Kılıçdaroğlu’ndan ne kaldı?

Bu haber 03 Mayıs 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.233 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde beklenmedik biçimde Belediye Başkanı Osman Gürün’ün organizasyonu ile Milas, Yatağan, Köyceğiz ve Muğla il merkezinden geçti.

Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden geride Muğla’da ne kaldı?

Kesinlikle ve öncelikle siyasi kulislerde dedikodular ve önümüzdeki seçimlerde adayların ne şekilde belirleneceğine dair yorumlar kaldı.

Bir de açılış meydanlarının doldurulamamasının hesaplaşması ve dayatmacıların yeni umutları…

Başka?

xx        xx        xx

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden geride başkaca alelacele gerçekleştirilen yeşil alan ve çevre düzenlemeleri kaldı. MuğlalılardanKeşke Sayın Kılıçdaroğlu Muğla’ya daha önce sık sık gelmiş olsaydı.” diyenler oldu!

Muğlalılar bir yerlerde bir biçimde “hazır rulo çim” görmüşlerdir. Ama Muğla hazır rulo çimle ilk kez Sayın Kılıçdaroğlu sayesinde tanıştı. Sayın Kılıçdaroğlu’nun geçtiği güzergâhlar bir iki günde geceleri dahil pırıl pırıl oldu.

Aylin Karaca Kavşağı (DSİ) da adeta yenilendi. Sayın Kılıçdaroğlu tarafından açılışı yapılan CHP’nin yeni il merkezi bu kavşakta…

Ama nedense açılışı yapılan il merkezinin bulunduğu binanın badanası bile yoktu!

xx        xx        xx

Elbette CHP’nin yeni il merkezinin bulunduğu binanın boyanması Muğla Belediyesi’nden beklenemez…

Ama “Muğla Belediyesi Muğlalıların ve CHP’lilerin cep telefonlarına bir hafta boyunca ‘gına geldi artık’ dedirten açılışa davet mesajları atmadı mı?” diye soranlar olacaktır. “O gün Muğla Belediyesi otobüsleri ilan edilen noktalardan ücretsiz insan taşımadı mı?”  diyenler de çıkacaktır.

Bilmiyoruz. Bunların yapılmasının önünde yasal engel olmayabilir… Ama belediye imkânları ile belediye mülkü olmayan bir binanın boyanamayacağını biliyoruz.

Peki, CHP’nin kendisine üç dönem Belediye Başkanlığı olanağını ve onurunu verdiği bir insan, hiç değilse başkanlığın kendisine sağladığı maddi imkânların bir kısmını il merkezinin bulunduğu binanın boyatılmasına harcayamaz mıydı?

Kim olduğunu da biliyorum, ama adını yazarsam kızar. Kendisi reklam düşkünü olmayan gerçek bir partilidir… O il yönetici partilinin satın alınan daire, tefriş edilirken sadece partisinin il yöneticiliği, il genel meclisi üyeliği onurlarına ulaşmış olmanın duygusallığı ile elini cebine atıp 5 milyar lira bağışta bulunduğu biliniyor.

xx        xx        xx

Başkan Gürün’ün arıtma tesisi açılışında yaptığı konuşma ise şaşırtıcı ve düşündürücüydü… Sayın BaşkanGöreve geldiğimizde 63 bin metrekarelik yeşil alanı 423 bin metrekareye çıkardık.” demiş.

Bu bir başarı mıdır, bilemem… Ama bildiğim Muğla’nın geçen zaman içinde imara açılma oranı yeşil alan oranından pek de düşük değil… Şehir de yerinde durmuyor. İmar alanı olarak büyümeye devam ediyor!

Sayın Başkan ardından “Bana bu yüzden bazen ‘Park Osman’ dediniz, ama yapmaya da devam edeceğiz.” diye eklemiş.

Gerçekten şaşırdım… Çünkü ben Sayın Başkan’a ‘Park Osman’ denildiğini hiç duymadım. Ama bildiğim kadarıyla böyle bir yakıştırma gelmiş geçmiş başkanların içinde sadece Orhan Çakır’a yapıldı. Herkes bilir ki, İzmir’in “Asfalt Osman”ı (Kibar) olduğu gibi Muğla’nın da “Çim Orhan”ı vardı…

Başkan Gürün kendi kendine neden yakıştırmada bulunmuş anlayamadım. Bir sıkıntı var galiba…

xx        xx        xx

Başkan Gürün, konuşmasında tesis ile ilgili yapılan eleştirilere de “Maalesef onları sevindiremedik.” diye cevap verip, şöyle devam etmiş:

Hatta seçim malzemesi oldu. ‘Çalışmaz, olmaz’ denildi. Kanalizasyonumuz da arıtmamız da çalışıyor. Bizlerin yaptığı şeyleri küçültmek için çalışıyorlar. Ama bunu başaramayacaklar. Öz kaynağımızı kendimiz arttırdık. Kendimiz bulduk, kendimiz yatırım yaptık. Nazım imar planını yeniledik, sit bölgesinde ve Karabağlar Yaylası’nda da koruma amaçlı imar planlarını yaptık. Muğla’yı vahşi şehirleşmeden uzak, kimliği ve kişiliği olan bir il olarak geleceğe taşıyacağız.

Gerçekten şaşırdım.

xx        xx        xx

Gerçekten şaşırdım, çünkü kanalizasyon ve arıtma tesisini seçim malzemesi yapan bir parti olmadı. Bildiğim kadarıyla sadece son yerel seçimde MHP adayı Saim Gürsoy, projeyi eleştirmiş ve “Avrupa’da olduğu gibi atık sularla birlikte, elektrik, su ve haberleşme şebekesini içinde taşıyan” bir önerme de bulunmuştu… Bir daha da konuşmadı.

Bu konuda konuşan ise Makine Mühendisliği bilgisi ile Muğlalıların kendisine “Vatandaş Ahmet” yakıştırmasında bulunduğu Ahmet Karaosmanoğlu oldu. Ben de kendisinden aldığım güvenilir bilgilere dayanarak yazan adam oldum…

Ahmet Karaosmanoğlu hiçbir partinin üyesi değil. Ben de Muğla’nın “vicdanı” ve “hizmet”inde olmaya çalışan, kente karşı sorumluluk duyan bir gazeteciyim… Kimsenin Muğla Belediyesi’nin yaptığı işleri küçültmeye çalıştığı yok. Biz uyarı da bulunuyoruz o kadar…

Öz kaynakları nereden buldunuz?.. Kanalizasyon ve Arıtma Tesisi’nin Dünya Bankası’na borçlanılarak KDV hariç 16 milyon TL’ye ihalesi yapılmadı mı?.. Nedense başta proje içine alınmayıp, yapımına yeni başlanan Kötekli Kanalizasyonu için de borçlanılmadı mı?

Bu borçları Muğlalılar ödemeyecekler mi? Hatta su parasının içinde ödemeye başlamadık mı?

Daha yeni yol ve kaldırımların yenilenmesi için İller Bankası’na 8 milyon TL borçlanılmadı mı?.. Bu borcu da “Yol katılım bedeli” adı altında Muğlalı ödemeyecek mi?

Sahi merak ediyorum; Muğla Belediyesi’nin nereye, ne kadar, neden borcu var?

xx        xx        xx

Sayın BaşkanMuğla’yı vahşi şehirleşmeden uzak, kimliği ve kişiliği olan bir il olarak geleceğe taşıyacağız.” da diyor…

Şehrin orta yerindeki Kireç Sanayi yetmiyormuş gibi Doğal SİT Alanı Karabağlar Yaylası’nın dibinde kesin kabulü yapılmadan hizmete açılan Atık Su Arıtma Tesisi ve yayla ile Düğerek Mahallesi arasında atık su deşarj alanıyla birlikte Yerkesik yolu üzerindeki Katı Atık Bertaraf Tesisi ile Muğlavahşi şehirleşmeden” nasıl uzak kalabiliyor?

Şaşırdım. Gerçekten şaşırdım…

xx        xx        xx

En çok ta açılışlardan sonra Başkan Gürün’ün belediyede personeline yaptığı teşekkür konuşmasında yaşananlara şaşırdım. Söylenenlere göre, orada Muğla eski Milletvekili Gürol Ergin’in “Hiç merak etmeyin. Osman bey büyük şehir belediye başkanı olacak. İlçe Başkanı Bahattin Gümüş de genel sekreter.” şeklindeki sözlerine şaşırdım. Umarım böyle bir şey olmamıştır. Yoksa “Bunlar, genel sekreterin İçişleri Bakanlığı tarafından atanacağını dahi bilmeyen bu insanlar gücü nereden alıyorlar? CHP’yi bunlar mı yönetiyorlar?” diye sormak zorunda kalacağım…

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.