Kılıçdaroğlu’ndan İstenen Destek « Hamle Gazetesi

Kılıçdaroğlu’ndan İstenen Destek

Bu haber 20 Ekim 2017 - 0:10 'de eklendi ve 1.545 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Ben Bodrum’da yaşıyor olsam CHP’lilere kesinlikle oy vermem.

Bodrum Kalesi’ne “fetihçi” bir anlayış içinde “restorasyon” bahanesiyle müdahale edilirken karşı çıkıp engel olamayanlara neden oy vereyim?

Şimdi bu da nereden çıktı, sen bile şimdi yazıyorsun diyen de olabilir… Ben “restorasyon” diye ambalajlanmış “tarih talanını” gündeme geldiği günden beri yazıyorum… Bir daha da yazmam diyordum. Ancak iki nedenle bu yazı şart oldu.

Birincisi CHP Bodrum İlçe Başkanlığı’nın Muğla Milletvekilleri Ömer Süha Aldan ve Akın Üstündağ ile birlikte Kale önünde birkaç gün önce yaptıkları protesto eylemi…

İkincisi ise Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un Ankara’ya gidip Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na yaptığı ziyareti “Halikarnas” için gerçekleştirdiğini açıklamış olması…

Nilüfer’in bir şarkısı vardı, “… Macunlu sohbetler, hedefsiz şikâyetler / Mangaldan taştı küller / Nereden çıktı bu süperler…” diye… Adı “Şov yapma”mıydı ne?

 

xx           xx           xx

Gazeteler “Kocadon’dan Kılıçdaroğlu’na Halikarnas ziyareti” diye yazdı.

Acaba Bodrum Kalesi için mi diye merak edip haberi okudum. Değilmiş… Gerçi Kale’deki müdahaleyi engellemek için destek istese de şaşırırdım, ama Halikarnas Mozolesi‘ni (Mausoleion) daha iyi tanıtabilmek için destek istemiş… Daha çok şaşırdım…

Kılıçdaroğlu’nun yerinde ben olsam, “Şimdi mi aklınıza geldi?” derdim, ama Kılıçdaroğlu nazik insan, dememiştir. Demez…

Kocadon’un 12 Ekim tarihli Kılıçdaroğlu ziyaretini 13 Ekim tarihli Gündem’den öğrendim. Haberin spotunda “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ile makamında görüştü. Görüşmede Kocadon, Bodrum’un tarihi ve kültürel atak yapabilmesi için destek istedi.” diye yazılmış. Bahaneye bak… Yersen…

Bari “Sayın genel başkanım kalemizi tahrip ediyorlar. Kamuoyu yaratmak için geldik” deseydi de biraz inandırıcı olsaydı!

 

xx           xx           xx

GündemBodrum’un en iyi bir iki yerel gazetesinden birisi… Gazetenin haberine göre, Kocadon görüşmeyle ilgili yaptığı açıklamada, turizmin zor bir süreçten geçtiğini belirtirken şu ifadelerde bulunmuş:

Bizim belediye bütçesi ile yapabileceklerimiz çok sınırlı. Dünyanın 7. Harikası olarak sayılan Halikarnas Mozolesi’ni (Mausoleion) daha iyi tanıtabilmeliyiz. Bugün Sanayi Sitesinin altında bulunan hipodromun gün yüzüne çıkarılması gerekiyor. Bunu devletin yapması gerekiyor. Yabancı turisti tekrar ülkemize çekmeliyiz. Sadece turist sayısı azalmadı gelen turistin harcamaları da azaldı. Turizm çalışanlarının ve esnaf ağır kayıplar yaşıyor. Turizm sektöründe yeniden onarım ve yapılanma gerekli.

Kocadon, sonra birden komşularına yardımsever Bodrum Belediyesi’ni anlatmaya geçmiş:

Ancak Büyük Şehir Yasası nedeniyle elimiz kolumuz bağlanmış durumda. Biz belediye olarak komşu ilçelere yardım ediyoruz. Asfalt ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Yaptığımız bu yardım ilimizin ilçe belediyeleri ile dayanışma içinde olduğunu gösterir.

Kocadon açıklamalarının ardından noktayı şöyle koymuş:

Sayın Kılıçdaroğlu’ndan da bu konuda desteklerini istedim. Turizmin yeniden canlanabilmesi için bir takım proje çalışmaları yapacağız.

 

xx           xx           xx

Kocadon’un sözlerinden siz ne anladınız bilemem…

Halikarnas Mozolesi (Mausoleion) ve şehirlerarası garajın altındaki hipodrom çok önemli. Mozole, Antik Tiyatro, Hipodrom ve Kale bir arada Bodrum’un tanıtımına katkı yapacaktır.

Bunun için Kale’ye sahip çıkacaksın, ama sen müdahaleyi engellemek için parmağını bile kıpırdatmadın…

Mozole’yi önce yurt dışından getireceksin, ama senin bu yönde kampanyan bile yok… Hipodrom’un ortaya çıkması için garajı kaldırmalısın, ama projesine bile sahip misin belli değil…

Kılıçdaroğlu’ndan neyin desteğini istiyorsun?

Bence Kocadon subliiminal mesaj veriyor… “Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken asfaltlamayı ben yapıyorum, Büyükşehir olmasa da biz ilçe belediyeleri ile dayanışma içindeyiz” demeye getiriyor… İşte ben böyle anladım.

Kocadon sanki adayların belirlenmeye başladığı şu günlerde Bodrum’un değil de kendi tanıtımının derdine düşmüş… Umut dünyası işte…

 

xx           xx           xx

O kadar da değil tabi… Geçen hafta sonunda CHP Bodrum İlçe Başkanlığı da Kale önünde bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Eylemde Muğla Milletvekilleri Av. Akın Üstündağ ile Ömer Süha Aldan da varmış. İki hukukçu… İnsanın aklına “Acaba İdare Mahkemesi’ne mi başvuracaklar?” sorusu geliyor, ama atı alan Kale’ye girip, Roma Batığı’nı çoktan geçip, İngiliz Kulesi’ne ulaştı!

Protesto eylemini Bodrum Gazeteleri geniş geniş vermiş. ‘Bodrum Gündem’in başlığı ilginçti:

Kale Kapandı, CHP Bodrum İlçe Başkanlığı Tepki Vermek İçin Geç Kaldı

Akıl alır gibi değil… Neyin kimin aklı bu? Ya Bodrum Kent Konseyi’ne ne demeli?

Bodrum Kent Konseyi de restorasyon çalışmalarının yapılmasının uygun olduğu yönünde bir açıklama yapmış… (!) CHP belki Bodrum da Bodrum Kent Konseyi ile aynı düşüncededir de, bu yüzden protestoyu geciktirmiş olabilir. Olabilir mi?

 

xx           xx           xx

Protestoda CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, CHP Kadın Kolları Başkanı Emel Çakaloğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Taner Uslu, Bodrum Belediyesi CHP’li meclis üyeleri ile kalenin kapatılmasına karşı aylar öncesinden mücadele başlatan Arkeologlar, Mimarlar Odası Bodrum Temsilcisi Cevat Kalfa da varmış.

Bodrum Kalesi’ne “restorasyon” bahanesi ile müdahaleye ilk tepki gösterenlerden birisi Mimarlar Odası olmuştu. O nedenle Mimarlar Odası Bodrum Temsilcisi Cevat Kalfa oradakilere “Arkadaşlar burada ne işiniz var?” diye neden sormamış onu da anlayamadım…

Bodrum Kalesi yetkililere göre “restorasyon”, bana göre ise “tadilat” nedeniyle Kale neredeyse 2 aydır kapalı! Turizm sezonu iyi kötü hala devam ediyor, ama Bodrum Kalesi ziyarete kapalı!

Bozulan, yaşanır olmaktan çıkan İstanbul’dan kaçanların soluk almaya geldikleri Bodrum’a birkaç gün önce metal yorgunluğundan görevini bırakan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’da gelmiş. Kaleyi gezmek istemiş, gezememiş…

 

xx           xx           xx

CHP’lilerin kale önü basın açıklamasının sonunda kalenin kapatılmasına bu güne karşı hiçbir tepki veya eylem koymayan bazı partililerin pankart altında fotoğraf vermesine tepki gösteren bazı Belediye Meclis Üyeleri ise “Biz birkaç meclis üyesi bu konuyu aylar öncesinden gündeme taşıyıp, tepki konulması için kamuoyu oluşturmaya çalıştık. Bu gün görüyoruz ki kale kapandıktan sonra tepki vermeye çalışıyoruz. Çok geç kalınmış bir tepki. Kale kapanmadan önce tepkimizi koymalıydık…” şeklinde sitem etmişler. Onları kutlamak lazım…

CHP’de hala kafası çalışanlar elbette var, ama artık kafası çalışanları dinleyen yok. Hatta sevilmiyorlar…

O gün orada CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ’da söz alarak “Biz Restorasyona karşı değiliz, ama korunarak yapılsın. Restorasyon kalenin anıt özelliğini kaybetmeyecek şekilde yapılabilir. Üstelik kapatılmadan yapılabilir. Kış aylarında iç Restorasyonunu yaparsınız, yaz aylarında da dış duvarların restorasyonunu yaparsınız. Camdan yapılan bir fanus kalenin içine oturtulacak. Cevat Şakir’in Bodrum Kalesi’ni değil, cam fanusu göreceksiniz…” demiş.

İyi de sayın Vekil tepkide geç kalmadınız mı?

 

xx           xx           xx

Bodrum’un bir değil, pek çok müzeye ihtiyacı olduğuna vurgu yapan CHP İlçe Başkanı Seymen de 14 yıl önce yaptırılan Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planında şehir merkezinde iki müze yeri bulunduğunu söylemiş. Kalede yapılacak tek bir bina için ayrılan kaynakla yeni müzelerin (Karia Müzesi, Etnografya Müzesi, Şehir Müzesi, Sandalet Müzesi, Sünger Müzesi vs.) yapılabileceğini ifade etmiş…

İyi de sevgili başkan, Bodrum Kalesi Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne sahip çıkamıyorsunuz, o kadar müzeye nasıl sahip çıkacaksınız?

Bodrum Gündem’deki haberin altına Ahmet Şadan Karasu tarafından yapılan yorum ile noktalayalım: “Partiler tepki vermez, önceden uyarır. Tepki halkın davranış biçimidir. Uyarmak için öngörmek, öngörmek için uyanık olmak gerekir.

İşte bu nedenle Bodrum’da olsam CHP’ye oy vermem… AK Parti’ye mi veririm? Bodrum Kalesi’ne bu çorabı ören AK Parti’ye hiç vermem…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
asım demirel 20 Ekim 2017 / 08:50

Bodrum Kalesindeki restorasyon çalışması doğru ve yerinde bir çalışmadır. Kale restore edilmeyip yıkılsın mı? Kalenin içerisine bir yığın uyduruk kale ile tarihle ilgisi olmayan eklentiler yapıldı.Bunlar kaleye yük getirdi. Kale bunlardan temizlenmelidir. Bu restorasyonu Ak Parti iktidarı yapıyor diye kıyamet kopuyor. Kültür Bakanlığının bir çok restorasyon işini müteahhitliğini CHP Tunceli Milletvekili Gürsel EROL yapar. Bu işleri ona sorsunlar. O, bu işleri iyi bilir. Kuşadası Öküz Mehmet Paşa Sarayını, Elazığ Harput Kalesinin restorasyon işini Gürsel yapmış ve yapmaktadır. Belki Bodrum Kalesinin restorasyonunu kendisi almamıştır. Bodrum’da yaşan bazı marjinal lerin tepkisinden çekinmiş olabilir. Bodrumlular restorasyon işinden memnundur. Bu tepkili insanların bir kısmı ömründe kalenin içerisine girmemiş olanlar vardır. Kalenin içerisinde çalışanlara sorun doğruyu eğriyi size söylesinler. Burada isim vermeyeceğim. Ama Muğla’ya gelince ziyaret esnasında söylerim. Kale restore ediliyor diye sevinmeleri gerekenlerin tepkilerini anlamak mümkün değil. Tarihi yapının tek bir çakıl taşına dokunulmuyor. Bu tepkiler sadece Ak Partiye olan tepkilerdir. Yapılan iş doğru ve yerinde bir iştir. Bodrumlular mutlu, bahtiyar ve sevinçlidir.

Reşat Öztepe 20 Ekim 2017 / 09:38

Gocuman; Yazınızı okudum ve beğendim. Ancak; Şu cümlenin açılımını istirham etsem hadimi aşmış olurmuyum.Bodrum Kalesi’ne “fetihçi” bir anlayış içinde “restorasyon” bahanesiyle müdahale edilirken karşı çıkıp engel olamayanlara neden oy vereyim? Neden “‘Fetihçi'” diye tabir kullandınız. Senin Fetihle ve fetihçilerle aranızda bir husumetin olmadığını biliyorum. sevgi ve saygı