KEŞKE KONSENSÜS SAĞLANSAYDI DA…

Bu haber 03 Eylül 2010 - 0:00 'de eklendi ve 565 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemiz
adına, yıllardır özlemini duyduğumuz sivil anayasaya sahip olabilme
mücadelesinin hangi safhada olduğunu, topyekûn gözlüyoruz.

12
Eylül’de yapılacak referandum öncesinde, Mübarek Ramazan ayına rağmen ortalık
toz duman.

Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan başta olmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP
Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki söz düellosu, meseleyi çok daha farklı
mecraya sürükledi.

Birkaç
kez altını çizdim.

Tekrar
vurgulamak istiyorum.

Eğer, şimdi
olduğu gibi liderler il il dolaşmak yerine, TV’lerin karşısına geçip yeni
anayasa taslağı içerisinde yer alan maddeleri anlatmış olsalardı, çok daha
yerinde bir yol izlenmiş olurdu.

Dolayısıyla
liderler kaşıkçı kavgası etmek yerine ilgili maddeler üzerinde açıklama yapar.

Meseleyi idrak
eden vatandaş ta bilinçli olarak evet veya hayır derdi.

Şimdi
ise olay öylesine siyasi hale getirildi ki, yeni anayasa partilerin gerisinde
kaldı.

AKP kanadı ne
denli itiraz etse de bu bir yerde hükümet adına güvenoyu anlamı taşımaktadır.

Referandum
sonrası çıkacak “evet” oylarının fazla olması, yeni anayasa taslağının kabulü
olduğu kadar hükümete duyulan güveni gösterecektir.

Tabi,
referandumda sandıktan çıkan sonuç, AKP kadar muhalif partiler CHP ve MHP
içinde önemli.

Nedeni
malûm.

***

Türkiye
genelinde manzara bu halde iken acaba Muğla’da durum ne?

En
azından yerel bazda, siyasiler referandumla ilgili neler söylüyordu.

Bu
nedenle 22.Dönem Muğla AKP Milletvekili
Seyfi Terzibaşıoğlu’nun görüşlerini almak istedim.

Hamle TV’de gerçekleştirdiğim “Günleri izlerken”
programında, ayrıntıya girmeden önce, anormal sıcaklık ve uzun yolculuğa
karşın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oruç tutabiliyor mu? dedim.

Evet.

Şartlar ne
olursa olsun, başbakan orucunu kaçırmaz.

Allah onun
gayretini verir.

Tabi
bu soruyu yöneltirken, seferi haller ve önemli mazeretlerde oruçtan muaf
olunacağıydı.

Zira
büyüklerimiz bu şekilde buyuruyordu.

Sayın Terzibaşıoğlu, bugün sadece referandum üzerine
görüşlerinizi almak istiyorum.

12 Eylül’de yapılacak halk oylaması için siz AKP
adına fiilen çalışacak mısınız?

Partinizin görüşleri doğrultusunda hareket edeceğinize
göre neden EVET.

Bakınız, bu
noktada çok önemli bir hususun altını çizmek istiyorum.

1921 ve1924
Anayasasını bir tarafa koyarsak, ki onlar şartların zorunlu kıldığı
anayasalardı.

1961 ve 1982
Anayasaları, dayatma sonrası hazırlanan anayasalardır.

Şimdi ise AKP
hükümetinin hazırladığı, demokratik Türkiye’nin önünü açacak bir sivil anayasa
var.

Eğer ülkemizin,
askeri vesayetin etkisiyle hazırlanan anayasadan kurtulup, daha demokratik bir
yapıya kavuşmasını istiyorsak, 12 Eylül tarihinde yapılacak referandumda evet
oyu kullanmalıyız.

Peki başlangıçta AKP olarak siyasi partiler ve diğer
kurum, kuruluşlarla diyalog içerisine girip, bir konsensüs sağladıktan sonra,
birlikte anayasa hazırlansa olmaz mıydı?

Biz hem CHP hem
de MHP’ye bu konuda teklif götürdük.

Ama onlar kabul
etmediler. Sadece çay içeceklerse buyursun gelsin dediler.

Terzibaşıoğlu’nun
açıklaması, muhalif partilerin açıklamasıyla örtüşmüyordu.

Muhalif
kesim, AKP samimi olsaydı, yeni anayasa taslağı hazırlanırken, başlangıçtan
itibaren görüşümüzü almak isterlerdi. Öyle yapmadılar. Her şeyi yazıp çizdikten
sonra usulen görüşelim dediler.

Peki siz, 12 Eylül’e kadar olan süreçte “Evet” adına
çalışma yapacak mısınız?

Elbette.

Türkiye geneli ve Muğla’dan nasıl bir sonuç
çıkacağını tahmin ediyorsunuz?

Muğla için bir
şey söylemek istemiyorum.

Aslında
biliyordu ya, söylemek istemedi.

Türkiye’de % 60
oranında Evet çıkar.

Emin misiniz?

Bundan en küçük
şüphem yok.

Bakınız, buradan
bir önemli ayrıntının altını tekrar çizmek istiyorum.

Ülkemizin sivil
bir anayasaya kavuşması, ilişkin olarak tam demokratik bir ülke yolunda emin
adımlarla ilerlemesi için 12 Eylül’de yapılacak referandumda halkımızın, her
türlü ideolojisini bir tarafa bırakıp, geleceğimiz için “Evet” demeli.

Tamam da Terzibaşıoğlu, sizinle hazırlanan yeni
anayasa taslağı içerisinde yer alan maddeler üzerinde konuştuk.

Oysa halkımız bundan bihaber. Dolayısıyla neyin ne
olduğu bilmeden sandık başına gidecek.

Aslında, halk
hepimizden daha duyarlı.

Senin benim
dikkat etmediğim çoğu konudan haberdar.

Referandumda
neye oy vereceğinin bilincinde.

Terzibaşıoğlu
bu şekilde söylüyordu ama bunu tüm halkımıza mal etmek mümkün mü?

.

Keşke diyorum
keşke, halkın yıllardır beklentisi yeni sivil anayasa için, her kesimle
sağlanan konsensüs sonrası, halk daha bilinçli olarak sandık başına gitseydi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.