Kılıçdaroğlu ve Musa Gökbel! « Hamle Gazetesi

Kılıçdaroğlu ve Musa Gökbel!

Bu haber 24 Nisan 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.498 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dün CHP’nin seçim bildirgesini paylaştık.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun seçim bildirgesi anlatımını geçen Pazar günü TV kanallarında izlerken aklıma Musa Gökbel geldi.

Muğla’nın 18. Dönem Milletvekillerinden, 30 Mart Yerel Seçimlerinde CHP’den Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı olan Musa Gökbel…

CHP’nin 2015 Genel Seçimi Seçim Bildirgesi hazırlanırken sanki Musa Gökbel’e de danışılmış veya Gökbel’in 30 Mart Yerel Seçimi’nde Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı olarak ortaya koyduğu Seçim Bildirgesi’nden sanki esinlenilmiş… (!)

Elbette böyle bir şey olmamıştır. Mesela dedim…

Peki ya CHP’nin birdenbire milletvekili adaylarını önseçimle belirleme kararında Musa Gökbel’in etkisi olmuş mudur? Çünkü Gökbel, Muğla’ya ve Muğla’da CHP’lilere anlattıklarını adaylığını açıkladığında lideri Kılıçdaroğlu’na da anlatmıştı…

Yok, hayır olmamıştır tabi!

xx        xx        xx

Ben Musa Gökbel’in önseçim konusunda CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu etkilediğini sanmıyorum.

Eğer öyle bir şey olmuş olsaydı, CHP’nin Muğla Milletvekili Aday Listesi’nin 2. sırasına Muğlalılarla dalga geçer gibi atama yapılmazdı!

Ancak hala anlayabilmiş değilim…

CHP lideri Kılıçdaroğlu kendisi gelip İzmir’de adaylık için önseçime girerken ve liste başı olduğu seçim çevresi başta olmak üzere büyükşehirlerin tamamında liste başlarına kadın aday atamalarının yapılmasını sağlarken, büyükşehir olduğu halde Muğla’da ikinci sıraya “erkek” aday ataması neden yapıldı?

Muğlalılar mülayim ve “Osun vasın” dedikleri için mi? Yoksa Trabzon’daki “örgüt iradesi” Muğla’da olmadığı için mi?

xx        xx        xx

Musa Gökbel 30 Mart Yerel Seçimi öncesi “çoban ateşi” yakarak CHP’nin kodlarına dönmesini; parti içi demokrasi sağlanarak her noktada adayların önseçimle belirlenmesini istemişti… Gökbel yerel seçime 4 ay kala 13 Kasım 2013 de yaptığı bir konuşmasında şöyle demişti:

Biliyorsunuz ben Temmuz ayında aday oldum. Bu yasanın taşıdığı riskleri tam 14 aydır anlatıyorum. Yola örgüt iradesi ve ön seçim istekli yaktığımız Çoban Ateşi ile çıktım.  Yörük neslinden gelen CHP’yi, kendi geleneğine, kendi kültürüne ve kodlarına oturtma çabası içindeyim. Şu ana kadar 30 bin kilometre yol kat ettim, 2 bin saat konuştum, bu süreçte 24 bin kayıtlı üyesi olan CHP’nin oylarını en az yüzde 10 arttırdım.

Musa Gökbel aday adaylığı sürecinde gerçekten de CHP’nin oylarına artı oy kattı. Ancak partisinin Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olamadı…

O çok istediği “önseçim sandığınıMuğla’ya getiremedi… Yalnız kaldı!

Oysa Muğla’da önseçim yapılmış olsaydı CHP gerçek anlamda oylarını arttırmış olabilirdi ve bizde bu gün sandıktan kim çıkmış olursa olsun “yakınan” değil, “üreten” bir Büyükşehir Belediyesi’ne sahip olmuş olabilirdik…

xx        xx        xx

Kimler yalnız bıraktı?

Büyükşehir aday adaylarından Osman GürünBen aday olmam, aday gösterilirim” diyordu. Kendisinin ne önseçim vaadi ne de ön seçim derdi vardı…

İl kongresinde rakibi Dr. Ali Arslan’a karşı her noktada önseçim vaadi ile İl Başkanı olmuş olan Mustafa Öztürk ise sözünün ardında durmadı. Mustafa Öztürk önümüzdeki milletvekili seçimi için aday adayı oldu. Eğer 30 Mart Yerel Seçimi’ne gidilirken, Gökbel’i ciddiye ve ilçe teşkilatlarını arkasına alıp Ankara’da “Muğla ön seçim istiyor. Kontenjan, atama istemiyor” deyip dik duruş sergileseydi bu gün CHP milletvekili aday listesinde seçilebilir yerde olur muydu, bilmiyorum… Bildiğimi delege kendisini bir daha çıkamayacak şekilde sandığa gömdü!

Büyükşehir ve ilçeler belediye başkanı adayları da vardı.

Sağ partiler Gökbel’in mücadelesini ve kampanyasını gıpta ile izlerken CHP içindeki malum çevreler mevcut delege yapısı ile ön seçimin sağlıklı olmayacağını söylüyorlar ve belediye başkanı aday adayları da sessiz kalıyorlardı…

Kaderin cilvesi mi ne… Dün Gökbel’in Muğla için talep ettiği önseçimi bu gün Kılıçdaroğlu Birinci sınıf demokrasi” adı altında öteki partilere öneriyor. Önseçim yaptırmış olmanın tadını çıkartıyor!

xx        xx        xx

Neredeyse bir yıl önseçim talebiyle köy köy, belde belde dolaşan Musa Gökbel, “Çoban Ateşi” hareketinin adayı olan Fevzi Topuz, önseçim talebinin arkasında durmayınca kendisi aday oldu. “Muğla çok zengin bir il ve Ankara’ya da ihtiyacı yok. Muğla’nın değişime değil; gelişime ihtiyacı var.” saptamasında bulunduktan sonra “Atatürkçü’yüm, Ulusalcıyım, Laikim, Devrimciyim, ekmeğimiz için kavgacıyım.” diyor, ekonomiyi öne çıkarıp, “Muğla’nın Ürünleri Satılacak” vurgusu yapıyor ve vaatlerini anlatırken şöyle devam ediyordu:

Muğla’da işsiz genç kalmayacak, ama kimse de belediyeden iş beklemesin. Biz iş alanları yaratacağız. Seçildiğimizde kimse bizden park bahçe de beklemesin. Biz tarımsal kalkınmaya fon ayırarak Muğla’da üretilen başta zeytinyağı, bal, narenciye ve diğer katma değer yaratan ürünlerimizi markalaştıracağız. Muğla’da 350 süper market var. Bunların hepsinin raflarında Muğla’nın tarımsal ve hayvansal ürünleri olacak. Öncelikle kırsal alandaki tarımsal üretimlerin gelişmesini sağlayacağız. Bunu da hazırladığımız holding modeli ile yapacağız. Tarım ve turizm odaklı şirketler kuracağız. Gelir dağılımına kırsalı da katacağız. Belediyeler rant yaratır. Biz de yaratacağız, ama kişilere değil, Muğlalılara yaratacağız. Üreterek paylaşacağız.

xx        xx        xx

Geçenlerde Musa Gökbel ile telefonda konuştuk.

Hani CHP’nin delege ve üye yapısı ile önseçim yapılması sağlıklı olmazdı?” diyordu.

Kader utansın mı, kaderin bir cilvesi mi diyelim?” diye karşılık verdim.

Yanıtı ilginç oldu;

Kaderle ne ilgisi var? Siyaset ciddi iştir. Kadere bırakılmaz. İkbal ve istikbal derdiniz olmayacak. Siyaseti kendiniz için değil, idealleriniz, ülke ve toplum için yapacaksınız. Dik duracaksınız. İlkeli olacaksınız. O nedenle kader değil, utanması gerekenler utansın.

Dün Trabzonlular gibi direnemeyen, Ankara’ya boyun eğen il ve ilçe yönetimleri ile büyükşehirde ve ilçelerde belediye başkanı aday adayı olanlar bugün Gökbel ile karşılaştıklarında diyebilirler çok merak ediyorum…

xx        xx        xx

Doğrusu ben CHP’de bu güne kadar adayların önseçimle belirlenmesinin sağlıksız sonuç verdiğini hiç görmedim. CHP her zaman önseçimin bereketini görmüştür.

Muğla CHP’de Av. Akın Üstündağ’ın liste başı olmasını kim haksız bulabilir. Prof. Dr. Nurettin Demir’in ikinci çıkmasına kimin itirazı olabilir. Yine sandıktan 3. çıkan Av. Burak Erbay’ın bu sırayı hak etmediğini kim söyleyebilir.

CHP Muğla’da milletvekili adaylarını 2014’te de delege olanlarla belirledi. Demek ki sağlıklı olabiliyormuş!

xx        xx        xx

Tabi Prof. Dr. Nurettin Demir liste başı çıkıp, Av. Akın Üstündağ da ikinci çıkabilirdi.

Ama “fark etmezdi” diyemiyorum! Fark ederdi. O zaman listenin üçüncü sırasına Demir değil, Üstündağ kaydırılırdı.

Gelinen noktada sağlıksız olan bir şey varsa o da “kontenjan ataması”… Sadece sağlıksız değil, haksız bir uygulama… Dışarıdan bir ismin gelip, ikinci sıradan sizin üçüncü sıraya kaymanıza neden olması hak mı?

Doğrusu ben dün “örgüt iradesine inanmayanlarınMusa Gökbel ile karşılaştıklarında ne dediklerini merak ettiğim kadar, hiçbir emek harcamadan ikinci sıraya gelen Ömer Süha Aldan’ın kendisi yüzünden üçüncü sıraya kaydırılan Prof. Dr. Nurettin Demir’in yüzüne nasıl bakıyor çok merak ediyorum!

Parti içi demokrasinin kimseye zararı olmaz. Keşke bütün partiler uygulasa da, millet de vekilini seçebilse…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Hakan Bayrakcı 24 Nisan 2015 / 08:35

Muğla Musa Gökbel gibi bir hazineyi kaybetti. Musa’nın arkasinda durmayan, duramayan onsecim diyemeyen Mustafa Öztürk milletvekili önseçiminde hakettiği yeri bulmuştur. Gelelim Muğla’ya ve Muğla’nın sefiri Osman Gününe. Çok daha fazlasını hakeden bir Muğla var ama 2 kere 2 elde var Osman Gürün.

reşat öztepe 24 Nisan 2015 / 19:10

Gocuman; Ciddi konuları gündeme getirmeye devam ediyorsunuz. Büyük Şehir Belediye Kanunu 06.12.2012 tarihinde yasallaştı ama,Şu anki BB Belediye Başkanımız; CumhurBaşkanımız Sayın Abdullah GÜL Beyefendinin kapısının önünde Kanunu İptal için Veto için ricacı olarak gittiydi. Seçimler ise 30/Mart ta yapıldı. aradan geçen yaklaşık 2 yıl çalışmış olsalardı. Bu ortaya çıkan konu veya olumsuzluk,bezginlik,rahatsılzık olaylarla karşılaşamayabilirdik. ama nafile . CHP ayni CHP,tutucu,statikocu ve marjinal siyasete devam. sevgi ve saygı