KENDİMİZİ SANAL DÜNYAYA KAPTIRDIK

Bu haber 20 Mart 2010 - 0:00 'de eklendi ve 643 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünyanın geldiği noktada bir realite var ki, yadsımak mümkün değil.
İster şartlara bağlansın, isterse insanoğlunun içindeki dürtülerin dumura uğradığı.
Ne yazık ki biz biz olmaktan çıkmak üzereyiz.
Kısaca, geçmişten günümüze sahip olunan nice özellik ve güzellikler, bir bir yok oluyor.
Oysa asıl olan, bugünü yaşamak kadar dünü unutmamaktır.
Zamanla bizleri mutlu kılan her alandaki oluşumları göz ardı etmemektir.
Ancak bu şekilde hareket edildiği sürece, hayattan daha bir zevk alınır.
Yaşamın bir anlamı olur.
Yoksa, günü kotarmak adına dünü yok saymak, zamanla bugününün de yaşanmayacağını gösterir.
Onun için bir kez daha altını çizmek gerekirse, bizi biz yapan değerleri koruyup, kollayarak, geleceğe uzanmasını sağlamak, geleceği de kurtarmaktır.
Değilse, kendimizi kaptırdığımız sanal dünya çarkının dişlileri arasında daha bir ezilip gideriz.
***
İşte, sadece bir yönüyle değil her alandaki benzer gelişimlerin daha da sanal dünya içerisinde yok olmaması için çaba gösteren bir gönüllü kuruluş “ Metin Bilim Enstitüsü Derneği” temsilcileri, geçtiğimiz Salı Akşamı Hamle TV’de program konuğum idi.
Muğla Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Doç.Dr.Cüneyt Issı ve Yrd.Doç.Dr. Ümral Deveci’nin konuk olduğu oturumda sordum.
Bu fikir ne zaman ve kimden çıktı?
Aslında yeni değil.
Yaklaşık 3 senedir kendi aramızda konuşuyorduk.
Neticede ortaya çıkan fikri herkesle paylaşmak istediğimiz için “Metin Bilim Enstitüsü Derneği” adı altında faaliyetlerimizi sürdürmeye karar verdik.
Metin Bilim Enstitüsü Derneğinin amacı ne?
Kısaca siz ne yapmak istiyorsunuz?
Bugün, dünya öyle bir noktaya geldi ki her şey sanal.
Oysa yeryüzünde konuşlanan her obje, bir metin olduğu gibi onun bir geçmişi var.
Dolayısıyla asıl olan, her metni tüm ayrıntılarıyla okuyabilmek ve algılamaktır.
Değilse her şey yüzeysel olarak kalır.
Her objeyi en ince ayrıntısına kadar değerlendirip, yani sebep sonuç ilişkilerini irdelemek varken, yüzeysel olarak bakar hale geldik.
Her şeyin bir metin olduğu göz ardı edildi.
Burada bir önemli ayrıntının daha altını çizmek istiyoruz.
Metin derken, belirli objeleri kapsadığı düşünülmesin.
Tekrar vurgulamak gerekirse dünyadaki her varlık bir metne dayanır. Dolayısıyla iyiden iyiye irdelenmesi gerekir.
Yani sadece gördüğümüzle yetinmemeliyiz.
Konuşmalarınızda bir önemli ayrıntı dikkatimi çekti.
Muğla’yı okumak diyorsunuz.
Siz Metin Bilim Enstitüsü Üyeleri olarak Muğla’yı okuyabildiniz mi?
Bu o denli basit ve de kısa sürede gerçekleştirilecek bir olay değil.
Buna karşın il genelinde konuşlanan her gelişme ve objeyi okumaya çalışıyoruz.
Aslında Muğla’yı okumak derken, olayı başka mecraya çekmek istedim.
Madem ki Muğla’yı okumaktan dem vuruluyor.
İl gerçeği gün yüzüne çıkarılıp, ilgili ve yetkililerin bilgisine sunmak mümkün müydü?
Muğla, sahip olduğu her türlü potansiyele karşın, hala sıkıntılar içerisinde olması, bu şekilde birilerin dikkatine sunulur muydu?
Böylelikle, hala çözüme kavuşamayan sorunlar, bilim adamlarının ortaya koyduğu doneler sayesinde, el atılır mıydı?
Ben bu şekilde sordum ama onlar açıkça olayın siyasi olduğu düşüncesiyle, bu nokta pekte bizi ilgilendirmiyor eğilimini içerisine girdiler.
Ama olsundu.
Metin Bilim Enstitüsü Derneği çatısı altında toplananların yapmak istedikleri de dikkatleri üzerinde toplayan bir çalışmaydı.
Hele, “bizim çalışmalarımız sadece akademik düzeydekilerle sınırlı değil.
Her kim olursa olsun çalışmalarımıza katılır, görüşlerini açıkça ifade edebilir” çağrısı, neyin ne olduğunun bilinmesi noktasında önemliydi.
Neticede, bir grup akademisyenin önderliğinde faaliyete geçen Metin Bilim Enstitüsünün yapmak istediği, evrende konuşlanan her objenin, bugüne değin bilinmeyen yönleriyle ortaya çıkarılması açısından yadsınacak bir çalışma değil.
En bariz göstergesi “Otantik Çocuk Oyunları ve Oyuncakları” başlığı adı altında herkese açık bir yarışmanın çağrısı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.