Kent ve Demokrasi İlişkisi « Hamle Gazetesi

Kent ve Demokrasi İlişkisi

Bu haber 03 Ocak 2016 - 23:37 'de eklendi ve 889 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Kent ve siyaset başlığı altında kentlerin değişme sürecine yer vermiştim. Gazetedeki köşemi literatür alıntılarıyla akademik makaleye dönüştürmek istemiyorum ama kent konusunda veya diğer konularda alanın uzmanlarından yararlanmadan da geçmek istemiyorum. İlimizin yakın veya uzak tarihini incelediğinizde kent evrimini yaşayan topraklarda olduğumuzla ilgili pek çok kanıt bulunmaktadır.

Örneğin ilimizdeki antik şehirlerin hepsinde anfi tiyatroya rastlarsınız. Hoş bugün de Prof. Dr. Şadan Gökovalı anfi tiyatromuz var. Bireyselliğe ve özgürlüğümüze düşkünlüğümüzle ilgili de örnekler bulmakta zorlanmayız. Halk kültürü ve folklorumuzla, diğer yörelerden ayrışırız. “Çatal kazık toprağa girmez” gibi atasözlerimiz de bireyselliğe vurgu yapmaktadır.
Bu görüşler ışığında ilimizin özellikle de merkez ilçemizin kent ve yönetim, siyasal katılma gibi alanlarda yaşadığı dönüşüm süreci dikkat çekmekte midir?
Fransız Marksist Henri Lefebvre, 1968 muhalefetinin yükseldiği dönemde, Kent Hakkı kavramını gündeme getirerek kapitalizmin kentlerine mahsus gündelik hayatın yabancılaştırıcı özelliklerine karşı çıkarak daha adil bir kent düzenini tanımlamıştı. Buna göre kent, yaşayanlarının hizmetinde olmak zorunda ve kentin doğal olarak sahip olduğu tüm imkânlar yine kentlilerce ortak olarak kullanılmalıdır. Yine kent bilimci David Harvey ise “kent hakkının” kendinde bir amaç olmaktan ziyade kapitalist üretim tarzını bütüncül olarak alaşağı etmenin uygun bir çıkış noktası olabileceğini savunarak, kentlerin örgütlenmesini önermektedir.
Şehir planlamacılığına karşı çıkan Marksist yaklaşım ise neo-kapitalizm doğrultusunda işbölümünü kolaylaştırıcı şekilde kenti dizayn etmek yerine kentin kendi tabii ihtiyaçları nezdinde yine kendi kendisine genişlemesi durumunda kent hakkına ulaşmayı daha mümkün görmektedir.
Merkez yeni adıyla Menteşe ilçemiz planlama anlayışıyla mı gelişmektedir yoksa kent hakkını gerçekleştirmek üzere kendi doğası gereği mi gelişmektedir. Kentimizin üniversite dışında gelişme ve değişmeyi zorlayan bir kent dinamiği olmamasına rağmen gelişimi nasıl okunmalıdır? Kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın sık sık dile getirdiği Cambridge gibi üniversite kenti olma yolunda ilerliyor muyuz?
Bu konular tartışmalı konulardır veya tartışılmalıdır. Bu tartışmalar kapalı kapılar ardında değil halkın katılımının sağlandığı meşru zeminlerde yapılmalıdır. Kentler örgütlü, kurumsal ilişkilerin yaşandığı mekânlar olarak başta siyasi partiler olmak üzere sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kentsel katılım sağlanmalıdır. Bu yönde kent konseylerinin önemli işlevler üstlenmesi beklenirdi ama birkaç etkinlik düzenleyen kuruluş olmanın ötesine geçemedikleri gözlenmektedir. Planlamanın olmadığı, kentin doğasına uygun olmayan değişim sürecine girildiğinde halkın itirazlarını ortaya koyacağı mekânlar ortaya çıkar mı? Yoksa düzensizlik, keşmekeş yeni bir kent kültürü haline gelebilir mi? Plansızlığa sürüklenen bir kentin sakinleri kent hakkından olması gerektiği gibi yararlanamaz.
Kamusal alanların en önemli mekânı olan kentler, demokrasinin ve siyasi taleplerin en açık ve doğrudan biçimde tezahür ettiği yerlerdir. Demokrasinin küreselleşme, mekân olgusu ve kadın konusu gibi temel yansımalarını kentsel mekânlar oluşturur. Kent meydanları siyasi taleplerin dile getirildiği yerler olmalıdır. Özellikle Menteşe ilçemizin 90’lı yıllardan sonraki değişim veya genişlemesi bu açılardan tartışılmaya muhtaçtır. Tabii Menteşe ilçemizin kent olup olmadığı da bazı ortamlarda tartışılmaktadır. Nüfus ve mekân olarak büyüyen ilçemizin büyükçe bir kasaba olduğu önceki yıllarında kentsel ve siyasal katılım oranı daha yüksek miydi?
Sonuç olarak antik çağdan günümüze demokrasi ve kent kültürüne yabancı olmayan ilimiz son dönemlerde hangi dinamiklerin etkisiyle değişim ve gelişim yaşamaktadır. Bu değişim süreci kent hakkı doğrultusunda mı gerçekleşmektedir. Doğrusu bu türden konuların tartışılmasının tüm halkımızın çıkarına olduğuna inanıyorum. Kentsel ve siyasal katılım mekanlarına ve tartışma platformlarına imkan sağlanmalı, karar alma süreçlerine halkımız dahil edilmelidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.