Kılıçdaroğlu neyi açacağını biliyor mu?

Bu haber 23 Nisan 2013 - 1:28 'de eklendi ve 1.341 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dünkü yazımı “Sayın Kılıçdaroğlu’nun gerçekten neyi açmaya geleceğini bilip bilmediğini merak ediyorum. Umarım o gün Muğla’nın ‘siyasi arıtmaya’ da gereksinimi olduğunun farkına varır. Tabi başka merak edenler de vardır. Merakınızı 27 Nisan tarihli yazımda gidermeye çalışırım…” diye noktalamıştım.

Çok sayıda telefon aldım. “İyi ki varsın” diyenler de, ciddi tepki gösterip küfredenler de oldu…

Ben Sayın Kılıçdaroğlu’nun neyi açmaya geleceğini bildiğini sanmıyorum. Neyi açmaya geldiğini merak edenlerin de benim 27 Nisan tarihli yazımı beklemeye tahammülleri olmadığını gördüm.

Merakı giderelim… Belki Sayın Kılıçdaroğlu’na da yararlı olur!

xx        xx        xx

Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün’ün “Ben Muğlalıların oyları seçildim” deyip, tepkilere aldırmadan “bildiğini” uygulayarak gerçekleştirdiği önemli uygulamalarının adliye koridorlarına toslamayanı kaldı mı bilmiyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu Muğla’ya sık gelen liderlerdendir. En son geldiğinde Muğlalılara Kışla Park’ta seslenmek zorunda kalmıştı. Çünkü bir önceki gelişinde seslendiği eski garaj alanı Sayın Gürün’ün “Ben yaptım, oldu.” anlayışının bir ürünü olarak Muğla’nın “utanç çukuru” haline gelmişti!

Anımsayalım;

Meydan fukarası MuğlalılarınRekreatif bir meydan olmasını” istedikleri eski garaj alanına Muğla Belediyesiyap-satçı bir anlayışla” hem de evsiz dar gelirliler için “sosyal konut” üretmeyi aklına bile getirmeden lüks konutlar üretmeye kalkışmıştı. Girişim Mimarlar Odası’nın ve ‘Vatandaş kimliği’ ile Ahmet Karaosmanoğlu’nun açtığı dava sonucu durdurulmuştu. İhalenin iptal edilmesi üzerine Yüklenici firmada 1.500.000 TL tazminat davası açtı ve dava halan devam etmekte…

Başkan Gürün, Muğla halkına rağmen uygulaması ile ilgili olarak ihalenin iptaline sebep olan İmar Planını değiştirmek için de Meclis kararı almıştı. Bir dava da bu nedenle yine Mimarlar Odası ve yine “vatandaş kimliği” ile Ahmet Karaosmanoğlu tarafından açılmıştı.

Geçen hafta o davada sonuçlandı ve mahkeme o yanlış uygulamanın gerçekleştirilebilmesi için yapılan imar planı değişikliğini de iptal etti…

xx        xx        xx

Muğla Belediyesi’nin “Ben yaptım, oldu” anlayışının sonucu başka karar ve uygulamaları ile ilgili açılmış davalar da sürerken geçen hafta sonunda bir dava haberi daha geldi.

Bu defa Muğla Belediyesi Atıksu Arıtma Tesisi yüklenicisi tarafından 4.500.000 TL tazminat davası açılmış…

Davanın neden açıldığını merak eden, gider 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden öğrenir…

Sayın Kılıçdaroğlu 27 Nisan cumartesi günü işte bu tesisi açacak!

xx        xx        xx

Elbette tazminat davasına konu olması bir tesisin açılmasına engel olmaz.

Ancak ben Sayın Kılıçdaroğlu’na Muğla’yı ekolojik felaket (çevre yıkımı) tehdidi altında tutan bir tesisin açılışını yapmasını yakıştıramıyorum.

Muğla Belediyesi yakıştırmış olabilir.

Ancak CHP Muğla İl Yönetimi yakıştırmamalıydı. İl Başkanı Mustafa Öztürk genel başkanını uyarmalıydı…

Başkan Gürün’ün “Türkiye’de dört tane var, biri Muğla’da” diye övündüğü bu arıtma tesisi “ayrık sistem kanalizasyon sistemine” uygun yapılmıştır. Ancak ayrık sistem olarak çalışmamaktadır. Ayrık sistem kanalizasyonun ne demek olduğunu İnternetten veya ilgili birimlerden kolaylıkla öğrenebilirsiniz.

Yani sistem, yağmur suyu almaması gereken sistem… Ancak Muğla’ya yapılan kanalizasyon “kanalizasyon sistemi” değil, adeta “yağmur suyu toplama sistemi” olarak çalışmaktadır…

Muğlalı yanlış bir sistem için borçlandırılmış ve dileriz yaşanmaz, ama bir ekolojik felaket ile karşı karşıyadır.

xx        xx        xx

Sistemin işletme ruhsatı da yok!

Bu gün gazetemizde yer alan habere göre, ilgili bakanlık tarafından Muğla Belediyesi Atıksu Arıtma Tesisi’ne “işletme ruhsatı” yani “Çevri İzin Lisansı” değil, 6 ay süreli “geçici faaliyet belgesi” verilmiş bulunuyor. Eksikler 6 ay içinde giderilmezse, o faaliyet belgesi de yok sayılıyor…

Ayrıca uygulanan projeye göre, sistemin tükettiği enerjinin yüzde 30’unu kendisinin üretmesi gerekmektedir. Ancak sistem halen enerji üretememiştir!

Tesisin işletme ruhsatı alamamasına neden olan eksikleri bilmiyoruz, ama biri bu olabilir…

Peki, Muğlalı, Muğla nasıl bir ekolojik felaketle karşı karşıya?

Anlaşılır bir dille anlatalım.

Normal günlerde 4 bin 500m3 evsel atık alan Arıtma Tesisine Yağmurlu günlerde 18.000m3 su gelmektedir. Oysa bu sistem ayrık sistem kanalizasyon sistemine göre dizayn edilmiş bir sistem. Arıtmanın sağlıklı yapılabilmesi için sisteme yağmur suyu gelmemesi gerekmektedir!

Sisteme yağmur suyu geldiğine göre ne oluyor?

Sağlıklı arıtılmayan evsel atıklar Düğerek Mahallesi’nde Doğal SİT Alanı olan Karabağlar Yaylası’nın hemen yanındaki kum ocaklarının yarattığı çukurlara deşarj ediliyor… Buradan da yer altı sularına karışıyor. Yayla giderek yayla olmaktan çıkıyor.

xx        xx        xx

Bu kadar da değil.

Yaz gelip de havalar ısındığında deşarj alanının sivrisinek üretim alanına dönüşmemesinin ve Düğerek Mahallesi’ne, Yaylaya koku yaymamasının da garantisi yok!

En önemlisi de bu arıtma tesisinin Muğla’nın yağmur sularını Gökova (Akyaka) Azmaklarına taşıyan düdenlerden birisinin neredeyse dibinde kurulmuş olması…

Bu düdene Arıtma Tesisi’nden deşarj yapılmamasının garantisi var mı?

Yok…

Muğla adeta 100 yılın çevre felaketi ile karşı karşıya…

İşte Sayın Kılıçdaroğlu bu çevresel felaketin tehdit kaynağı bir arıtma tesisini açmaya geliyor.

Hayırlı olsun…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.