkinde…

Yüzler gülüyor.

Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, her yer dolu…

Akyaka, Bozüyük‘te çekilen dizi film ile birlikte “Aşkyaka” olduğundan beri zaten kalabalık.

Bu sene Ören‘de kalabalık olmuş. İlk defa bu sene sokaklarda, boş oda veya pansiyon arayanlar gördüm…

Bütün sahiller dolu. Parası olana…

Hafta sonunda cumartesi günü bu köşede “Kıyılar Halkındır Engellenemez” dedik, kıyamet koptu…

İstihbaratım ya eksikmiş ya yanlış…

Kıyıları kiralayarak veya bir şekilde ele geçirenler parası olmayanlara “Yassakkk!” diyorlar.

Kıyı Kanunu mu?

Maalesef buralarda hükümü yok…

Kıyılar halkın değilmiş, halk engellenirmiş te…

xx           xx           xx

Kıyılar Halkındır Engellenemez” başlıklı yazımın altında yapılan bilgilendirme ve yorumlar beni dehşete düşürdü…

O yazımda “Her sene bu günlerde başta Akbük olmak üzere kiraya verilen kıyı alanlarından tepkiler, şikayetler gelirdi. Bu köşenin takipçillerinden Serdar Şatırlar‘ı saymazsak, pek tepki, şikayet yok…” demiştim.

Öyle değilmiş.

Bu köşenin takipçilerinden Serkan Şen o yazımın altına “Özcan bey şu anda geldim Akbük’e. İşletmeci ‘ben sahili, kıyıyı MUÇEV’den 400 bin TL’ye kiraladım giremezsin’ diyor. Giremedik, arabamızı bile park edemiyoruz. Adamlar parsellemiş her yeri” diye yazmış.

Cumartesi günü geç vakit feyse girdiğimde gördüm, şaşırdım.

Orayı anlatmasını istedim. Meğer özelden fotoğraflar göndermiş. Yerinde görmüş kadar ve şoke oldum. Sahil boyunca her mekan önüne, deniz kıyısına, bir bölümü suda kalan ahşap platolar döşenmiş. Üzerlerinde şezlonglar… Çin Setti gibi… Akşamları da masalar atılıyormuş bunların üzerine…

Şuracığa havlumu serip oturayım, güneşleneyim” derseniz yer yok!

xx           xx           xx

Feyse girdiğimde Serkan Şen oradaki manzarayı şöyle anlattı:

Yol ile kıyıyı okadar sıkıştırmışlar ki araçlar geçemiyor halk rahat yürüyemiyor tam bir keşmekeş burası. Şezlong 15 TL. Dışarıdan su bile getiremiyorsun. Her şeyi oradan yiyip içmek zorundasın. Piknik yapmak için masa 40 TL. İşletme sahiplerine Kıyı Kanunu’nu söylediğimizde ‘Onu vali hanım 400 bin lira kira ücreti almadan düşünecekti’ diyor.

Şaşkınlığım bir kat daha arttı.

Vali hanım 400 bin lira kira ücreti almadan önce düşünülecek imiş Kıyı Kanunu… Sanırsınız Vali hanım 400 bin lirayı cebine alıyor! Böyle bir şey yok… Bu söylem bir terbiyesizlik…

Tahsilatı yapan MUÇEV.. hani şu Muğla Valiliği Hizmet Vakfı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Türkiye Çevre Koruma Vakfı ortaklığında kurulan MUÇEV Yani Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) tarafından geçtiğimiz 17 Mart‘ta Milas‘ta düzenlenen toplantıda Danıştay kararı ile Muğla kıyılarında yetkisiz hale geldiği açıklanan MUÇEV

Ama görüldüğü gibi MUÇEV kıyılarımızda tahsilata devam ediyor…

xx           xx           xx

Serkan Şen, “Otopark 10 TL. Yer bulabilirsen. Bulamazsan şezlong kiralanan yerin otoparkına bırakıyorsun.Onda da su bile başka yerden getiremiyorsun. Tamamen onlara bağlısın.” diye devam ederken “Hadi canım, yok artık..” dedirten türden bir bilgilendirme de şehrimizin genç işadamı ve siyasetçilerinden Nazmi İyibilir‘den geldi.

İyibilir, sanıyorum Serkan Şen‘e başta sorduğum soruya yanıt vermek istedi, şöyle dedi:

20 TL giriş parası, duş, şezlong gibi kullanılan hizmetler için alınan bedel. Bunu anlayabiliyorum. Anlayamadığım şey, girişte çantaların aranması ve yiyecek, içeceklere el konması, çıkışta geri teslim edilmesi. Bu insanları aşağılayıcı bir durum.

Gerçekten de yok artık…

İyibilir‘e bu “insanlık dışı, utanç verici” uygulamanın Akbük‘te mi, Çınar‘da mı olduğunu sordum. “Çınar’da” olduğunu söyledi…

Serkan Şen de hemen altına “Akbükte’de var aynısı. Sahile yiyecek içecek almıyorlar.” diye yazdı.

xx           xx           xx

İşte sizlere insana “Bir cinnet yeter” dedirtecek türden bir bilgilendirme daha.

Dalaman‘dan Hüseyin Karakuş da Özcan bey bu Dalamanda’ki ThermeMaris Otelindeki kükürtlü suda otelin bünyesine alınmış, halkı koymuyorlar” diye dert yandı.

Anlaşılan Muğla‘nın her yanı dertli, haberimiz olmuyor… Veya halk ta şikayet etmekten yoruldu ya da siyasilerden, yerel yönetimlerden “umudu” kestiler…

Nitekim emekli eğitimci Niyazi Özdamarlar hocam da tartışmaya “Türkiye’de kıyılar parası olana her koşulda açık. Gerisi boş laf. Örnek Ölüdeniz, Çınar, Akbük ve Bodrum’un önemli koyları vb diğer koylar öncede böyleydi bundan sonra da böyle devam edecek gibi” diye katkıda bulundu.

Sevgili Kemal Önekli hocam da MUÇEV‘in kiralamaları ile ilgili “Sözleşme hükümleri ve şartları kamuoyuna açıklanmalı.” diye çağrıda bulundu.

Yerinde bir çağrı. Hatta o hükümler “kiralanan” yerlerin girişine MUÇEV tarafından yazılmalı. Nereleri kirada nereleri sahte kiracılar tarafından işletiliyor bilinmiyor…

xx           xx           xx

Kemal Önekli ayrıca “Üstadım 39 kez birlikte söylemedik mi? Ahan da 40 olsun. Muğla ‘ticari alan’ tespitini unuttun yine… Birileri ‘kıyıdan-köşeden.. kumsaldan.. ormandan.. koydan..’ bi yerden Muğla’yı ‘tırtıklayacak’ işte… Bu gaayet normal (!).. Sen de ikide bir yazıp durma!? Birilerinin rahatını bozup, tekere çomak sokma… Ayıp (!) oluyor.” demiş.

Eğer öyle oluyorsa, verdiğimiz rahatsızlık için özür dileriz…

———————————-                                                     ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Herkesin işine yaradığın kadar iyisindir bu hayatta.

ÇİVİ

Muğla Ticaret Borsası “Bal Borsasını”, Ordu Ticaret Odası “Fındık Borsasını” faaliyete geçirecek.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

—————————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Erdal ÇİL 07 Ağustos 2018 / 12:44

Çok çok önemli bir konuya değinmişsiniz yine. Ama kıyısı bu kadar uzun ve duyarlılığı bu derece önemli bir ilde böylesi bir konunun gündeme taşınması şart. Bu konuda duyarlılık oluşmazsa tahminim üç kenarı denizle çevrili bir ülkenin çocukları olarak denizi sadece internet ortamında göreceğimiz günlerin çok uzak olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden bu konuyu gelin gündemden hiç düşürmeyin hatta yüksek duyarlılığa taşınması için de öncülük edin. Bu arada, aynı konuyla ilgili geçen yıl yazdığım yazının linkini de paylaşayım sizinle. Başlığ: Kıyılara Kıymayın Efendiler” idi. Selamlar.http://www.ulusalajans.com/kose-yazisi/76/kiyilara-kiymayin-efendiler.html

Reşat Öztepe 07 Ağustos 2018 / 16:48

Gocuman; Çoktandır yukarıdaki yazılara benzer yazılarınızı okurum. mma yukarıdaki yazı da katılımcılarla birlikte enfes bir yazı olmuş. Galiba çözüm;İ Muğla İline Özel Statü getirilmesi şart. Büyük Şehir Yasasından sonra Ören Yerleri Mahalle oluverdi. amma, bu yerler kanunla birlikte küçülmediler ki. Özel Statü derler amma bir örnek sunmazlar diye düşünmemek lazım. Büyüklerimiz bu işi hem bilirler ve hemde isterler. sevgi ve saygı.

Celal Şakıyan 07 Ağustos 2018 / 22:00

Bu konuyu deşelediğiniz için kutluyorum Sayın Kardeşim. Çok uzun süredir Halkın serbestçe kullanabileceği yeşil alanlar ister kıyı olsun, ister kent içi olsun belde ve ilçe yöneticileri tarafından gelir getiren alanlar oldu. Hatta okul bahçelerinin bile yaz mevsimi otopark olarak kullanılması önce bedelsiz iken artık bedelli otoparklar oldu. Duyduğuma göre döner sermaye olarak Milli eğitim müdürüne kadar pay verilen bir düzen oluşmuş… Belediyeler en küçük yeşil alandan yararlanmak için önce büfe izni, sonra büfenin park kullanımını kendi menfaatına kullandığını Serpil parkta, ataparkta, ticaret lisesi ile anayol arasında vs. görüyoruz. Kıyı Yasası gereği kıyıdan 50m.lik kesimde imar planları yeşil alan olarak gösterilse de ve 50 ile 100m.lik bant üzerinde günübirlik kullanımların ve kiralamaların olması gerektiği açık ve net Yasada ifade edilse de Artık vatandaşın denizi uzaktan dürbünle bakma dönemi en acı şekilde yaşanacak görünüyor… Bu konuda Ören Belediyesinin uyguladığı ve düzenlediği deniz, kıyı, yol ve günübirlik kullanım uygulaması Antalya’dan Sideye sıralanmış otellerin bile önlerinde halkın bedelsiz kullanabileceği kıyılar oluşturulmuştur. Bu nedenle artık halkın Menteşe’ye en yakın denize girilecek yer Akbük de Ucretlendirilmiş se Örenden başka sahil kalmamış görülüyor… Dilerim bu konuyu muğladaki tüm kıyılar için gözler ve dile getirir siniz. Kent konseyleri de Yanlış uygulamaları önlemek adına gereken itiraz, şikayet ve davaları açarlar… Örneğin Sargerme kıyılarında imar planları ile ilgili bir davanın açıldığını ve Bakanlık ve koruma Kurulunun da içinde bulunduğu yetkili kurumlarca tasdiklenen imar planının iptal edildiğini biliyoruz…

Belkıs nesrin 09 Ağustos 2018 / 13:19

Peki bu adaletsizliklerle ilgili yapılacak birşey yokmu.Yada yapıldıda redmi edildi.Çok yazık gerçekten