KENDİNİ SEYREDEBİLİR MİSİN? « Hamle Gazetesi

KENDİNİ SEYREDEBİLİR MİSİN?

Bu haber 28 Ağustos 2012 - 0:00 'de eklendi ve 705 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Ben seyrederim.
Neyi, nasıl söylemişim diye merak ederim.
Bunu yapmalıyız. Bunu yapmamanın yolu da var tabi… Midemize rahatsızlık vermemek için lokmaları iyice çiğnediğimiz gibi. Nedense sözcükleri de lokmalar gibi çiğnemiyoruz. Oysa çiğneyince daha az zarar veriyoruz, daha az zarar görüyoruz.
Hatta iyi çiğneyene hiç zarar yok!
 
xx     xx     xx
Seçimlerden beri seçimler bitmemiş gibi Muğla’nın bir ucu benim, öteki ucu senin diyen iki milletvekilimiz var. Muğla’nın altını üstüne getiriyorlar. Her an bir yerden bir etkinlik, bir açıklama ile çıkıveriyorlar; CHP Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir ve AK Parti Milletvekili Ali Boğa… İkisi de Fethiyeli… Rektörümüz Prof. Dr. Mansur Harmandar da öyle… Belediye Meclis Üyemiz Ziya Ercan’da…
Yörük bunlar. Ayakları kıvrak. Sözleri kıvrak…
Düşünsenize aynı gün hepsi bir başka yerde bir açıklama yapmış… Ama aynı gün…
İnsan kendini bir an yaylalarda, köylerde sanır…
 
xx     xx     xx
Sevgili milletvekillerimizin “lokma çiğneme” alışkanlıkları var mı bilmiyorum, ama “sözcüğü” ağızlarından çıkmadan çiğnediklerini pek sanmıyorum. Ağızlarında evirip çevirmeden, çiğnemeden söyleyiverdikleri sözleri için “gaf” diyorlar. “Maksadını aşan söz” diyorlar. “Öyle demek istememiştir, dil sürçmesi” diyenler çıkıyor…
CHP Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir dostumdur. Kendisinin dili en son Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin gecesinde sürçmüş, “Muğla Gazeteciler Platformu AKP’nin teşviki ile kurulmuştur” deyivermişti. Basın Yayın Enformasyon Şube Müdürü Cavit Okur’u platformumuzun başkanı yapıvermişti!
O “talihsiz açıklama”nın ardından yaptığımız eleştirilerden sonra dostluğumuz hala devam ediyor mu bilmiyorum. Benim açımdan her şeye rağmen sürüyor.
 
xx     xx     xx
AK Parti Milletvekili Ali Boğa için “dostumdur” dersem, riya olur. Ama Müsteşarlık ve Genel Müdürlük görevleri sırasında “Muğla için” hep yakın olduk. Taki son gafına kadar… Bundan sonra uzak mı oluruz? Benim açımdan olmaz…
Sayın Boğa’nın Muğla İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’nin pilav gününde yaptığı konuşmanın ardından AK Parti’den “Sayın Milletvekilinin sözleri kişisel düşünceleridir. Partimizi ve hükümetimizi bağlamaz” türünden bir açıklama beklemiştim. Açıklama Sayın Boğa’dan geldi.
Pilav günü etkinliğinde yaptığı konuşmadaki ifadelerinin temel amacının, imam hatip lisesi kayıtlarının arttırılması olduğunu savunan Boğa, “Tek tip bir eğitim anlayışını savunmak mensubu olduğum AK Parti’nin hak ve özgürlükler anlayışı ve eğitim vizyonu ile kesinlikle bağdaşmamaktadır.” demiş.
Sayın Boğa doğru söylüyor. Aksi taktirda torununu Fransa’da okutamazdı?
Peki, pilav gününde yapılan konuşma bu AK Parti ile bağdaşıyor mu?
 
xx     xx     xx
Pilav günündeki ifadelerinin temel amacının, imam hatip lisesi kayıtlarının artırılmasının yanı sıra, 4+4+4 eğitim yasası çerçevesinde diğer okullara da getirilen Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin hayatının öğretileceği seçmeli derslerin teşvik edilmesinden ibaret olduğunu belirten Milletvekili Boğa, yazılı açıklamasında şu ifadelere yer vermiş:
“Bir kısım medyada iddia edildiği gibi sadece imam hatip liselerine dayalı tek tip bir eğitim anlayışını savunmam söz konusu değildir. Tek tip bir eğitim anlayışını savunmak kişisel dünya görüşüm, bürokratik geçmişim, Türkiye’nin eğitim ihtiyaçları, mensubu olduğum Ak Parti’nin hak ve özgürlükler anlayışı ve eğitim vizyonu ile kesinlikle bağdaşmamaktadır. Bununla birlikte, imam hatip liselerine kayıt sayısının artırılmasının ve diğer okullarda söz konusu seçmeli derslerin teşvikinin tarihini bilen, milletini seven, inancıyla barışık, küresel yenilik ve gelişmelere açık bir nesil yetiştirilmesine yardımcı olarak Türkiye’nin geleceğine yarar sağlayacağı görüşümü muhafaza ettiğimi yineliyorum. Takdiri yüce milletimizin aziz vicdanına havale ediyorum.”
Sayın Boğa’nın açıklamasını haber yapan ilk ve tek gazeteci benim. Bazılarının sandığı veya anlamak istediği gibi haber bana servis edilmedi, bende kimseye servis etmedim. Ve ne haberimde, ne köşemde Sayın Boğa için “İmam hatip liselerine dayalı tek tip bir eğitim anlayışını savunuyor” iddiasında da bulunmadım. Böyle bir iddiada olan mı varmış?!!
 
xx     xx     xx
Şaşırdım… Sayın Boğa farklı bir anlayış içinde olamaz mı? Her partide farklı anlayış içinde insanlar olabilir… Bu doğaldır. Anlayışı yanlış olur, doğru olar arkasında durana saygı duymak gerekir… Demokratik bir ülkede yaşıyorsak, insanların farklı düşünmelerinden ve düşüncelerini ifade etme özgürlüğüne sahip olmalarından daha doğal ne olabilir ki?
Ama Sayın Boğa’nın yazılı açıklaması beni tatmin etmedi. Bu yazılı açıklaması ile açıklamasına neden olan İHL Pilav Günü konuşmasını yan yana koydum tatmin olmadım. “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” demekten kendimi alamadım…
Sayın Boğa kendinizi seyredebiliyor musunuz? Pilav günü konuşmalarının hepsi o gün orada çekim yapan gazetecilerin hepsinde var. İsterseniz ben de veririm. Seyretmek lazım.
İnsan beşerdir, şaşar… O gün öyle düşünmüş, bu gün farklı düşüyor olabilir.
Neden olmasın?
 
xx     xx     xx
Ben yazılarımı birkaç kere okumadan ve hatta mesai arkadaşlarıma okutmadan yayına vermem.
Söz kurşun gibidir de… Yaralar, öldürür de…
Sözü ağzımızdan çıkarmadan önce lokma gibi iyice çiğnemeliyiz. En önemlisi gaza gelmemeliyiz. Özellikle gazeteciler ve siyasiler gaza gelmemeliler…
Ve ötekileştirmemeliyiz…

(28.08.2012) 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.