Kılıçdaroğlu’nun Tarihi Gafı

Bu haber 11 Mart 2017 - 0:25 'de eklendi ve 862 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

İleride bir uyanık çıkıp, “Referandum Gafları” diye bir kitap yazarak yayınlar mı bilmiyorum.

Siyasi liderlerin hepsinin az çok gaflarını görüyor, izliyoruz.

Tebessüm ettireni var; insanı şaşkına çevirip öfkelendireni var…

En çok gaf yapanın Başbakan Binali Yıldırım olduğu da söylenebilir.

Ancak Başbakan Yıldırım’ın esprili bir siyasetçi olduğunu ve kendisinin yaptığı gafı fark edip, espri ile kapatma yoluna gittiğini, sevimli hale getirdiğini de biliyoruz.

Örnek vermek gerekirse, AK Parti grup toplantılarından birinde partililere seslenen Başbakan Yıldırım, referandumla ilgili sözleri sırasında neden ‘evet’ diyeceklerini açıklarken “PKK ‘hayır’ dediği için, FETÖ ‘evet’ dediği için, biz bu anayasa değişikliğine hay…” deyip, çok çabuk toparlandı.

Neredeyse “Hayır” diyordu!

İkinci kez cümleyi tekrarlayan Başbakan Yldırım bu defa, “FETÖ ‘hayır’ dediği için, PKK ‘hayır’ dediği için, biz bu değişikliğe evet diyoruz” diyerek durumu kurtardı.

Başbakan Yıldırım “Hayır” demiş olsaydı da bu “Dil sürçmesi” olarak açıklanabilirdi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yaptığı “gaf” dil sürçmesi olarak açıklanabilir mi?

 

xx           xx           xx

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir radyo programında çok ciddi bir gaf yapmış…

Referanduma sunulan Cumhurbaşkanlığı veya Başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini anlatırken, “Diyelim ki yeni sistemi kurduk. Cumhurbaşkanı başka partiden, başbakan başka partiden… Ne olacak, nasıl anlaşacaklar?” demiş.

Buna gaf demek bile doğru değil.

Buna “Değirmene su taşımak” veya “Bir çuval inciri berbat etmek” yakıştırması yapılabilir mi bilemem, ama halk tabiri ile buna tam bir “Çam devirme vakası” denilebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım şimdi bu gafı evire çevire kullanıyor. Her ikisi de Kılıçdaroğlu’na teşekkür edip “Biz de bu duruma son vermek için Anayasa’yı değiştiriyoruz” diyorlar…

 

xx           xx           xx

O tarihi gafın ardından, CHP‘den şaka gibi açıklama geldi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun dilinin sürçtüğünü belirten CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Sayın genel başkan 18 maddeyi ezberden ve tersten okur, size de okutur” diyerek şu ifadede bulundu:

Geçtiğimiz günlerde bir radyo programında sayın Genel Başkanımız, iki hafta üst üste yapılacak seçimlerde ilk hafta bir partinin meclisin çoğunluğunu alıp, ama Cumhurbaşkanını yüzde 50’yi geçemediği için seçtiremediği; ikinci hafta yapılacak seçimlerde meclisteki ikinci partinin adayının daha çok oy almak suretiyle Cumhurbaşkanı olduğu durumda, bunun oluşturacağı çatışmaya dikkat çekiyor. Orada ifade edilen bir sürçü lisandan ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, savunamadıkları ‘evet’ için bir güç çıkarma peşindeler.

Yerseniz…

Oysa Kılıçdaroğlu o gaflı ifadesinde en az üç defa “Başbakan” diyor.

 

xx           xx           xx

Başbakan’ın gafını Cumhurbaşkanı yapmış olsa yer yerinden oynar, kıyametler kopar… Kılıçdaroğlu’nun gafını Özgür Özel yapmış olsa bu kadar kıyamet kopmazdı…

Partilerin hangisi olursa olsun “lideri” ağzından çıkana dikkat etmek zorunda…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım artık hayatta bırakmaz bunu…

Buldular madeni, inceden inceye işlemeye başladılar bile…

Gittikleri her yerde yükleniyorlar Kılıçdaroğlu‘na:

Vatandaştan hayır demesini istiyorsun fakat sen daha sistemi bilmiyorsun! Önce getirmek istenen sistemin ne olduğu oku, öğren! Yeni sistemde başbakanlık yok ki cumhurbaşkanıyla kavga etsin! İşte biz de bu kavgaları ortadan kaldırmak için sistemi getirmek istiyoruz!

Benzer bir gaf Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılmış olsaydı, CHP Lideri Kılıçdaroğlu peşini bırakır mıydı?

 

xx           xx           xx

Benzetmek gibi olmasın ama CHP Lideri Kılıçdaroğlu‘nun bu gafı, vatandaşlardan mutlaka sandığa gitmelerini isteyip de, kendisinin oy kullanamadığı o seçim gafından bir farkı var mı?

16 Nisan’da yapılacak referandumdan “Evet” mi çıkar, “Hayır” mı çıkar bilemem.

Ama bildiğim “Evet” çıkması halinde CHP tabanı bu “gafın” hesabını soracaktır.

Hatta “Hayır” da çıksa bu hesaplaşma olacaktır.

Bu bir “referandum”… Seçim değil.

Seçimlerde asıl olanın “seçim kazanmak” olmasına rağmen, ülkemizde bir-iki puan oy artışına sığınıp, “Oyları arttırdım” veya “Oyları korudum” savunusunda bulunmak mümkün.

Ama referandum sandığından “Hayır” çıkmaması halinde böyle bir savunu şansı da yok…

CHP’de referandumdan sonra bir hesaplaşma kaçınılmaz görünüyor…

 

xx           xx           xx

Peki Kılıçdaroğlu’nun o gafını biraz olsun telafi etmenin bir yolu olamaz mı?

Olabilir tabi…

Başbakan Binali Yıldırım’ın şaka gibi gaflarından biri de, “Mevcut sistemde abidik gubidik adamlar başbakan oluyordu” sözleriydi.

Aslında “Şaka gibi” dediysek de ciddi bir gaf yapılmıştı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu hemen “abidik gubidik adamların” kim olduğunu sordu, ama nedense basın pek üzerinde durmadı.

Ama Kılıçdaroğlu da gittiği her yerde bu gafı hatırlatıp, o abidik gubidik başbakanların kim olduğunu ısrarla sorabilirdi…

Üstelik etkili de olabilirdi!

Hani nerede?

 

xx           xx           xx

Referandum sonunda ne olur?

Son zamanlarda bana çok soruluyor. Ben gazetecilerin ve hatta yayın organlarının 18 maddelik Anayasa değişikliğini savunmalarını ve eleştirmelerini doğru bulmuyorum. Onu siyasiler yapıyor. Biz onların eleştiri ve savunularını vatandaşla, seçmenle paylaşalım yeter…

Soruya gelince “Evet” de çıksa “Hayır” da çıksa hayat devam eder.

Anayasalar birer “uzlaşma metni”dir… Referanduma sunulan 18 maddelik metin keşke üzerinde uzlaşma sağlanarak ortaya çıkarılmış olsaydı da yüzde 90, yüzde 99Evet” oyu ile kabul edilmiş olsaydı. Ne yazık ki o uzlaşma sağlanamadı.

Evet” çıkarsa, adı ne olursa olsun hemen “Başkanlık” sistemine geçilmiyor. 2 yıl sonra geçilecek. Bu arada yerel ve genel seçimler yapılmış olacak…

“Evet” çıkacak diye de “Hayır” çıkacak diye de telaşa mahal yok…

 

xx           xx           xx

7 Haziran Genel Seçimi’nde AK Parti yüzde 40.9 oy alırken, CHP yüzde 25.0’de, MHP yüzde 16.3’de, HDP de yüzde 13.1’dee kaldı. Toplarsak AK Parti + MHP 57.2 yapar. CHP +HDP 38.1 yapar… 1 Kasım Genel Seçimi’nde AK Parti yüzde 49,48 oy alırken, CHP yüzde 25.31’de, MHP yüzde 11.90’da ve HDP yüzde 10.75 de kaldı. Toplarsak AK Parti + MHP 61.38 yapar. CHP + HDP 36.6 yapar.

Her iki seçimin sonucu da MHP’nin tamamı “Hayır” dese de sandıktan “Evet” çıkacak diyor. Ancak siyasette hiçbir zaman 2+2 eşittir 4 etmez… Üstelik 16 Nisan’da genel seçim değil, referandum yapılacak. Bana göre sandıktan yüzde 49 ve yüzde 51 gibi bir sonuç çıkabilir.

Kime 49, kime 51 derseniz, sandık bilir…

 

xx           xx           xx

Elbette Muğla’nın sonucu da soruluyor.

7 Haziran Genel Seçimi’nde Muğla’da CHP oyların yüzde 45.76’sını toplarken, AK Parti yüzde 26.40’ta, MHP yüzde 18.89 ve HDP yüzde 5.11’de kalmış… 1 Kasım Genel Seçimi’nde CHP oyların yüzde 47.5’ini toplarken, AK Parti yüzde 30.6’da, MHP yüzde 14.7’de, HDP yüzde 4.4’de kaldı. Yerim kalmadı, matematiğini siz yapın…

Muğla’da oy kullanma oranı ne kadar yüksek olursa “Hayır” oyları da o kadar yüksek olabilir. Yüzde 60’ın altına da düşmeyebilir…

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 11 Mart 2017 / 10:33

Gocuman: Yazınızı hergün okuduğumu biliyorsunuz. Yukarıdaki yazınızın en son amma en son cümleciğini yazmak zorundamısınız. bardağın dolu tarafına baktırmak sizin sizlerin elinde değilmi.sevgi ve saygı