KENDİMİZİ ALDATMAYALIM

Bu haber 31 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 524 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir
gün öncesinde, “karar almak önemli, asıl
olan uygulamaya koymak” başlığını taşıyan yazımı kaleme almıştım.

Türkiye gibi
gelişmekte olan bir ülke için olmazsa olmaz kabul edilen eğitimimiz adına,
alınan kararlar yanında, uygulanabilir olması esastır dedim.

Aslında
aynı konuyu bir kez daha gündeme getirmem, şu sıra Milli Eğitim Müdürlüğü
organizesinde gerçekleştirilen bir birliktelik üzerineydi.

Zira,
Kasım/2010’da gerçekleştirilecek “Türkiye Eğitim Şurası” öncesinde, her ilde
olduğu gibi Muğla’da benzer bir çalıştay yapılmaktaydı.

Aynı
birliktelikte açılışı yapanlardan en dikkat çekici konuşmanın, hemşehrimiz
Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan’dan geldiğini
belirttim.

Tufan, bu tür
birlikteliklerin çok önemli olduğu, dolayısıyla alınan kararların uygulamaya
geçirildiğini söylüyordu.

İşte
asıl itirazım bunaydı.

Bu tür
birlikteliklerde, eğitimin istenen düzeyde olması, çağdaş bir yapıya kavuşması
adına alınan kararların eksiksiz uygulandığını söylemek mümkün değildi.

Bir
eğitimci, dolayısıyla geçmiş yıllarda il düzeyi ve Türkiye genelinde
gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Şurasına katılan birisi olarak gözlemlerim
vardı.

Bu
da alınan kararların eksiksiz uygulanmadığıydı.

Her ne kadar,
Talim Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, 17. Türkiye Eğitim şurasında alınan
kararların uygulandığı söylüyordu ama, ya öncekiler?

Bu
ülkede, Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlenen bir çoğu, sırf kendini
ispatlamak adına alınan kararları bir kenara itip, ipe sapa gelmez uygulamalara
yöneldi.

Bir
sonra ki bakan da farklı girişimde bulunmadı.

O
da kendine göre, hiçbir geçerliliği olmayan bir yol çizdi, dedim.

Kısaca,
asla olmaması gerektiği halde, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülke için
olmazsa olmaz noktasındaki eğitimimize siyaset karışmıştı.

***

Şimdi…

Geçmişten
günümüze gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Şuralarında alınan karardan bir
kaçının, uygulanıp uygulanmadığına bakalım.

Söz
konusu kararların başında “öğretmenin
yetiştirilmesi” var.

Teslim ettiğimiz
çocuklarımız, ki bunlar gelecekte ülke yönetiminde görev üstleneceklerine göre,
acaba yeterli pedagojik formasyon almış, dolayısıyla çocuk psikolojisinden
anlayan öğretmenlere teslim ediyor muyuz?

Yani
“öğretmenin yetiştirilmesi” kararının uygulanmasına Motamot riayet ediyor
muyuz?

Yoksa,
zaten bin bir zorlukta kura sonucu ataması yapılan eğitimciye ne halin varsa
gör mü? diyoruz.

Her
halde, hiçbir milli eğitim yetkilisi, biz öğretmenlerimize yeterli Pedagojik
formasyon kazandıktan sonra görev veriyoruz diyemez.

Ya istihdam?

Bugün,
mezun olduktan sonra atama bekleyen kaç öğretmen adayı olduğunu biliyor muyuz?

Üstelik
ülke genelinde öğretmen bekleyen onca okul olduğu halde!

Ya okulların
donanımı?

Türkiye
genelinde çağdaş bir eğitim kurumunda olması gereken donanım, her okulumuzda
mevcut mu?

Ülkemizin
batısı ile doğusu, kuzeyi ile güneyinde konuşlanan okullarımız arasında, bu
bağlamda bir fark var mı?

Her
halde olmadığı söylenemez.

Ve de aldığı
ücret?

Acaba
bir eğitimci, gönül rahatlığı içerisinde ders verebiliyor mu?

Yoksa,
karşılaştığı bir sürü sorun nedeniyle istenilen performansı göstermekten uzak
mı?

Daha
saymakla bitmeyecek kadar çözüm bekleyen sorunlar, sorunlar.

Onun
için Türkiye Eğitim şuralarında, tavsiye niteliğinde de olsa alınan kararlar
elbette önemli.

Ama
onun kadar önemli olan, kararların uygulanması.

Yoksa,
her şurada alınan kararların hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.

İşte
sayın Erdan.

Sizde
en az benim kadar bilirsiniz ki, ülkemizdeki eğitim ve öğretimin hal-i
pürmelali bu.

Ümit
ederim ki, sizi yakından tanıyan, eğitimimize bakış açısı noktasında şüphe
duymadığımım birisi olarak, su yüzüne çıkan ve acil çözüm bekleyen sorunların
aşılmasında, paye sahibi olanlardan biri olursunuz.

“MsoNoSpacing” style=”text-align: justify;”>Değilse, kendimizi aldatmaktan başka bir
şey yapmıyoruz demektir.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.