Kılıçdaroğlu bu konuda ne der acaba?

Bu haber 03 Ağustos 2019 - 0:01 'de eklendi ve 2.861 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Geçen gün (31 Temmuz Çarşamba) sosyal medya hesabımdan “YA ÖLSEYDİ????? KÖPEK SALDIRDI, 25 DİKİŞ ATILDI… HASTANE KAYITLARINA ‘DOKU BOZULMASI’ DİYE KAYIT DÜŞÜLDÜ!!!” şeklinde başlıkla paylaşımda bulundum. Altına Sabri Arat imzasıyla şu yorum yapıldı:

Demek ki bir emekçinin bu hale gelmesi politik argüman, ‘politik piar’ konusu değil ki hiçbir siyasetçiyi, hiçbir sendikacıyı bu konuda açıklama yaparken göremedik. Dün hak, hukuk, adalet diye sokağa dökülenler için sokak, emek manivellamıydı bir yerlere gelmek için. Muğla Büyükşehir Belediyesi dairelerinde meydana gelen bu kadar mobbinge, bu kadar sürgüne, bu kadar haksızlığa siyasetçiler, sendikacılar neden suskunlar? Seçim zamanı olmadığı için mi üstadım.

Ne desem bilemedim! Sabri Arat bir de “Hüsnü Arkan”dan dörtlük paylaşmış. Şöyle:

Burası çiçek çarşısı ooo, / Hükümetin tam karşısı ooo, / Alıp satanlar gelirler giderler, / Beyler misafir giderler”…

xx      xx      xx

O başlığın altına, bir akademisyenimiz de, unuttum, ama aşağı yukarı “Şimdi buradan sokaktaki patili dostlarımıza düşmanlık kampanyası çıkartmayın” şeklinde paylaşımda bulundu.

Biz neyin derdindeyiz, hocam neyin derdinde… Ben Roma arenalarındaki kadar gaddarca (!) olmasa da “kafesteki” hayvanların önüne atılmış bir “insanın” derdindeyim, hocam “patililerin” derdinde…

Patilileri bizde seviyoruz. Ne yazık ki, hocam sayfamda onlara düşmanlık yapılmasına izin vermeyeceğimi bilecek kadar da beni tanımamış demek ki…

O yüzden çağrısının altına “Kimsenin düşmanlık yaptığı yok” diye yazdım.

Yazmaz olsaydım. Millet sayfamda patilileri tartışmaya başladı. Bizim köpek saldırısına uğrayan emekçi gölgede kaldı. Olacak gibi değil, hocamı engelledim, hepsi gitti…

Hoca tanıdık olmasa “provake” ediyor diyeceğim, ama değil. Öfkem geçince engeli kaldırırım…

xx      xx      xx

O paylaşımın altına hiçbir yetkiliden açıklama, bilgilendirme gelmedi.

Gazeteye yazınca bile gelmeyen açıklama, sosyal medya paylaşımına elbette gelmez. Belki de görmemişlerdir. Zaten duyarsızlık, “sen kimsin”cilik aldı başını gidiyor…

Muğla Büyükşehir Belediyesi‘nin “Hayvan Barınağı”nda yaşanan vahşetin fotoğrafları bana hastaneden birilerinden geldi. Vahşetin mağduru ile ilşkimiz olmamıştı. Sadece fotoğraflar ve gönderenin “örtbas ediyorlar” mesajı benim o paylaşımı yapmama yetti… Orada (hala duruyor) şu ifadelerde bulunmuştum:

Belediyelerimizde MOBİNG var mı yok mu… Bir belediyede bir memur değişik yerlerden sonra en son ‘Köpek Bakım Evi’ne sürüldü mü? Bu talihsiz memur 1.80 boyuna ve 120 kilo ağırlığına rağmen köpeklerin saldırısına uğrayıp, parçalanmaktan son anda mesai arkadaşları tarafından kurtarıldı mı? Kaldırıldığı hastanede kanlar içinde 25 dikiş atıldıktan sonra hastane kaydına ‘doku bozukluğu’ tanısı kaydedildi mi? Bu olayda tehdit olabilir mi? Hastane yetkililerine veya saldırıya uğrayan genç memura yada her iki tarafa birden baskı yapılmış olabilir mi?

Hayvan Barınağı‘nda saldırıya uğrayan emekçiye ertesi gün, paylaşımım üzerine arayanlar sayesinde ulaştım. Memur değil, işçi imiş… O genç emekçiyi neredeyse parçalayan köpek “Cane Corso” cinsi, aslanlarla döğüştürülen köpeklere ait efsanelerin de başkahramanlarından bir türmüş.

En güçlü ve büyük köpekler videoları serisinde cane corso köpek ırkını inceledim. Dehşete düştüm. Aslına sakin bir kenarda dururken insana sevimli bile gelebilecek görünümü var. Nevar ki “insanlığından çıkmış” kişilerin ellerinde o “patili dostlarımızın” dünyası dışına çıkarılmışlar. Pitbull, dogo arjantin, rottweiler ve dobermanlar gibi, dövüş ve cinayet makineleri haline getirilmişler.

Yine de unutmayalım hiçbir köpek saldırgan değildir. Onları saldırgan yapan sahipleridir. Yani kötü köpek yoktur, kötü sahip vardır.

Bence bunların alınıp satılmaları yasaklanmalı ve sahipliler de kısırlaştırılmalılar. Doğrusı o emekçi kardeşimiz Rauf Anıl Kalakoğlu‘nu Allah korumuş…

xx      xx      xx

Rauf Anıl Kalakoğlu‘nun kedi ve köpeklerle ilgili “fobisi” varmış.. O “allerjim var” diyor. “Kedi köpekli bir eve gitmek zorunda kalsam orada ne yer, ne içerim. Oturduğum gibi kalkarım.” diye ekliyor…

Böyle de bir şey var işte… Bu normal… Normal olmayan ise genç Kalakoğlu , Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ünsal Paşalı‘nın sorumluluğundaki Muğla Büyükşehir Belediyesi Mezbahası‘nda çalışırken “özlüceli lokantacı halil” diye tanımladığı kişi ile tartışma yaşıyor.

Olay daire başkanına kadar yansıyor ve Hayvan Barınağı‘nda görevlendiriliyor. Durumunu anlatıp, “Beni buraya vermeyin” diyor. Ona “Barınağa gitmezsen Fethiye, Bodrum veya Marmaris’e gidersin” deniliyor.

Keşke gitseydin..” dedim, OBen anneannem ile yaşıyorum. 97 yaşında. Ona ben bakıyorum. Bırakıp gidemem..” diye karşılık verdi.

Ortada bir mobing var. Kendisine baskı yapılıp yapılmadığını sordum. “Beni istemiyorlar” demekle yetindi. Zorlayınca, nedenini anlatırken, kesimhanede anormal gördüğü konularda soru sormasından rahatsız olunduğunu söyledi. Konuşmanın tamamını paylaşmak istemiyorum, ama Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün‘ün bu çocuğu dinlemesinde yarar var.

Zaman zaman biz de ifrata kaçıyoruz. Belediye ile ilgili ne olsa Başkan Gürün‘e fatura ediyoruz. Ama burası Menteşe Belediyesi değil. Kontrolu, denetimi zor… Ancak Başkan Gürün‘ün “tecrübesiyle” şimdiye kadar genel sekreterin ve daire başkanlarının dışında bir “denetim mekanizması” kurması gerekirdi..

xx      xx      xx

Hala evde pansumanları devam eden Rauf Anıl Kalakoğlu olay gününü şöyle anlattı:

Hayvan Barınağı’nda her türden, her huydan 600 köpek var. Benim görevim onları beslemek ve barınağın temizliğini yapmak. O gün bir ben bir de şoför barınaktayız. Faruk diye bir arkadaşla kafesleri temizliyoruz. Tazyikli su ile yıkadık. Kafeslerden birinin temizliği bitti, suyunu yiyeceğini verdim çıkıyorum, köpek arkamdan saldırdı, beni kafesin dışına yıkıp altına aldı. Faruk yardım bulmaya gitti. O geri gelinceye kadar yaklaşık 20 dakika köpekle boğuştuk. Güçlü biri olmasam ölebilirdim. Halimi gören Faruk şoka girdi. Ambulansla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yetiştirildim. Çok yara var. Toplamda 25 dikiş atıldı.

Acilde Aile Hekimi ve Araştırma Görevlisi Dr. Ahmet Aksal tarafından ayakta tedavi edilip, “yumuşak doku bozuklukları” tanısı ile “iş kazası” ibaresini de taşıyan “5 gün iş göremez” raporu verilmiş.

Tabi 25 dikiş atılan hastanın köpek saldırısına uğradığının belirtilmemiş olması ise manidar…

Hastane de görevli jandarma tarafından Rauf Anıl Kalakoğlu‘nun ifadesi de alınmış. İki astsubay çavuş tarafından imzalanan tutanakta da şöyle denilmiş:

26.07. 2019 günü saat 16.00 sıralarında Menteşe İlçesi Akçaova Mahallesinde faaliyet gösteren Muğla Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım Evinde işçi olarak çalışan Rauf Anıl Kalakoğlu (…) isimli şahsın barınakta yeddi eminli olrak tutulan ‘Cane Corse’ cinsi köpeğin kafesini temizlik maksadıyla girmesine müteakip köpek tarafından saldırıya uğrayarak vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığı iddiası olayı ile ilgili olarak Muğla Sıt Koç Üniversitesi E A Hastanesi acil servis polklinğinde tedavi altına alınan Rauf Anıl Kalakoğlu’na herhangi bir kimseden şikayetçi ve davacı olup olmadığı sorulduğunda MBŞB Başkanlığındamn şikayetçi olduğunu, ancak Jandarma Devriyesine ifade vermek istemediğini, ifade yazısını avukatı ile birlikte cum baş savcılığına vermek istediğini beyan ettiğine dair tanzim edilen tutanak birlikte imza altına alındı.

xx      xx      xx

Rauf Anıl Kalakoğlu, amirlerinin olayı “iş kazası” dışına çıkarmaya çalıştıklarını belirterek, yargıda hakkını arayacağını ve kararlı olduğunu söylüyor. İki avukata vekalet vermiş, Adli Tıbbın raporunu bekliyor…

Ne yapılmalı?

Öncelikle o barınak, “fobisi” olan insanlara değil, patili dostu ve o işi severek, keyifle yapacak olanlara bırakılmalı. Öyle bir yer “sürgün yeri” olmamalı…

Sonra da “Bilgisayar Bakım Onarım Ustalık belgesine sahip Elektronik Mezunu” olan bu çocuk, eğitimine, deneyimine uygun bir yerde görevlendirilmeli… Sorulsa Kılıçdaroğlu da böyle derdi herhalde!

GÜNÜN SÖZÜ:Siyasetle ahlâkı ayıranlar, ikisinden de bir şey anlamamışlar demektir. John Morley.

ÇİVİ

CHP Milas gecesinde sahnedeki pankartta “YOU WILL NEVER WALK ALONE” yazılıymış, arkadaşım “Gecenin onur konuğu Canan Kaftancıoğlu İngiltere’den mi gelmiş?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

5 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
süleyman 03 Ağustos 2019 / 11:35

ozgurmugla@hotmail.com mail adresiniz aktif mi acaba ?

özcan özgür 03 Ağustos 2019 / 12:40

evet

Salih Gezer 03 Ağustos 2019 / 14:21

Bir çok kişinin ahı alındı. Artık bu yönetemeyen azınlık ekip tarafından. Kişiler belli topu topu 3-5 kişi.

gerçek CHP'li 04 Ağustos 2019 / 20:18

31 Mart 2019 seçimlerinden önce başta Menteşe İlçesi olmak üzere tüm İlçelerden mevcut Büyükşehir Başkanı ve onun atadığı kadronun yönetemediğini, kontrol mekanizmasının olmadığını her platformda söylenmişti. Mevcut kadro CHP’ye oy verenler başta olmak üzere tüm Muğla’lıarı yok saymıştır. Özcan Bey yazınızda “burası Menteşe Belediyesi değil. Kontrolu, denetimi zor… Ancak Başkan Gürün‘ün “tecrübesiyle” şimdiye kadar genel sekreterin ve daire başkanlarının dışında bir “denetim mekanizması” kurması gerekirdi..” demişsiniz. Denetim mekanizması kurulması hiçbir işe yaramaz. Bu ekibin 2014-2019 döneminde yaptıkları ortada iken hiçbir mekanizma işlemez. Bunlar bir kamu kurumu olan Büyükşehir Belediyesini babalarından kalan miras mı zannediyorlar. Tek seçenek var oda Genel Merkez tarafından derhal ihraç edilmesi. Başta Osman Başkan olmak üzere genel sekreter itfaiye daire başkanı emekli olduklarında bu halkın yüzüne nasıl bakacaklar. İdareciler arkalarında hoş bir seda bırakmalılar. Salih Erbay başta olmak üzere 6 CHP’li partiden ihraç edilmiş. % 36 oy alıp, CHP tabanından kırmızı kart görenler hala insan olamadılarsa bundan sonra insan olamazlar. Burak Erbay lütfen faşizmle mücadeleye derhal başla artık. Yapacağın iş Genel Başkanla derhal görüşüp, Muğla’daki seçim sonuçlarının nedenlerini ve faşizmin devam ettiğini anlat. Hemen tüm ilçelerde imza kampanyası başlat. Tarihi sorumluluğunu yerine getir. Gereğini yapmazsan gelecek seçimlerde CHP Muğla’da yok olur. Sadece Menteşe seçim sonuçlarını incelersen gerçeğe ulaşırsın.

gerçek CHP'li 04 Ağustos 2019 / 21:31

Bunu da mı duyacaktık. Köpek tanımadığı insanı ısırır ve parçalar. Bunların insanlığını yitirmişler. Kılıçdaroğlu hiçbir şey demez alkışlar. Personelini köpeğe parçalattırandan bırak idareciliği insan olmaz. Bunu yapanlara insanlık adına Valilik, Cumhuriyet savcılığı İçişleri Bakanlığı soruşturma açıp, bu vatandaşı köpeğin önüne atıp, parçalattıranları derhal görevden almalı. Ayrıca hastanede tutulan rapor konusunda sayın Başhekim Salih Akkuş soruşturma açmalıdır. 25 dikişe 5 gün rapor olamaz. Rahmetli Turgut Özal Başbakanlığı döneminde en az iki ayda bir parti teşkilatlarına personelle uğraşmayın konusunda genelge gönderildiğini duymuştum. Tam ibretlik bir olay. Yazıklar olsun.