KİME İNANALIM

Bu haber 06 Kasım 2009 - 0:00 'de eklendi ve 674 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Tahmin değil inanıyorum ki, şu sıra herkes şaşkınlık içerisinde.
Nasıl olunmasın?
Tüm dünyayı etkisi altına alan “Domuz Gribi”yle ilgili, Sağlık Bakanı ayrı konuşuyor, başbakan ayrı.
Muhalif kanatta yer alan siyasi partilerin genel başkanları ona keza.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, başbakanımız ile Cumhurbaşkanımız dahi aşı olacak diyor.
Buna karşın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bakana yönelik olarak;
Benim adımı vermişsin.
Ben aşı olmayacağım.
Hemen düzelt.
Aşı konusunda kimseyi mecbur edemezsiniz diyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de aşı olmayacağının altını çizerken, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise gelişmelerin seyrine hareket edeceği izlenimi veriyor.
Belli ki bu olay başbakanla, sağlık bakanını karşı karşıya getirmiş vaziyette.
Daha da ötesi, Sağlık Bakanı Akdağ’ın başbakana yönelik, isterseniz istifa edeyim dediği dillendiriliyor.
***
Gelinen noktada, Başbakan dahil devletin sağlık bakanı böyle bir ikilem içerisinde olursa, vatandaş ne yapar?
Zaten endişe ve korku içerisindeki halk, bu durumda paniklemez mi?
Devletin başbakanı ve bakanın ters düştüğü bir olay karşısında rahat olabilir mi?
Çoğu illerde görülen Domuz Gribi vakası üzerine okullar kısa aralıklarla da olsa tatil edilirken.
Kısaca neresinden bakarsanız bakınız Domuz Gribi Vakası, tüm dünya ile birlikte ülkemizin önemli sorunları arasında.
Bir yerde, gündem değiştirmede üzerine olmayan AKP iktidarını, biraz olsun rahatlatan bir olay.
İçte ve dışımızda meydana gelen olumsuzlukların müsebbibi iktidar, Domuz Gribinin oluşturduğu gündem sayesinde, daha da eleştirilir olmaktan kurtuluyor.
Ama nereye kadar?
***
Olayın bir başka boyutu daha var.
Her ne kadar, bu olayın halk nezdinde daha bir infial yaratmaması için hükümet tarafından bir takım tedbirler alınmakta ise de, aşı yapılması veya yapılmaması noktasında bakan dahil hiç kimse kesin bir kanaat sahibi değil ki!..
Yanı sıra bu konuda, dünya sağlık örgütü tarafından halkı rahatlatıcı bilgiler de verilmiyor.
Aşının insan sağlığı açısından yararlı olacağı, dolayısıyla domuz gribini önleyeceği yönünde elde somut bulgular yok.
Zaten bu yüzden değil mi Sağlık Bakanı ve bakanlık üst düzey yöneticilerin göstermelik aşı olmaları.
Aslında bu neye benziyor biliyor musunuz?
Yıllar öncesinde Rusya’ya ait atom santralinden sızan radyoaktif maddelerin canlı varlıklar üzerindeki etkisini azaltmak için dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in göstere göstere çayı yudumlaması.
Bakın sizler santralden sızan radyoaktif maddelerin Karadeniz çayı üzerinde olumsuz etki yarattığını inanıyorsunuz ama asalında öyle değil.
İşte ben içiyorum.
Sonrasında ne oldu?
Bir takım canlı organizmalar, normalin çok ötesinde gelişmeler gösterdi.
Bu yüzden, sağlık bakanı başta olmak üzere belirli kişilerin aşı olması, yüzde yüz beliren kanaat üzerine değildir.
***
Sonuçta realite o ki, Domuz Gribi vakasını önleme adına tek çare olarak görülen aşı, ne yazık ki insanımızı rahatlatmıyor.
Hele başbakan ile sağlık bakanı arasındaki gelişme bu noktada olunca.
Dolayısıyla halk kime inanacağını şaşırmış vaziyette.
Aşı olsa bir türlü, olmasa ayrı.
Bu durumda galiba işimiz Yüce Yaratana kaldı…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.