Kimin Yükü Ağır Değil? « Hamle Gazetesi

Kimin Yükü Ağır Değil?

Bu haber 21 Ekim 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.166 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dünkü yazım ile ilgili arayan bir okurum şöyle dedi:

“Yolu doğru olanın yükü ağır olur.”

Kim söylemişse güzel söylemiş. Yükümün ağır olduğunun farkındayım. Umarım yolum da doğrudur.

Kurban Bayramı’ndan beri, seçime giren partilerin adayları kapı kapı dolaşıyorlar, Muğla’nın altını üstüne getiriyorlar.

Kimsenin umurunda değil, ama en çok ve hatta sadece yorulanların ise AK Parti’nin 2. Sıra Adayı Nihat Öztürk ve CHP’nin 4. Sıra Adayı Av. Burak Erbay ile MHP’nin 2. Sıra Adayı Asım Başaran olduğu görülüyor.

Peki, hangisinin yükü ağır?

Yükü ağır olanı 1 Kasım da sandıklar açıldığında görürüz.

xx           xx           xx

Hafta sonunda CHP’nin kurmaylarının bir kısmı ziyaretime geldi: Milletvekili Av. Akın Üstündağ, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, İlçe Başkanı Erkan Aydın, Belediye Meclis Üyesi Mustafa Yörük hep birlikte gelmişler. Hangi siyasi gelse test ediyorum. “Seçim havası nasıl?” diye soruyorum.

CHP’lilere göre sokakta seçim havası yok. Aynı gün ziyaretime gelen AK Parti’lilere göre de durum farklı değil.

İnsanın, “O zaman neden dolaşıyorsunuz? “ diye sorası geliyor! Elbette bu soruya bağlı olarak “1 Kasım’da ne değişecek?” sorusu da akla geliveriyor.

CHP’li Akın Üstündağ aklımdan geçen soruya “Bütün partilerin hedefi iktidar olmaktır. Bizim de öyle. Bunun için çalışıyoruz. 1 Kasım’dan da koalisyon çıkacaktır, ama partimizin oyları da ciddi oranda artmış olacaktır.” diye karşılık verdi.

 

xx           xx           xx

CHP’lilere “Peki 1 Kasım’da Muğla’da ne değişecek?” diye sormadım.

Çünkü hangisine sorsanız “dört” diyor. “3 Milletvekili çıkarırız.” diyeni daha görmedim!

“1 Kasım’da Muğla’da ne değişecek?” sorusunu CHP’liler gibi ziyaretime gelen AK Parti’lilere de sormadım. Sorsam, onların yanıtı da zaten belli:

“Bizim 2 Milletvekili tamam. 3 Milletvekili çıkarmak için uğraşıyoruz.”

MHP’den gelen olmadı. Gelselerdi bu soruyu onlara da sormazdım. Çünkü onların ne diyeceği de belli:

“2 Milletvekili çıkarırız.”

Toplayın bakalım, kaç yapıyor?

3 parti de birer milletvekili fazla çıkaracaklarına göre, Muğla’nın milletvekili sayısının 9 olması gerekiyor, ama…

 

xx           xx           xx

Tabi MHP’den hiç gelen olmadı dersem, yalan olur. MHP’nin 23. Dönem Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergün geldi. Beraberinde dostum Davut Akmeşe’de vardı. Sağ olsunlar…

Ergün, yeniden milletvekili seçilmeyince üniversiteye geri dönmüş. “Siyasetten elbette uzak değilim, ama eskisi kadar aktif de değilim. Bu benim için iyi de oldu. Kitap yazmak için bol bol zamanım oldu.” dedi.

Bu arada bir de Yakutistan’dan “Şeref Madalyası” almış. Bunu söylerken gözlerinin içi gülüyordu. Duygusunu “Bu madalya benim için milletvekilliğinden de değerli oldu.” şeklinde ifade etti.

Ben de bir madalya nasıl milletvekilliğinden daha değerli olur diye sormaya kalkmadım.

Türklerin hemen hemen bütün özelliklerini taşımaya ve yaşatmaya devam eden Yakutistanlılar için muhtemelen bir milletvekilinin yapabileceğinden çok daha fazlasını yapmış olmalıydı…

Belli ki, Metin Ergün’de yükü ağır olanlardan…

 

xx           xx           xx

Seçimin pek heyecanlı geçmediğini Metin Ergün’de söylüyordu. Bu konuda sorularımı yanıtlarken “Tekrar seçimde çok şeyin değişeceğini zannetmiyorum. Adı üzerinde tekrar seçim. AK Parti’nin iktidarı artık bitmiştir. Çok az bir farkla iktidar olsalar da muktedir olmaları zor. Muhtemelen yine koalisyon olur.” yorumunda bulundu.

Muğla ile ilgili olarak ise, “Partimizin Muğla’da 2 milletvekili çıkarabilmesi için herkes elinden geleni yapıyor.” demekle yetindi.

xx           xx           xx

Hafta sonunda AK Parti’nin kurmaylarının tamamı gelmişti: AK Parti’nin liste başı adayı Milletvekili Hasan Özyer ile İl Başkanı İhsan Küreci ve Merkez İlçe Başkanı Erdoğan Ünal…

Başkaları da vardı. Oldukça kalabalıklardı. Onlarda pek seçim heyecanının olmamasından yakındılar. Ayaküstü sohbetimizde, yine de çalışmalarını 3 milletvekili çıkarmayı hedefleyerek yaptıklarını söylediler.

Bunun üzerine “2 Milletvekilini koruyabilir misiniz?” diye sormanın da alemi yoktu.

Ben sormadan Sayın Özyer “Seçimin sonunu nasıl görüyorsunuz?” diye bana sordu.

“Yine koalisyon olur.” diyerek, şöyle devam ettim:

“Hatta bu koalisyonun 2 yıllığına AK Parti-CHP Koalisyonu olacağını da söyleyebilirim.”

Hasan Özyer ise gülerek “Koalisyon olursa AK Parti-MHP Koalisyonu olur. Bana sorarsan biz bu seçimden 3-4 puan farkla tek başımıza iktidar çıkarız.” diye karşılık verdi.

 

xx           xx           xx

Ayrılırlarken Milletvekili Özyer artık benim için klasikleşen soruyu sorarak, “Bir isteğiniz var mı?” dedi. 1 Kasım’dan sonra kendisi yine milletvekili olacak. Üstelik tek başına veya koalisyonla iktidar milletvekili olacak.

Muğlalıların duasını almak istiyorsanız Tıp Fakültesi Hastanesinin açıklanan tarihten önce hizmete açılmasını sağlamanız yeterli olacaktır. Birde mevcut hastanemiz Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Göz Hastanesi, Kadın Sağlığı ve Doğum Merkezi ile poliklinikler açık tutulur ve 2. Basamak Sağlık hizmeti vermeye devam ederse güzel olacak.” dedim.

Eğer CHP’li bir koalisyon olursa, o zaman da aynı zamanda bir tıpçı olarak CHP Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir’e de sorumluluk düşecek.

Yükünüz ağır, inşallah yolunuz da doğru olur…

 

xx           xx           xx

1 Kasım Genel Seçimine 11 gün kaldı. Sayılı günler tez geçer.

Türkiye’nin sorunları başta terör olmak üzere kutuplaşma ve benzerleri ile her geçen gün ağırlaşıyor. Bu gün ülkemizde en çok ihtiyaç duyulan şey uzlaşma. Uzlaşma olmadan ne barış gelebilir, ne demokrasi yaşatılabilir…

Anketler hala koalisyon diyor. Tabi siyasette 24 saat bile çok uzun bir zaman dilimi. Milletvekili Özyer’in dediği gibi 3-4 puan farkla AK Parti iktidarda olabilir. Ancak 3-4 puan farkla iktidarda biraz “bıçak sırtı” iktidar olur.

 

xx           xx           xx

7 Haziran’da seçmen koalisyon demişti bunu anlamak mümkün. Çünkü ülkemizde “bıçak sırtı”… (!)

Birbirimizi sevmesek bile her zamankinden daha çok birbirimize saygı duymaya, kenetlenmeye ihtiyacımız var. Uzlaşmaya ihtiyaç var. Siyasiler uzlaşırsa toplumda uzlaşır. Keşke 7 Haziran’da 3 partili bir koalisyon kurulmuş olsaydı. İşte bunu dünyada hiç kimse istemezdi. Bu topraklarda kavganın sona ermesi kimin işine yarar ki?!

Bugün başımızda hangi dert varsa kökleri 12 Eylül öncesine; Liderlerin cenazelerde bile birbirlerinin yüzlerine bakmadıkları günlere dayandığını unutmayalım…

Tek başına bir iktidar çıkarsa da halkın uzlaşma talebi unutulmamalı. Demokrasi uzlaşmadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 21 Ekim 2015 / 17:41

Gocuman; maşaallah gine dökdürmüşsün. Bileeğine ve gönlüne bereket. Tekrar yada erken seçim ile ilgili Tek Başına İktidar’a en yakın Parti hiç Kuşkusuz Ak Partidir. Diğer Partilerin 07 haziran sonucu toplamları 292 idi. Ancak bir araya gelemedikleri gibi meclis başkanını bile! ittifak ederek seçemediler. Bu sefer Ak Parti 03 Kasım 2002 ruhu gibi “Tek Başına İş Basşına” dedi. ve Muğlada da yine Sayın Özyer Var idi. Yine var. Bir Oy dan ne olur demeyelim. ödünç oy da olabilir. emme bizler yapameyiz gocuman deymii.sevgi ve saygı.