Kim Kazandı, Kim Kaybetti « Hamle Gazetesi

Kim Kazandı, Kim Kaybetti

Bu haber 15 Kasım 2015 - 22:28 'de eklendi ve 1.188 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

7 Haziran seçim sonucu tek başına iktidar çıkaramayınca sandık ne dedi, seçmen ne mesaj verdi yorumları sıklıkla dile getirilmişti. Seçim sonrası bu türden manşetler özellikle koalisyon dönemlerinde sıkça kullanılır, kurulacak hükümet formülüne göre de pozisyon alınmaya çalışılır. Seçimler, mevcut iktidar partisinin başarısıyla sonuçlanırsa seçim öncesinde yapılan tartışmaların, ortaya atılan iddiaların birden kesildiği gözlenirken, muhalefet partilerinin kazanması durumunda ise yolsuzları araştırma komisyonları, bakanlığı gibi oluşumlarla önceki dönemin sorgulanması kurumsal bir boyuta taşınırdı.

AK Parti’nin kazandığı ilk seçimden (2002)’den sonra tek başına iktidar çıksa da sandığın mesajı bir kısım etkin ve yetkili çevrelerde bir türlü anlaşılamadı ya da anlaşılmak istenmedi. Siyaseti ve demokrasiyi zorlayan bir takım birbirinden ilginç yorumlar ortaya atıldı. 2002 seçiminde %34’3 oy alarak tek başına iktidar olan AK Parti için %65 karşında söylemi geliştirildi, seçim sistemi eleştirildi. İlk bakışta haksız ve yersiz bir tartışma olmasa da, AK Parti’nin oy aldığı kitleleri açıklayan sosyolojik bir analiz değildi. Sonrasında gelen %47 ve %49,9 sonuçları garip bir şekilde kömür, gıda gibi sosyal yardımlarla açıklanmaya çalışıldı.

Gezi Parkı ve sonrasında gelişen sosyal içerikli eylemler ve söylemler ise adeta mevcut iktidarın çöküşünü müjdeliyordu. Yıllarca kitap okumamak, fikir üretmemek, siyasete sıcak bakmamakla suçlanan 80 sonrası kuşaklar nihayet tepki vermeye başlamışlardı. Kazandığı ilk seçimden itibaren iktidarla hareket eden cemaat saf değiştirmiş, tapeler, kasetler ortaya saçılmıştı. Ergenekon, balyoz gibi darbe soruşturmalarında ve şike davası gibi süreçlerde önemli rol oynayan tapeler ve kasetler, Deniz Baykal’ı Genel Başkanlıktan etmiş, MHP’yi de sarsmıştı. Bu süreçlerde aktif rol oynayan cemaat artık hükümeti aynı yollarla tehdit eder hale gelmişti.

Bu gibi gelişmeler doğal olarak iktidarın sonunun geldiğini gösteriyordu. Her ne kadar 30 Mart 2014 Mahalli İdareler seçimlerinde istenen sonuç alınmasa da, Cumhurbaşkanı seçiminde başarısız olunsa da mevcut iktidar artık tükenme noktasına gelmişti. 7 Haziran seçimleri iktidar partisine “kenara çekil” demiş, muhalefete iktidar şansı vermişti. Bu türden siyasi analizler ve yorumlar 1 Kasım’da kaybetti. İlk kez yaşadığımız en hızlı ve tekrar seçim seçmenin ne istediğini net bir biçimde ortaya koydu. Sandık sonuçları ülkemizin sosyolojik gerçeklerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Siyasette rakipler birbirine şans vermez, siyasetin kendine göre bir denklemi veya matematiği vardır. Kabul edin veya etmeyin AK Parti, siyasette zekâ ve oyun kurma yeteneğine sahip olduğunu bir kez daha ispatladı. Düşüşe geçen oylarını belki de örneğine ilk rastlanır bir biçimde yükseltmeyi başardı. Eleştirilerden yararlanarak, kendini sorgulama ve hatalarını tespit edebilme başarısı gösterdi. Milletvekili adaylarının neredeyse yarısını değiştirdi, programını ve söylemlerini yeniledi. Çıkardığı derslerle seçmene kendisini ifade etti ve tekrar seçmenin güvenini kazandı. Son dönem yaşadıklarımız siyaset bilimine de önemli veriler sundu, gelecekte ayrıntılı olarak analiz edilecektir.

Bu süreçte muhalefet partileri ise aynı söylemlerle, aynı adaylarla seçmenin karşısına çıkarak 7 Haziran seçimlerini doğru analiz edemediklerini gösterdiler. Bir nevi seçmenle inatlaştılar. Ülke gerçeklerine göre siyaset denklemini oluşturma becerisi gösteremeyen muhalefet tekrar kendi iç sorunlarına geri döndü. Genel başkanlık tartışmaları, olağanüstü ya da olağan kongreler muhalefeti bekliyor. Mevcut Genel Başkanlar statülerini korumak için yoğun çaba harcayacaklar. Hiç olmazsa bu süreçte siyaseti analiz ederken daha gerçekçi sosyolojik analizlerle partilerini dizayn ederler.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.