Kılıçdaroğlu Muğla’ya geldi

Bu haber 23 Temmuz 2014 - 1:52 'de eklendi ve 665 kez görüntülendi.

kilictaeeoguuu10 Ağustos tarihinde gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için gezilerine devam eden Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla’ya geldi. Akşam saatlerinde Muğla’ya gelen ve ilk olarak Yatağan’da bulunan Direniş Çadırını ziyaret eden Kemal Kılıçdaroğlu gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Kadir Tamer

Muğla’ya akşam saatlerinde gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ilk olarak Yatağan İlçesi’nde bulunan ve özelleştirme ihalesi gerçekleştirilen Yatağan Termik Santrali önünde işçiler tarafından kurulan Direniş Çadırı’nı ziyaret etti. Direniş çadırında işçilere destek veren Kılıçdaroğlu emniyet mensuplarına yönelik düzenlenen operasyonla ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, “Bu tür eylemler intikam almak için yapılan eylemlerdir. Devletin gücünü kullanılarak beli bir kesimden, polislerden yada yolsuzluğu ortaya çıkaranlardan intikam almak için yapılan eylemler bizim kabul edebileceğimiz eylemler değildir” dedi.

Türkiye’yi sarsan emniyet operasyonu ile ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, emniyetçilere yapılan operasyonun 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının intikamı olduğunu söyledi. Sabaha karşı yapılan operasyonların demokrasilerde olmayacağını ifade eden Kılıçadoğlu, “Sabaha karşı ne operasyonu, davet edersiniz gelir insanlar. Kimsenin de kaçacak hali yoktur. Eğer kaçmalarından şüphe ediyorlarsa ona bir şey diyemeyiz. Ama kimsenin de kaçacak hali yoktur” dedi.

Gazetecilerin 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda işadamı Rızza Sarraf’a kelepçe takılmayıp emniyet amirlerine bu operasyonda kelepçe takılmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz yönündeki soruya yanıt veren Kılıçdaroğlu, “17 Aralık operasyonu rüşvet ve yolsuzluk operasyonudur. 25 Aralıkta var biliyorsunuz. İki dosyanın da üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Bu operasyonları yapan yani yolsuzları ortaya çıkartan ekipten intikam almak istiyorlar. Bunların hepsini göreceksiniz. Yargıda hepsinin taşları yerine oturacaktır. Haksızlıklar giderilecektir. Tabi bu süreç içerisinde pek çok insan bedel ödeyecektir. Balyoz davalarında da böyle oldu. Ergenekon davalarında da böyle oldu. Masum insanlar alındı. Gazetelere televizyonlara çıkarıldı. Suçlu oldukları ilan edildi. Ama bugün geldiğimiz noktada haklılıkları ortaya çıktı. Ama aileler ağır bedel ödedi. 21. Yüzyılın Türkiye’sinde bu tür toplu tutuklamalar toplu gözaltına almalar, toplu infazlar, bunlar doğru değil. Hukukun üstünlüğü dediğimiz bir kavram vardır. İnsanları davet edersiniz. İnsanlar gider ifade verir. Gerçekten varsa bir suçu kimse niye tutukladın demez. Bu tür eylemler intikam almak için yapılan eylemlerdir. Devletin gücü kullanılarak belli bir kesimden, polislerden yada yolsuzluğu ortaya çıkaranlardan intikam almak için yapılan eylemler bizim kabul edebileceğimiz eylemler değildir” dedi.

Sendikaları eleştirdi

Açıklamasında sendikalara eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Arkadaşlarım hemen hemen her ortamda, Muğla milletvekillerimizi ve parlamentoda bulunan işçi kökenli milletvekillerimiz sizin eylemlerinize destek veriyorlar. Biz sizin eyleminizi, bir hak arama eylemi olarak görüyoruz ve değerlendiriyoruz. Demokrasilerde hak aramak çok önemlidir. Özel sektöre karşı olmadığınızı söylediniz, madenler zaten devlete aittir Anayasa’ya göre. İşletmeyi de devletin yapması lazım. Çünkü yer altında çalışmanın çok zor olduğunu biliyoruz. Yeraltında çalışmanın uluslararası kuralları vardır. Uluslararası çalışma örgütünün belirlediği kurallar vardır. Ama çoğu zaman o kurallar ihlal edilir ve çok acı tablolarla maalesef karşı karşıya kalıyoruz. Soma bunun en tipik örneklerinden birisidir. Burada özelleştirme yapılıyor, siz gayet yakından izliyorsunuz, biz de yakından izliyoruz. Siz emek dünyasını temsilen yakından izliyorsunuz, biz siyasetçi olarak emeği korumak için yakından izliyoruz. Ankara’da Türk-İş’in sizden yana bir tavır alması lazım. Bunu çok açıklıkla söylemek zorundayım. Siz Ankara’ya gittiniz, kendinizi zincirlediniz, orada kaldınız, size şiddet uygulandı fakat belli bir kesim sizin yanınızda olmadı. Niye olmuyor arkadaşlar? Siz hak arıyorsunuz, emek en yüce değerse bütün işçi örgütlerinin sizin yanınızda olması lazım” diye konuştu.

Davutpaşa’da ki patlamada 21 işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Arkadaşımız hayatını kaybetti, çadırda insanlar öldü, bunların çoğu sigortasızdı. Bütün bu ailelerin de işçilerin de yanında olduk. Soma işçilerinin yanında olduk, Zonguldak’ta ölen işçilerin de yanında olduk. Bizim isteğimiz şu; birbirimize destek vermek zorundayız. Farklı mekanlarda farklı ses çıkarmak bizim gücümüzü böler, biz farklı mekanlarda da olsak aynı sesi çıkarmak zorundayız. Aynı sesi çıkartırsak o zaman sonuç alırız. Bu nedenle söylüyorum, burada 310 gündür mücadele ediyorsunuz, dile kolay, az bir mücadele değil. Dolayısıyla birilerinin size destek vermesi lazım. Sendikaların size destek vermesi lazım. Bizim belediye başkanlarımız size destek verir. Milletvekili olarak biz de destek veririz. Grup toplantılarında konuştuk, yine konuşuruz. Parlamentoda genel kurulda konuştuk, yine konuşuruz. Ama bugün Türkiye’de gelinen noktaya baktığımızda, özelleştirme süreci açısından söylüyorum, kamu kaynaklarının birilerine peşkeş çekildiğini görüyoruz. Belki bir gün Türkiye’de özelleştirmenin tarihi yazılacaktır, bütün ayrıntılarıyla yazılacaktır. Vatandaşın vergisiyle yapılan fabrikaların, kimlere, hangi koşullarda satıldığını göreceksiniz. Bakın şimdi parlamentoda bir yasa var, görüşülüyor. Adı torbaydı ama şimdi torbayı aştı çuval oldu. Özelleştirme sonucu mahkeme karar verip iadesini öngörüyorsa, bu mahkeme kararlarının uygulanmaması ile ilgili yasa koyuyorlar. Yasa çıkartıyorlar. Tek karşı çıkan partiyiz.”

Konfederasyonlara büyük sorumluluk düştüğüne dikkati çeken Kıulıçdaroğlu, “310 gündür eylem yapacaksınız, ben Türk-İş’in genel başkanından daha fazla buraya geleceğim, olmaz. Bu işte bir sakatlık var, bir yanlışlık var. O nedenle sizin mücadelenize destek veriyoruz, destek vermeye devam edeceğiz, ama lütfen çemberi büyütün. Çemberi genişletin. Daha fazla işçiler sizlerin hakkına sahip çıksınlar. Bunu yaptığınız andan itibaren Türkiye’de demokrasi ciddi anlamda derinlik kazanır. Demokrasi bir hak arama rejimidir” dedi.

Kılıçdaroğlu, daha sonra Yatağan’dan Menteşe İlçesi’ne doğru yola çıktı. Menteşe İlçesi’nde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, daha sonra düzenlenen iftar yemeğine katıldı.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.