KILIÇDAROĞLU VE VURAL’DAN VERYANSIN

Bu haber 20 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 699 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir dizi incelemelerde bulunmak üzere Muğla’ya gelen CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, hükümetin uygulamalarına yönelik öylesine açıklamalarda bulundular ki…
Bunu sadece, muhalif kanadın hükümete yönelik eleştirileri olarak alamazsınız.
Zira, ortaya sürülen iddialar, hükümetin uygulamalarından doğan aksaklıklar.
Bazıları var ki, sırf muhalefet yapmış olmak adına dile getirilen iddialar olmaktan çok uzak.
Hal böyle olunca her iki siyasi, eleştiri oklarını iktidar partisi AKP’ye yöneltiyor.
Onların uygulamalarından doğan aksaklıkların, halka ne denli zor durumda bıraktığının altı çiziliyor.
Kemal Klıçdaroğlu, genel anlamda hükümetin izlediği politikaların yanlışlığını dile getirmenin ötesinde, Köyceğiz İlçesi Beyobası Beldesi Yuvarlak Çay üzerinde yapılmak istenen Hidro Elektrik Santraline karşı çıkan yöre halkının hissiyatına tercüman olurcasına bakınız neler söylüyor.
“Halk demokrasilerde en büyük güçtür.
Halkın üstünde bir başka güç yoktur.
Halk hakikaten düzene sahip çıkıyorsa, ağaca sahip çıkıyorsa, o zaman siyasi partilerin temel görevi de halka sahip çıkmaktır.
Eğer halka sahip çıkmayıp, belirli kişilerin çıkarlarını gözetiyorsa, o zaman halkın partisi değildir.
Halkın haklı olduğu yerde başka güç yoktur.
Halkın güçlü olduğu bir yerde, birlik ve beraberlik esastır. Güçlü olmak her yaşta olanların bir araya gelmesi demektir.
Güçlü olmak ortak ses çıkarmaktır.”
Kılıçdaroğlu’nun vurgulamak istediği, halkın çıkarlarına ters gelen uygulamalardan kaçınmaktır.
Hükümet olmanın esası, halkla bütünleşmek olduğuna göre, onların arzuları hilafına Yuvarlak Çay üzerinde HES yapma isteği, vatandaşı hiçe saymaktır.
Aslında Kılıçdaroğlu’nu bu tür açıklamaya zorlayan sadece halkın mağduriyeti değil. Bu tür bir santral için doğanın tahrip edilmesinin asla kabul edilemez olduğudur.
İşte CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşı çıktığı, halka rağmen, halkın tepkisine neden olan bir olay için hükümetin diretmesidir.
***
Hem bu konuda hem de hükümetin uygulamalarına şiddetle eleştiren bir başka siyasi MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural idi.
Son yıllarda hükümetin uyguladığı ekonomik politikalar nedeniyle milletin çok büyük sıkıntılar içerisine sürüklendiğini vurgulayan Vural;
Ülkemizde, tarihin en büyük işsizliği ve en büyük küçülme yaşanıyor. Bu ekonomik model milletimize değil başkalarına hizmet ediyor.
Vatandaşlarımızın kaynakları yurt dışına gidiyor. 50 milyar dolarlık özelleştirme, 300 milyar dolarlık borçlanma, 500-600 milyar dolarlık vergi.
Bu kaynaklar nereye gitti?
Taş üstüne taş mı koydular?
Telekom üstüne Telekom, Tüpraş üstüne Tüpraş mı koydular?
Gelinen noktada iş çevrelerinin rekabet etme gücü kalmadı.
Her halde bu sözler sıradan kelamlar değil.
Eğer bir milletvekili, iş başındaki hükümetle ilgili, bunlar millete değil başkalarına hizmet ediyor diyorsa, hükümet kanadı mutlak surette cevabını vermelidir.
Aksi takdirde, sırf muhalif olmak için söylenen sözler olarak algılanırsa, halkın zihninde istifamlar oluşur.
***
Oktay Vural’ın bir iddialı açıklaması, seçimlerin ne zaman yapılacağına ilişkin. Ona göre seçim, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıkladığı tarih değil 7 Kasım 2010.
Ne var ki seçim tarihini belirleyecek olan TBMM’dir.
Meclis çoğunluğu AKP’ye ait olduğuna göre, bir uzlaşma sağlanamaması halinde Vural’ın değil, başbakanın altını çizdiği tarihte olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.